Sirri'nin Kaldirmak Istedigi Karabekir Pasa Kimdir?

Sirri'nin Kaldirmak Istedigi Karabekir Pasa Kimdir?

Sirri'nin Kaldirmak Istedigi Karabekir Pasa Kimdir?

Simdiye kadar Karabekir’in resmi tarihe meydan okuyan kitaplarina “Canim, iste kiskançligindandir” diye burun kiviran zevatin Sakik’in kuru siki “tehdidi”karsisinda birdenbire onu sahiplenmis gibi davranmalari dogrusu hiç de saygiyi hak etmiyor. Agri’nin yeni Belediye Reisi “Atatürk’ün silah arkadasi”nin ismini sehirden silmek istiyormus da, buna kesinlikle izin verilmeyecek, gerekirse eylem bile yapilacakmis da… Bunlari yazanlar da Ulusalci taife ve benzeri gazeteler. Sanki Karabekir’in kendisiyle yan yana çekilmis fotografindan onun suretini çikarttiran Atatürk ve “silahsiz arkadaslari” degilmis gibi. Sanki evini bastirip dosyalarina el koyduran ve parasini kendi cebinden ödeyerek bastirdigi kitabini yaktiran “silah arkadasi” Atatürk degilmis gibi. Sanki Seyh Said olayini bahane ederek Karabekir’in baskani oldugu muhalefet partisini kapattiran ve kendisine suikast düzenlemek ithamiyla idamla yargilatan ‘Ebedî’ ve ‘Millî’ Sefler degilmis gibi. Öte yandan Karabekir’in Sarka ve Sark insanina yaptigi insanî muamele ve hizmetler görmezden geleni çarpacak kadar çoktur ve söyleyene de bir seref kazandirmaz. Agri’da kaldirilmasi konusulan Kâzim Karabekir’i kucagina aldigi ve basini oksadigi iki çocukla birlikte gösteren heykel. Sehirde bir heykeli var gördügüm kadariyla, o da gayet masumane bir jestle sokaklara düsen yetimlerin ellerinden tutup kucaklayisini temsil ediyor. (Ermeni çocuklarini da zannedildigi gibi Türklestirmemis, Trabzon’daki Ermeni Yetimhanesi’ne göndermistir.) Bu heykelde ne kötülük gördünüz de yiktiracaksiniz, anlamiyorum. Sarikamis’tan Igdir ve Agri’ya kadarki bölgede Türk veya Kürt olduguna bakmaksizin çocuklari sokaktan kurtaran, onlara okullar (hatta anaokullari) ve kurslar açtirip hayata kazandiran bir komutana takilacaginiza, üzerlerine bomba yagdiranlarin pesine düsseniz ya! Zaten resmi tarihin magduru olmus bir kahramana siz de vurmaya kalkarsaniz gaddarlar safina iltihak etmis olursunuz, tarih de sizi böyle hatirlar. Kaldi ki Karabekir Pasa, 1917’den 1922’ye kadar (Istanbul’da geçirdigi 6 ay hariç) bölge insanina nice fedakârane hizmetler vermistir. Günlükler’inden birkaç satiri okuyalim: “30 Mayis: Lice parki yaninda bir Rüsdiye Mektebi yapmaya karar verdim. Bir de cami-i serif. 3 Ocak 1918: Silvan’in tarihî bir kaynagini bularak oraya gayet güzel bir çesme yaptirtiyorum. Suyu pek latif olan bu çesmeye benden sonra karargâhim Kâzim Karabekir Çesmesi adini koymuslar. Mintikamda daima köprü, yol ve çesmelere her yerde ehemmiyet veriyorum.” Igdir’da yagmur duasi 1919 Mayis’inda Kagizman’dan Igdir’a gelir Karabekir Pasa. Igdirlilar karsilarken, “Pasa, yagmursuzluktan kiriliyoruz. Senin methini çok isitiyoruz, dindarsin, iyisin. Bize medet et” derler. Kuldan degil, Allah’tan imdat istemelerini söylese de dagilmazlar. Yagmur duasini israrla onun etmesini isterler. Neyse ki, yagmur duasini ögrenmistir Pasamiz. “Halkin samimi israrlari üzerine kalbimi tamamiyle Cenab-i Allah’a bagladim ve yalvariyorum, siz de bir kere âmin deyiniz ve gidiniz. Umarim ki, Allah yardimciniz olacaktir” diye bitirir duasini. Biraz dinlendikten sonra aksama çarsiya çiktiginda yagmurun hakikaten basladigina saskinlikla sahit olur. O heyecanla sunlari yazar defterine: “Her taraftan haykirismalar, dualar yagmur sakirtisina tatli bir nagme katiyordu. Bu olay bana Kars’in zapti anindan fazla tesir yapti. Kars’a ates ve kan arasinda giriyordum, burada rahmet ve sükran arasinda dolasiyordum. Hayatimin en mutlu zamanlarindan birini yasadim. Kitliktan kurtulan halkin sevinci Ermeni satirindan kurtulanlardan daha fazla oldu.” 1925’de Meclis kürsüsünde Seyh Said isyani için, “Kürt ihtilali hükümetin idaresizligi yüzünden çikmis ve büyümüstür” diyen de, Takrir-i Sükun Kanunu ile Istiklâl Mahkemeleri’nin kurulmasina ve idam cezasi yetkisi verilmesine de karsi çikan Karabekir Pasa’nin evet Türkçü sayilabilecek bazi fikir ve icraati vardir ama bunlar asla ‘irkçi’ olarak yaftalanamaz. Dogu’da Müslüman halki Türk, Kürt diye ayird etmeden katliam ve isgalden kurtaran, yetimlere kol kanat geren ama ‘Beyaz Türkler’ tarafindan da itilip kakilan biridir Karabekir ve Sakik’in eline ilk geçen baltayi tasa vurmus olmasi tam bir talihsizliktir. Agri Isyani’ya alakasi yok mu? Öte yandan Agri’dan kaldirilmak istenen Hava Sehitleri Aniti hakkinda da epey yazilip çizildi. Mesela Sirri Sakik’a göre “Agri’nin hemen göbeginde bir anit dikmisler 1930’larda. Kürtleri bombalayan, Kürtler’in atalarini öldüren, Kürtlere orada ölüm ve kan kusturan o pilotlarin aniti dikilmis. Düsen uçagin pervaneleri, Kürtler’in gözünün içine sokuluyor.” Buna Taha Akyol “Hürriyet”te cevap verdi. Akyol’a göre Sakik yaniliyordu. Anitin 1926-30 yillarindaki Agri isyaniyla alakasi yoktu. Zaten hava sehitleri 1930’da degil, 1939’da Iran Veliahdinin dügününden dönerken hayatlarini kaybetmislerdi. Ne var ki, bu bilgilerin tashihe ihtiyaci var. Maddeleyerek gidelim: 1) Agri’daki Hava Sehitleri Aniti’nin üzerinde 1930 yilinda yaptirilmis oldugu kocaman rakamlarla belirtildigi gibi anittaki pirinç levhada da açikça belirtilmistir. 2) Kitabeye göre anit, Sehitler Aniti olarak Nidai Pasa tarafindan Agri Isyani’ni bastirmak için gelen askerlerden sehit Kâmil ve Hüsnü Efendilerin hatirasini yasatmak için yaptirilmistir. 3) 1939’da ise 2 hava sehidinin Agri’ya defni üzerine ismi Hava Sehitleri Aniti’na dönüstürülmüstür. Sonuçta Sehitligin Agri Isyaniyla bir alakasi var. Üstelik isyanda tam 8 hava sehidi verildigini Hava Harp Okulu’nun resmi sitesinden ögrenmek de, bunlari Ihsan Nuri Pasa’nin “Agri Dagi Isyani” adli kitabindan dogrulamak da mümkün. Zaten Robert Olson’un dedigi gibi Kibris ve Irak gibi istisnalar hariç Türk Hava Kuvvetleri’ni neredeyse tamamen Kürt isyanlarini bombalamakta istihdam etmis degil miyiz? Anitin Agri Isyani’ni bastirmakla alakasi, bize tarihin ne denli girift bir alan oldugunu göstermesi bakimindan da önemli. Mustafa Armagan / ZAMAN