Anasayfa / wiki / BERMUDA

BERMUDA

DEVLETİN ADI…………………………………Bermuda BAŞŞEHRİ………………………………………..Hamilton NÜFÛSU………………………………………………. 60.000 YÜZÖLÇÜMÜ………………………………………54 km2 RESMÎ DİLİ………………………………………. İngilizce DÎNİ…………………………………………….. Hıristiyanlık PARA BİRİMİ……………………..İngiliz para birimi
Kuzey Atlas Okyanusunun batı kısımlarında yer alan 120 kadar küçük mercan adaları topluluğu. Târihi Bermuda Adaları 15. yüzyılda Tuan’de Ber- mudez adında bir İspanyol denizcisi tarafından keşfedilmiş olup, adalara keşfeden kişinin ismi verilmiştir. Adalar 1609 yılında İngiliz gemiciler Virginya’ya giderken yolda Bermuda Adalarına sığınmak zorunda kalıncaya kadar meskun değildi. 1684’te İngilizlerin sömürgesi olmuş, ancak 1969 senesinde iç işlerinde bağımsızlık hakkı verilmiştir. Özel bir hükümet tarafından idâre edilir. Savunma olarak polis teşkilâtı vardır. Fizikî Yapı Adaların en büyüğü Bermuda’dır. Bu mercan adaları topluluğu genellikle balık oltası şeklinde
Bermuda’da 250 yıllık bir koloni evi. Bermuda’da evlerin damlan midye kalkeri ile kademeli olarak kaplanır. Midye kalkeri tarafından tutulan yağmur suyu evin sarnıcına sevkedilir.
Yeni Rehber Ansiklopedisi 357
olarak hareket ederler. Ayrıca zeminin engebelikleri ve atmosferik olaylar da hareket doğrultularını değiştirmektedir. Kuvvetli bir okyanus akıntısından meydana gelen girdabın süre ve varlığı, atmosferik enerjinin etkisiyle de uzatılır. Okyanusta golfstrim etkisinden başka hava kitlelerinin etkisiyle ortaya çıkan girdaplar da mevcuttur. Meselâ, okyanus üzerinde patlak veren bu siklon (kasırga), enerjisinin bir kısmını okyanusa verir. Böylece su kitlesinin kendi kendine titreşmesine sebeb olur. Bu titreşimlerin peryotları birkaç saatle bir kaç ay arasında değişir. Bunların sonucunda meydana gelen sinoptik (havaya bağlı) girdaplar çok derinlere kadar uzanır. Uçaklardan ve gökyüzü gözlem merkezlerinden bakıldığında golfstrime bağlı girdap halkaları okyanus üzerinde görülebilir. Sinoptik halkalar ise okyanus yüzeyinde görülemez. Ancak denizlerin derinliklerinde tespit edilebilir. Girdapların bir kısmı da zeminin kabarıklıklarından meydana gelmektedir. Bir su altı akıntısı, yolunda yüksek bir engele rastlayınca, bunun etrafında dönmeye başlayarak bir girdap meydana getirir. Büyük bir girdabın alanına yakalanan gemiler, hızlarını kaybederek kayar ve rotasından çıkar. Meksika Körfezinde sıcak su akıntısı sebebiyle enerji yüklenen su kütlesi, golfstrim olarak Küba ve Florida’nın arasından Atlantik Denizine dökülür. Ortalama olarak 80 km eninde ve 500 metre derinliğe yaklaşan bu akıntı, saatte 240 milyon metreküplük su kütlesi taşımaktadır. Gerek su akıntılarına gerekse hava akımlarına bağlı güçlü bir girdaba yakalanan gemilerin enkazlarının kazâ mahallinden yüzlerce km uzağa taşınması tabiîdir. Bermuda üzerinde kasırgaya yakalanan uçaklar da parçalanarak denize atılmakta, parçaları girdaplarla derinlere sürüklenmektedir. Fransız Müslüman deniz araştırmacısı Kaptan Co- usteau, enkazların bulunamamasını, tropik sularda mercanların büyüme hızlarının çok yüksek olmasına bağlamaktadır. Ona göre enkazlar kısa süre içinde mercanlarla örtülerek gizlenmektedir. Karayib’deki araştırmaları esnâsmda Cousteau, 300 yıl önce batmış bir İspanyol gemisinin kalıntısını, 5 m kalınlığında bir mercan tabakasının altında bulabilmiştir. Bugün Karayib bölgesinde güçlü yer hareketleri ve jeolojik kuvvetlerin varlığı bilinmektedir. Araştırmacılar yüksek basınç kuvvetlerinin günün birinde volkanlar hâlinde patlayarak serbest hâle geçebileceğini açıklamaktadır. Deniz tabanında meydana gelen yer hareketleriyle, Bahama Adalarıyla Florida arasında sık sık yer değiştiren kum tepeleriyle uçurumlar meydana gelmektedir. Büyük girdaplarda, deniz hareketlerinde ve elektrostatik alanlarda; pusula ve elektronik gösİ
tergelerde önemli sapmalar olmaktadır. Volkanik vakalar, zelzeleler ve yıldırım düşmeleri elektrostatik alanlara sebeb olduğundan elektroniği önemli derecede etkiler. Bermuda Üçgeninde meydana gelen girdaplar, güçlü hortum ve fırtınalar ile pusula ve telsiz cihazlarının çalışmasını bozan manyetik alanlar bir arada düşünülünce, bu bölgede kaybolan gemilerin “muammâsı” oldukça gerçeğe yakın bir sür’at- te gün yüzüne çıkmış olur

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir