Birçok köylerde cuma namazı kılınmasına öteden beri izin verilmiş olduğundan, beldelerde olduğu gibi, köylerde de cuma namazı kılınmıştır. Mes- cidlere ait hükümler bölümüne bakılsın!..
198- Bir köylü, cuma günü bir şehire gidip cuma vaktine kadar orada durmak niyetinde bulunsa, kendisine cuma namazı farz olur. Fakat cuma vaktinden önce şehirden çıkmaya niyet ederse, ona cuma farz olmaz. Sahih kabul edilen bir görüşe göre, cuma vaktinin girmesinden soma şehirden çıkmaya niyet ederse, yine cuma farz olmaz.
199- Cuma günü zeval vaktinden sonra, cuma namazını kılmadan sefere (yolculuğa) çıkmak mekruhtur. Zeval vaktinden önce çıkmak ise mekruh değildir.
200- Özürlü ve tutuklu olanların cuma günü şehirde öğle namazını cumanamazından önce kılmaları mekruh olduğu gibi, cuma kılındıktan sonra da cemaatla kılmaları mekruhtur. Bunların öğle namazlarını cuma namazı kılındıktan soma kılmaları müstehabdır; çünkü o vakte kadar özürlerinin kalkabileceği umulur.
201 – Bir kimse cuma günü özrü bulunmadığı halde cuma namazını kılmadan öğle namazını kılacak olsa, bu namazı sahih olursa da, cuma namazmı terk ettiğinden günaha girmiş our. Fakat böyle bir kimse, daha sonra cuma namazmı kılmak için -daha cuma namazı kılınmadan- camiye yönelse, kıldığı öğle namazı nafile yerme geçer. Cuma namazına ister yetişsin, ister yetişmesin ve ister niey- tinden vazgeçsin, ister geçmesin. Bu itibarla cuma namazına yetişemezse, o öğle namazını yeniden kıması gerekir. İki İmama göre, gidip cuma namazına başlamadıkça, kılmış olduğu öğle namazı batıl olmaz.
202- Cuma için tekbir almak, yıkanmak, misvak kullanmak, güzel ve temiz elbiseler giyinmek, hoş koku sürünmek müstahabdır. Minarede ezan okununca da başka işlerle uğraşmayıp hemen camiye gidilmesi vacibdir.
203- Cuma günü camiye erkence gitmek, iki rekât “Tahhiyyetü’l-Mescid” namazı kılmak, Kehf sûresini okumak veya dinlemek mendubdur.
204- Camiye giden kimse, eğer hutbeye başlanmamışsa, başkalarını rahatsız etmemek şartı ile hatibe yakın yere kadar gidebilir; değilse bulabildiği yerde oturur. Fakat yer bulamaz ve ilerdeki saflarda boşluk bulunursa, zaruret gereği bu boş yerlerden birine gidebilir.
205- Hatib minbere çıkınca, cemaatın dinleyip susması, selâmlaşmaması, nafile namaz kılmaması gereklidir. Öyle ki, hutbede Peygamber Efendimizin mübarek isimleri anılınca, cemaatm “Salât ve Selâm”da bulunmaları ve dinlemekle yetinmeleri daha faziletlidir, imam Ebu Yusuf dan bir rivayete göre, bu durumda gizlice Salât ve Selâm getirilir.
206- Cumanın başlanılmış ilk sünneti, hatibin minbere çıkması halinde, namazın vaciblerine riayet edilerek hemen tamamlanmalıdır.
207- Cuma namazını, hutbe okuyan şahsın kıldırması daha faziletledir.
208- Cuma namazı henüz bitmeden imama uyan kimse, bu namazı tamamlar. İmamı teşehhüdde veya sehiv secdesinde bulsa da hüküm aynıdır. İmam Muhammed’e göre, ikinci rekâtın rükûundan sonra gelip imama uyan kimse, cuma namazını değil, öğle namazını tamamlar






