Futbolda Oyun Sistemleri

Futbol bir ekip oyunudur. Bu bakımdan oyunda güçlerin tertibi çok önemlidir. Bu tertibe oyun sistemi denir. Futbolun ortaya çıkarılışından bu yanaçeşitli devreler geçirmiş olan futbolda başarıh olabilmek için uygulamada değişik metod ve sistemlere başvurulmuştur. Bu sistemlerin amacı gerek hücum ve gerekse savunmada gol atılmasıdır. Günümüzde de bu gibi gelişmelerin sonu gelmiş sayılmaz. Bu sistem şekillerinin kullanılmasındaki hassasiyet genel olarak oyunda görev almış her oyuncunun kabiliyetine bağlıdır.

METODLARI TANIYALIM: KLASİK METOD:
Kuşkusuz futbolun ilk oynandığı zamanlar metod ve sistem diye bir kuram yoktu. Oyuncular o günler sahada top koşturmakta bir sistem uygulamıyorlardı. Fazla koşmak, yorgunluk ve sonuca gitmede başarısızlık ilk kez Iskoçyalıla- rın ortaya bir sistem koymalarına yol açtı. Sahada on bir oyuncuyu, bir kaleci, iki bek üç haf, beş forvet oyuncusu olarak ayırarak ve görevlendirerek klasik metodu uyguladılar. Bu metoda göre onbir oyuncu sahada şöyle sıralanıyordu.

Klasik metod’da, karşı takımın 7 ve 11 nolu oyuncuları iki bek, yine karşı takımın 8, 9, 10 nolu oyuncuları ise üçhaf oyuncusu tarafından marke ediliyordu.

SÜRGÜ SİSTEMİ:

Almanların «Riegel> İsviçrelilerin ise <Verrou» adını verdikleri sürgü sistemini AvusturyalI Kari Rappan 1938’de ortaya çıkardı. Sürgü sisteminde oyuncular sahada aşağıdaki gibi yer aldılarVolan bek, sürgücü adı verilen bu oyuncu en geride görevlenirken 3 kişilik defans hattında 3 nolu oyuncu sant- raf rolünü uynamağa başladı. 5 numaralı oyuncu da orta alanın en önemli görevlerini yüklendi. İki yan haf (4 ve 6) açıkları kontrol ile görevlendirildi. Orta haf bu sistemde hem defansa, hem de forvete yardımcı oldu

DİYAGONAL SİSTEM:

AvusturyalIlar ve Brezilyalılar tarafından uzun yıllar başarı İle uygulanan bu sistemde futbolcular sahayı kaplayan daimi bir hareket halinde hayali diyagoneller çizdiler. Oyuncuların görev alışlarında örneğin bekler kalelerine paralel olarak değil de bu dıyagonelin yan kenarlarını oluşturacak şekilde görevli oldular. Açıklarla, santrafor ise öteki kenarın üç köşesini oluşturdular, 1950 yılından itibaren bu sistem terkedildi. İngiltere’de ünlü takımlardan biri olan Arsenal’in dünyaca ünlü menejeri Herbert Chapman tarafından ortaya çıkarılan WM sistemi, uzun yıllar tüm dünya futbol takımları tarafından uygulandı. 

WM SİSTEMİ :

 WM sisteminde on bir oyuncu sahada şekildeki düzenle yer alırlar. Bu sistemde dış ve orta savunma oyuncuları öne doğru itilmişler ve yarı savunucular ise biraz geriye alınmışlardır. Bunda amaç atakta ve savunmada arka kısımda bulunan kendi oyuncularım desteklemektir.

MEZZO SİSTEMİ:
Metod ile WM’in karışımı olan mezzo sistemi uzun yıllar orta Avrupa futbolunda yer alan bu sistemde, defans daha çok ortada bir hat üzerinde toplanıyor. Forvette ise, hızlı, topa iyi vurabilen elemanlara yer veriliyordu. Bu sistem çok geçmeden terkedildi.
BETON SİSTEM :
VVM nin değişik uygulanan bir sistemi olan beton sisteminde; forvetten bir oyuncunun bütün defansın gerisinde serbest olarak görevlendirilmesi rol oynuyordu.
Bu oyuncuya betoncu adı verildiğinden sistemde bu adı alıyordu. Bu sistemde karşı takım kuvvetli olduğu takdirde bir defans oyunu olarak uygulanır.
CATENACCİO SİSTEMİ:
Bu sürgü sisteminin değişik bir şeklidir. Bu sistemde bütün rakip forvet oyuncularının başına bir müdafi verilmiştir. Ayrıca bir forvet oyuncusu da geride oynar. îtalyanm Milan takımının en iyi uyguladığı bu sistem zamanla terkedildi.
GÜNÜMÜZDEKİ SİSTEMLER:
WM sisteminin değiğik uygulamaları başka tür sistemlerin ortaya çıkmasına neden oldu, örneğin İsviçre kuşağı 4-2-4 sistemi ortaya attı. Bu sistem Brezilya milli takımı tarafından 1958 yılında İsveç’te başarı ile uygulandı. 4-2-4 sisteminde onbir oyuncu sahada şöyle diziliyordu.
4-3-3 SİSTEMİ:
Daha çok defansa dayanan bir oyun
şekli olan 4-3-3 sisteminde, serbest oyuncu olarak adlandırılan libero bulunur. Bu oyuncu savunmada görevini yapmakla beraber, karşı tarafın ani ataklarını önlemesinde kullanılır. Bu oyuncu durum elverdiği takdirde ataklarda da bulunabilir. 4-3-3 sisteminde onbir oyuncunun sahadaki dizilişi şöyledir.
1 2 4 5 3 8 (5 10 7 9 11
Daha çok defansa dayalı bu sistemde gol azlığı kaçınılmazdır, özetliyecek olursak bütün sistemler karşı ekibin sistemlerine göre, duruma göre uygulanır, örneğin İtalya 1970 yılında Meksika’da 4-4-2 sistemi uygulayarak Vize Dünya birincisi olmuştur.
PASLAR:
Pas futbolun temel tekniğidir. Topu koruyan oyuncu ile topsuz bekliyen arkadaşı arasında bir köprüdür. PAS ÇEŞİTLERİ:
AŞIRTMA PAS:
Kısa mesafeden havadan pas vermek için kullanılır. Ayak üstü ile topun altına vurulur.
ÇAPRAZ PAS:
Yön değiştirmek için ve karşı ataklarda kullanılan pas şeklidir,
DERİN PAS:
Karşı takımdaki oyuncuları oyundan düşüren ve gol atma amacına en uygun pas şeklidir.
GERİ PAS:
Tempoyu ağırlaştırmak ve de karşı takım baskısından kurtulmak İçin kullanılır.
KISA PAS:
10 - 15 metre arası verilen paslardır. Kısa pasların sert olması lazımdır. Verilecek pasın yönünü son uygulanacak ana kadar belli etmemelidir.
UZUN PAS:
20 - 25 metre arası ve daha uzun mesafelere atılan paslardır. Ayağın iç üstü, dış üstü ve üstü ile verilir. Genellikle karşı atak ve yön değiştirmede kullanılır. Uzun paslar için diz kırılır.
YAN PAS:
Genellikle oyunu durdurmak, tempoyu ağırlaştırmak için kullanılır.
TOPUK PASI:
Topa topukla vurarak yandaki, gerideki arkadaşa topu vermek için uygulanır.
FALSOLU PAS:
Pas vermede ayakların iç kısmım kullanarak falsolu atmak mümkündür.
TOPA VURUŞLAR :
— Topun havadan gitmesi için altına vurulur. — Topun yerden gitmesi için ortasına vurulur. — Topun falsolu gitmesi için yanına vurulur. — Topun düz gitmesi için ortasına vurulur.
TÇ VURUŞ :
Vuruş topun altına yapılır. Vücut hafifçe geriye çekilmiştir. Vücut ağırlığı destek ayaktadır. — Bilek sıkıdır, — Topa yandan girişilir.
ÜST VURUŞ:
Topa vuran ayak, vuruştan sonra topu izler. Bilek sıkı ve öne eğik olmalı . Destek ayak topa yakın olacak - Vuruş anında vücut topun üzerine eğilmeli - Top itilmemeli, vurulmalıdır.
KAFA VURUŞU:
Topu kale önünden uzaklaştırmada, top kontrolunda ve pas vermede kafa vuruşu uygulanırken: — Boyun sıkı olmalı. — Topa alnın ortası ya da yanı ile vurmalı, — Vuruş yüzeyi hedefi göstermeli, — Belden ve boyundan güç olarak topa vurmalıdır. — Yerde kafa vurulduğunda vücut dengeli olacak. — Sıçrayarak kafa vurulduğunda ise sıçrama zamanını iyi ayarlamak ve topa en yüksek noktada iken vurmak lâzımdır. Kafa ile topa üstünden vurarak aşağı indirmekle kalede netice alınır.