Osmanlı Devleti ile Almanya, Avusturya, Macaristan, Fransa ve Rusya arasında Berlin’de yapılan antlaşma. Halkımızın 93 Harbi dediği 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik çıkması neticesinde, Ruslarla 3 Mart 1878’de şartları çok ağır Ayastafanos Antlaşması imzâlanmıştı. Türkiye’nin Balkanlardaki rolünü pek zayıf bir vaziyete düşüren ve Rusları Balkanların efendisi durumuna yükselten bu antlaşma büyük devletlerin gözünü korkuttu. Ayastafanos Muâhedesinin Rusya, İngiltere ve Avusturya arasında tâdil edilmesi hu- sûsunda, o sırada İngiltere, sonra dünyânın ikinci devleti durumuna yükselen Almanya’nın yardımı ile bir konferansın toplanması mümkün olmuştu. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, İngiltere’yi Rusya’nın aleyhine mâhirâne bir şekilde kışkırtmıştı. İngiltere, zayıf bir Türkiye’nin karşısında Rusya’nın Orta Doğudaki İngiliz menfaatlerini
Yeni Rehber Ansiklopedisi 355
sonra Beytülmâlin idâresine ve daha sonra da vezirlik makâmma tâyin etti. Hâlid bin Bermek; isâ- betli görüşleri, başarılı idâresi ve askerî işlerdeki muvaffakiyetiyle meşhûr oldu. Ebû Müslim’in komutasında savaşlara katıldı. 765 senesinde Ta- beristan vâliliğine tâyin edildi. Burada 4 sene vâ- lilik yaptı. Bizans üzerine yapılan seferlere de katılıp, bâzı kalelerin alınmasında çok başarıları görüldü. Bağdat şehrinin kuruluşunda önemli vazifeler aldı. Bağdat’ta pekçok binâ yaptırdı. Man- sûr’un halifeliğinin son yıllarında, Musul vâliliğine tâyin edildi. Musul vâlisiyken halk tarafından çok sevildi. Meziyetleri ve faziletleriyle herkesin takdirini kazandı. 781 senesinde vefât etti. Hâlid’in oğlu Yahya, Halîfe Mansûr zamânın- da Azerbaycan ve Ermeniye vâliliklerinde bulunmuştu. Halîfe Mehdî Yahya’yı vezirliğin yanında oğlu Hûrûn Reşîd’i yetiştirmekle de vazifelendirdi. Hârûn Reşîd halîfe olunca, Yahyâ bin Hâlid’i vezirlikte bıraktı ve Beytülmâlin idâresini de verdi. Yahyâ bin Hâlid, on yedi sene vezirlik makâ- mında kaldıktan sonra oğlu Fâzıl vezir oldu. Fâzıl, 793 senesinden 797 senesine kadar Taberistan, Ermeniye, Azerbaycan ve Horasan eyâletlerini idâre etti. Horasan’da valiyken kurduğu kalabalık ordu ile zaferler kazandı. Bu ordudan 20.000 kişilik bir grubu Bağdat’a, halîfenin emrine gönderdi. İdâre ettiği yerlerde câmiler, büyük binâlar yaptırdı. Kanallar açtırdı. Büyük başarılar gösterip îtibâr kazandı. Bermekî âilesinden dördüncü ve son vezir olan Câfer bin Yahyâ’nın Hârûn Reşîd ile çok yakın bir dostluğu vardı ve gece-gündüz beraberdiler. Bu sebeple uzun müddet vezirlik yaptı. Pekçok servete ve imtiyâza sâhib olan Câfer, babası ve kardeşinden daha çok meşhur oldu. Vezâreti zamâ- nında kendisi, babası ve kardeşleri son derece müreffeh bir hayat yaşadılar. Pekçok servete sâhib oldular. Muhtaçları, âlimleri, sanatkârları görüp gözettiler ve sayılamayacak derecede hayır kurumlan yaptılar. Böylece Bermekî âilesi, Abbâsî Devletinin hem idâresinde ve hem de memleketin imârında, ilmin yayılmasında, zirâat, sanat, ticâret ve diğer alanların gelişmesinde çok hizmet ettiler. Bermekî âilesinin Abbâsî Devleti içinde önemli bir nüfûza ve îtibâra ve bunun yanında fevkalâde bir servete sâhib olması dikkati çekiyordu. Hattâ, devlete tamâmen hâkim olacakları düşüncesi yaygın bir hâle gelmişti. Bütün bunlar, birtakım fitnelerin çıkmasına sebeb oldu ve Câfer bin Yahyâ 803 (H.187) senesinde öldürüldü. Câfer’in babası Yahyâ bin Hâlid ve kardeşleri Fâzıl, Muhammed ve Mûsâ hapsedildiler. Yahyâ 804, Fâzıl 805 senesinde hapisteyken vefât ettiler. Bermekî âilesi, bu hâdiselerden sonra bir daha devlet işlerine karışmayarak târih sahnesinden çekildi.






