Hiçbir yapı, yapansız olmaz. Var olan her şeyin
bir var edeni vardır. Bu, üzerinde tartışılması bile
anlamsız apaçık bir hakikattir. Bir insan, kendi
benliğinde ve kâinatta gözlemleyebileceği pek çok
delille yaratanın varlığını farkeder, anlar ve kabul
eder. Kişinin hem iç dünyasında kendi vicdanıyla,
hem de dış dünyada sayısız işaretlerle yaratıcının
varlığını farketmemesi imkânsızdır.
Yokluğu asla düşünülemeyecek olan, var olmak
için başka bir varlığın var etmesine ya da deste
ğine ihtiyacı olmayan yaratıcının sadece kendisi
ne özgü adı “Allah”tır.
İnsanların tamamı için Allah’ın varlığına inanmak hem kolay hem
de doğaldır. Çünkü Allah’ın varlığını kabul etmek ve O’na inan
mak, bütün insanların yaratılışında olan bir yöneliştir. Kâinatta var
olan düzen ise Allah’ın birliğinin en açık işaretidir; varlıklar ara
sında görülen düzen “yaratıcı”nın bir ve tek olmasını zorunlu kılar.
insanlık tarihi boyunca bütün peygamberler, insanları Allah’ın
birliğine iman etmeye çağırmışlardır. Ayrıca Allah’ın tek, eşsiz,
ortaksız ve benzersiz olduğunu anlatmışlardır







