Yetiştirilmesi için büyük kaynak gerektiren veya yetiştiği halde ilgisizlik ve imkansızlık sebebiyle istihdam edilemeyen bilim adamı, hekim, mühendis vb. gibi vasıflı insan gücünün daha gelişmiş bir ülkeye göç etmesi. Beyin göçünden bahsedilebilmesi için terk edilen ülke ile göç edilen ülke arasında gelişmişlik ve imkan açısından az da olsa bir fark bulunmalıdır. Beyin göçü temelde gelişmiş ülkelere yönelik bir kaynak aktarımı olarak değerlendirilebilir. Az gelişmiş ülkelerin bu yüzden uğradığı kayıp gelişmiş ülkelerden bu ülkelere gönderilen geçici uzman ve teknik personel yardımıyla kapatılamayacak kadar büyüktür. Gelişmiş ülkelerce gönderilen uzmanların vazife müddetinin sınırlı olmasına karşılık, gelişmiş ülkelere giden uzmanlar göç ettikleri ülkelere büyük çoğunlukla yerleşmektedirler. Gelişmiş ülkelere göç eden, he- kîm, mühendis, bilim adamı ve diğer uzmanların yetişmesi için harcanmış olan millî kaynaklar toplamı, göçü kabûl eden gelişmiş ülkelerin, göç veren az gelişmiş ülkelerdeki kalkınma programları için yaptıkları yardımları çok aşmaktadır. “Yetişmiş insan gücü hareketi” olarak değerlendirilen beyin göçünün geçmişi çok eski devirlere dayanır. Çeşitli dînî, siyâsî, İlmî ve ideolojik sebeplere dayanan beyin göçü ilk ve ortaçağlarda mevcuttu. Günümüzde ise umumiyetle ekonomik, sosyal sebeplerle ve siyâsî baskının fazla olduğu ülkelerden, diğer ülkelere doğru insan gücü akımı devam etmektedir. Ülkemizden de çeşitli Avrupa ülkelerine ve bilhassa ABD’ye beyin göçü sürmektedir. Gerek ülke imkâlarının sınırlı olması gerek kanunî düzenlemelerdeki karmaşıklıklar ve devlet yetkililerinin ilgisizliği, gerekse iç ve dış menfaat gruplarının baskılan sebebiyle yetişmiş insan gücüne sâhip çıkılamamaktadır. Bilim ve teknoloji sahasında ilerlemiş ülkeler ise bu yetişmiş insan gücüne her türlü imkânı hazırlayarak ülke ■ ‘■ ’am etmektedirler. Geliş
V
.»il
zırlarlarsa beyin göçü önlenecek, yetişmiş elemanlar, millî menfaatler doğrultusunda kullanılacak ve ülkemizin kalkınmasında büyük mesâfe- ler kat edilecektir.






