DUYARSIZLAŞMAYA KARŞI DUYGUSAL DAYANIKLILIK REHBERİ
Son yıllarda emperyalist ülkelerin ve küresel sermayenin doymak bilmeyen entrikalarından dolayı tüm
dünyada savaşların, iç çatışmaların, işgallerin ve terör olaylarının artmasıyla birlikte şiddet, işkence,
öldürme, cinayetler, katliamlar, soykırımlar vb. korkunç olayları televizyondan, medyadan sürekli
izleyen insanlarda zamanla bu görüntülerin tekrarlanmasından kaynaklı duyarsızlık, hissizlik,
kayıtsızlık, vicdanların körelmesi, acıdan kaçma, görmezden gelme, tepkisizlik, protesto etmekten
kaçınma, vb. daha bir çok olumsuz duygu, davranış ve tutumlar gelişmeye başlıyor. İnsanlar vicdanlarını
rahatlatmak için “ben ne yapabilirim ki?”, “Benim tek başına buna gücüm yetmez”, “tepki göstersem ne
olacak ki? Ne değişecek ki?” vb. savunmalarla kendilerine bahane aramaya yönelmektedir. Bu duygular
ve tutumlar nasıl oluşuyor? Bunu kolaylaştıran etkenler nelerdir? Nasıl başa çıkabiliriz? Son yıllarda
emperyalist ülkelerin ve küresel sermayenin doymak bilmeyen entrikalarına karşı nasıl duygusal olarak
güçlü durabiliriz? Duygu durumumuzun bozulmaması için duygu düzenleme konusunda nasıl stratejiler
geliştirebiliriz? Bu sorular çok önemli ve çağımızın ruhunu derinden ilgilendiren bir sorulardır. Çünkü
son 40 yılda dünya; medya, teknoloji ve güç merkezleri eliyle, insan vicdanını köreltme sürecine
sistematik biçimde sürüklenmiştir. Artık şiddet, savaş ve acı gündelik haber haline gelmiştir; bu da
insanın duygusal sisteminde “alışma” ve “duygusal uyuşma” (desensitizasyon) denilen tehlikeli bir
süreci doğurmuştur. Aşağıdaki analiz, hem psikolojik hem sosyolojik hem de ahlaki-manevi bakış
açısını bütünleştirerek, bu duyarsızlaşma olgusunun nasıl oluştuğunu, neyi tahrip ettiğini ve nasıl
iyileştirilebileceğini açıklamaktadır. Bu rehber, şiddet, savaş, manipülasyon ve acı dolu haberlerle
kuşatılmış bir dünyada, insanın vicdanını ve duygusal bütünlüğünü koruyabilmesi için hazırlanmıştır.
Duyarsızlaşma Erken Uyarı İşaretleri
Aşağıdaki belirtiler, duygusal sisteminizin aşırı yüklendiğini ve kendini kapatmaya başladığını
gösterir.
Belirti Açıklama Önerilen Müdahale
Tepkisizlik Şiddet, ölüm, yıkım haberlerine
duygu vermemek
Günlük 5 dakikalık duygu günlüğü tut: “Bugün
beni etkileyen bir şey oldu mu?”
Kayıtsızlık “Ben ne yapabilirim ki?” tarzı
savunmalar
Küçük eylemler planla: Bir yardım, paylaşım, dua,
destek mesajı.
Hissizlik Sevincin ve üzüntünün
silikleşmesi
Bedensel farkındalık egzersizi yap, müzik veya
sanatla duyguyu harekete geçir.
Empati yitimi Başkalarının acısına karşı
mesafe koyma
Hikâyeleri insani boyutta dinle, duyguyu tanı, kısa
notlar al.
Umutsuzluk “Dünya zaten kötü, değişmez”
düşüncesi
Her gün bir olumlu örnek bul: Yardımseverlik,
merhamet, dayanışma haberi.
Vicdanı Canlı Tutma Egzersizleri
A. Günlük Duygu Farkındalığı (5 Dakika)
Bugün ne hissettim? Bu duyguyu bedenimin neresinde hissettim? Bu duygunun bana anlatmak istediği
şey neydi? Bu kısa farkındalık, beynin duygusal ağlarını aktif tutar.
B. Şefkat Eylemi
“Acı çeken birine yardım edemiyorsam bile, onun için başka çareler ararım, başkalarına haber
veririm.” Her gün bilinçli bir iyilik yap. Bu, küçük bile olsa, vicdanı güçlendirir.
C. Vicdan Diyaloğu
Kendine şu üç soruyu sor: Bu olaya sessiz kalmak bana ne hissettiriyor? Eğer bu kişi benim yakınım
olsaydı ne yapardım? Küçük de olsa neyi değiştirebilirim?
Duygusal Dayanıklılık Stratejileri
A. Medya İnceleme
• Günde en fazla 15 dakika eleştirel haber takibi yap.
• Görüntü yerine yazılı haber tercih et.
• Şiddet sahnelerinden kaçınmak “kaçış” değil, psikolojik tedbirdir.
B. Duygu Yenilenme Ritüeli (Günlük 10 Dakika)
1. Sessizlikte 1 dakika derin nefes al.
2. Kalbine elini koy ve şu cümleyi tekrarla: “İyiliği hissetmeye devam ediyorum.”
3. Gözlerini kapat, bugün duyduğun bir iyi haberi hatırla.
4. Gün sonunda kendine şunu söyle: “Ben sessiz kalmayacağım, insan kalmayı seçiyorum.”
C. Toplumsal Dayanışma
• Yardım kuruluşları, gönüllü etkinlikler, kötülüğe karşı dayanışma ağlarına katıl.
• Empatiyi davranışa dönüştürürsen, duygusal gücünü artırırsın.
• Bireysel takılma, sosyal bağ kur, bu bağ bireysel tükenmişliğe karşı en etkili koruyucudur.
Duygusal Güçlendirme Telkinleri
• “Benim hissetmem zayıflık değil, insanlığımın göstergesidir.”
• “Küçük bir iyilik eylemi bile kötülüğü azaltır. Vicdani iyi eylemler beni güçlü kılar.”
• “Ben karanlığa değil, ışığa hizmet ediyorum. Karanlığa küfretmek yerine bir mum yakacağım”
• “Acıyı görmekten kaçmıyorum; ama beni yutmasına da izin vermiyorum.”
• “Vicdanım hâlâ canlıysa, umut hâlâ vardır. Umudumu diri tutacak vicdani eylemlerim sürecek”
Duyarsızlaşmaya Karşı Duygusal Bağışıklık
Tehdit Duygusal Etki Koruyucu Davranış
Sürekli şiddet görüntüleri Şefkat yorgunluğu Medyayı seçici izleme
Küresel umutsuzluk söylemi Kayıtsızlık Umut örnekleri paylaşma
Tüketim kültürü Bireyselleşme, yalnızlık Topluluk bağlarını güçlendirme
Ahlaki görelilik Vicdan zayıflaması Değer temelli kararlar alma
Sosyal medya bağımlılığı Duygu karmaşası Dijital denge, doğa teması, sosyal olma
Sonuç: Duygularını koru, vicdanını koru. Duyarsızlaşma, kötülüğün en sessiz zaferidir. Ama insan,
duygularını bastırmadan da güçlü olabilir. Empati, merhamet, sorumluluk ve anlam bilinci, insanın
içsel direniş cephesidir. “İyilik, küçük eylemlerle başlar; ama her küçük iyilik, vicdanı besler”
Hazırlayan: Vedat Kat – Psikolojik Danışman & Sosyolog
Kaynaklar: Bandura (1999), Figley (1995), Gross (2015), Koenig (2012), van der Kolk (2014), Ulrich
(1984).
DUYARSIZLAŞMAYA KARŞI DUYGUSAL DAYANIKLILIK REHBERİ









