BOKSTA YENİLİKLER

BOKSTA YENİLİKLER

BOKSTA YENİLİKLER
Ahmet CÖMERT
Boksta Yenilikler |J|
E.C. member ofEJUBAand AIBA
(Avrupa ve Dâ^p&iiMts Birlikleri
Yönetim Kurulları ve Hakem
Komisyonları Üyesi) ve
Türkiye Boks Federasyonu Başkanı
Boks Olimpiyat oyunlarında, kişisel
mücadele sporu olarak atletizmden sonra
ilk akla gelenler arasındadır. Sporseverlerce
boks, bir dövüşmek taarruz
ve savunma veya karşılıklı mücadele
sporu olarak bilinir ve tanımlanır.
Bizce amatör boksun anlayış ve tarihi
daha değişiktir. Boks dövüşme, değil,
kaidelere bağlı olarak dövüşebilmek
sanatıdır. Boks, kişisel mücadele değil
SPOR
Yakın mesafede boks
insan savunmasının aklın ışığı altında
estetik olarak sergileme tekniğidir.
Boks birçok sporseverin sandığı kadar
tehlikeli ve yıpratıcı bir spor da değildir.
AIBA «Uluslararası Amatör Boks
Birliği» Sağlık Komisyonunca uzun süre
yapılan. araştırmalar ve istatistikler sonucunda
boksun tehlike bakımından sekizinci
sırada olduğu anlaşılmıştır.
Birçok spor yazarlarının, profesyonel
bokstaki ölüm olaylarını genel olarak
boks sporu içinde düşündüklerinden
amatör boks, kamuoyunda tehlikeli ve
vahşi bir spor olarak tâhinır.
Gerçekte, profesyonel ve amatör boksu
birbirine katıştırmamak gerekir.
Son otuz yıl içinde dünya amatör
boksundaki ölüm olayları, iki elin parmakları
ile sayılacak kadar azdır.
v
Buna rağmen Uluslararası Amatör
Boks Birliği, boks sporundaki hayati
tehlike ve tahribatı azaltmak veya tamamen
ortadan kaldırmak için devamlı
olarak kaideleri boksörlerin sağlıklarını
koruma açısından yenilemektedir.
Aynı zamanda boks tekniğini geliştirmek
amacından kaynaklanan bu değişiklikler
boksa yeni sistemler getirmekte
ve yeni bir taktik oluşturmaktadır. Bu
sebepten ötürü 1968 Meksiko'dan bu ya-

na boks eskiye göre kendini yenilemiş,
süratlenmiş, yüksek fiziki kondüsyona
ihtiyaç gösteren bir sistem geliştirmiştir.
Bunları şöylece sıralayabiliriz:
Boks çabuklaşmıştır:
1968 Meksika oyunlarında üç raund
sonunda her iki boksörün vurduğu yumruk
sayısı ortalama olarak 145-160 iken
bu sayı Münih’te 190-215’e, Montreal'de
240-260’a yükselmiştir.
Süratlenen boksta direk vuruşlar
azalmış, bunun yerine kısa ve çengel
vuruşlar artmıştır.
Eskinin uzun mesafe dövüşü yerini
yakın dövüşe (Infighting) terketmiştir.
Hücumlar rakibin direkt olarak üstüne
değil, ayak oyunları (side-steps) ile yanlarına
kaçmak sureti ile yapılmaya başlanmıştır

Befleksler artmış, fiziki kondüsyon
yükselmiştir.
Yakın dövüş gereği çabuklaşan boks,
boksörlerde refleksleri geliştirmiş ve daha
yüksek fiziki kondüsyona ihtiyaç göstermiştir.
Bunun en canlı Örneğini Montreal
Oyunlarında 81 kg.'da Spinks (USA)
Kilimanof (USSR) arasında yapılan müsabakada
gördük.
Bu maçın 7. dakika, 43^ saniyesi «Infighting
» yakın dövüş olmuş ve maç süresince

boksörler karşılıklı olarak 300’
den fazla yumruk atmışlar fakat atılan
bu yumrukların bir çoğu paratlar ve iskivlerle
boşa alınmıştır.
1972 Münih Olimpiyatlarında 7. Altın
Madalya alan Avrupa 1976’da ancak 2
tane kazanabilmiş, 8 madalyayı Yeni
Dünyaya bırakmıştır. (USA 5, Küba 3).
Montreal’de PDRK (Kuzey Kore) bir altın
madalya kazanarak 1964 Tokyo Olimpiyatlarından
bu yana altın madalya
şansını yitiren Asya kıtasının da bokstaki
iddiasını ortaya koymuştur. Gerçekten
1979 salında ilk defa New York’
ta yapılan Dünya Kupası boks birinciliklerinde
Asya kıtasını temsil eden Kore
(Güney Kore) kuvvetli bir ekip olarak
görünmüştür.
Montreal'in 5 altın madalyalı takımı
«USA» uzun süreden beri takımını pek
gençleştiremeyen Küba, Avrupa’nın en
kuvvetli ekibi «USSR»ya boksa, gerek
teknik ve gerek taktik bakımından bir
çok yenilikler getirmektedir.

Befleksler artmış, fiziki kondüsyon

yükselmiştir.

Yakın dövüş gereği çabuklaşan boks,

boksörlerde refleksleri geliştirmiş ve daha

yüksek fiziki kondüsyona ihtiyaç göstermiştir.

Bunun en canlı Örneğini Montreal

Oyunlarında 81 kg.'da Spinks (USA)

Kilimanof (USSR) arasında yapılan müsabakada

gördük.

Bu maçın 7. dakika, 43^ saniyesi «Infighting

» yakın dövüş olmuş ve maç süresince boksörler karşılıklı olarak 300’

den fazla yumruk atmışlar fakat atılan

bu yumrukların bir çoğu paratlar ve iskivlerle

boşa alınmıştır.

1972 Münih Olimpiyatlarında 7. Altın

Madalya alan Avrupa 1976’da ancak 2

tane kazanabilmiş, 8 madalyayı Yeni

Dünyaya bırakmıştır. (USA 5, Küba 3).

Montreal’de PDRK (Kuzey Kore) bir altın

madalya kazanarak 1964 Tokyo Olimpiyatlarından

bu yana altın madalya

şansını yitiren Asya kıtasının da bokstaki

iddiasını ortaya koymuştur. Gerçekten

1979 salında ilk defa New York’

ta yapılan Dünya Kupası boks birinciliklerinde

Asya kıtasını temsil eden Kore

(Güney Kore) kuvvetli bir ekip olarak

görünmüştür.

Montreal'in 5 altın madalyalı takımı

«USA» uzun süreden beri takımını pek

gençleştiremeyen Küba, Avrupa’nın en

kuvvetli ekibi «USSR»ya boksa, gerek

teknik ve gerek taktik bakımından bir

çok yenilikler getirmektedir.