üç kol hâlinde Hısnıkeyfa ve Amid (Diyârbekir), Mardin ve Meyyâfârikîn (Silvan) ve Harput’fa hüküm süren bir Türkmen hâ- nedânı. Hânedârfın atası ve isim babası olan ye Oğuzların Döğer boyuna mensûb bulunan Eksük oğlu Artuk, Büyük Selçuklu Sultânı Alparslan’ın
Artuk Beyin torunu Belek bin Behram 1112 yılında Harput ve Palu’ya hâkim olarak bölgede kendi beyliğini kurmuştu. Amcaları Sökmen ve İl- gâzî ile birlikte bütün ömrünü haçlılarla cihâda sar- feden Belek Beyin gösterdiği kahramanlık İslâm âleminde destanlaşmıştır. Belek Bey, 6 Mayıs 1224’de
mutasında olarak urta nın Kuşatmasına Kaıuan ıı- gâzi, kalenin zaptına muvaffak olamadı. Ancak Harran Haçlıların elinden alındıktan sonra İlgâ- zî’ye devredildi. 1117’de Haleb’i alan İlgâzi, buranın idâresini oğlu Timurtaş’a verdi. Antakya Haçlıları üzerine sefer düzenleyip, 1119’da şehir
Yeni Rehber Ansiklopedisi 283
bakanlık Kuruluşu Hakkmdaki Kânun çerçevesinde “Başbakanlık Arşiv Genel Müdürlüğü”ku- ruldu ve Başbakanlık Merkez Teşkilâtı içine alındı. 1976 yılında Başbakanlık Müsteşarlığına bağlı olarak “Cumhuriyet Arşivi Dâiresi Başkanlığı” kuruldu. Bu dâirenin görevi, Başbakanlıkta Cumhuriyet döneminde biriken evrâkın tanzimidir. Bugün yüz milyonlarca Türkçe ve Osmanlı Devletine âit arşiv malzemesi, Osmanlıdan ayrılan devletlerde kalmıştır. Meselâ, Kudüs Françisten Manastırında 2644 Türkçe vesika mevcuttur. Romanya arşivlerinde 210.000 vesika olduğu biliniyor. Bunun yanında milyonlarca vesika çürütülmüş, yakılmış ve 1931’de vagonlar dolusu Bulgaristan’a satılmıştır. 500.000 kadar Türkçe defter ve vesîka Bulgaristan’dadır. Bir kısım evrak da an- balaj kâğıdı olarak esnafa intikal etmiştir. “Târih-i Osmânî Encümeni” millî târih araştırmaları için Topkapı’dan çıkarılan evrakın tasnif edilmesi zarûretini duymuş ve bu işi Ali Emîrî Efendinin başkanlığındaki bir heyete havâle etmişti. 1918 – 1921 yılları arasında çalışan Ali Emîrî, pâdişâhlara göre kronolojik, 1921 ’de Mah- mud Kemâl İnal, devlet teşkilâtlarına ve yapılan işlemlere göre, Adliye, Askerî, Bahriye, Mâliye vs. gibi adlarla 22 başlık altında topladı. 1932’de muallim Cevdet İnançalp’in tasnifi ise İbn’ül-emin tasnifinin aynı olmakla berâber bu başlıklar 16’ya indirilmiş ve bunlara sonradan “Vilâyât-ı Müm- taze” eklenmiştir. 1936’da Macaristan’dan getirtilen arşiv uzmanı Lagos Fekete eski tasnifleri bırakarak kısaca “Eskiyi olduğu gibi kurma, yeniden canlandırma” olarak adlandırılan sistemi uyguladı. Bütün bu tasnif çalışmaları, işin büyüklüğü karşısında neticesiz kaldı. Son yıllarda millî bir mesele hâline gelen arşivlerimiz, özellikle Başbakanlık Osmanlı Arşivi, yeniden ele alınmış ve genç bir kadro ile tasnif işlerine hız verilmiştir. Türkiye’deki önemli arşivler: 1. Başbakanlık Osmanlı Arşivi: Bugün memleketimizde en zengin arşiv, İstanbul-Cağaloğlu’nda- ki Başbakanlık Osmanlı Arşividir. Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki arşiv malzemesi Osmanlı İmparatorluğunun merkez teşkilâtı, kuruluşları olan Divân-ı hümâyûn, Bâb-ı âsafî ve bâb-ı defterî ve bu ana kuruluşlara bağlı olan kalem ve dâirelere âit olan defterler ile evrakı içine almaktadır. Topkapı Sarayı Arşivinin devâmı niteliğinde bulunan ikinci Abdülhamîd Hanın Yıldız Sarayı Arşivi de, Osmanlı Arşivinin
Şu anda 100 milyonun üzerinde târihî vesîka bulunduran “Başbakanlık Osmanlı Arşivi” yalnız Türkiye’nin değil, Osmanlı İmparatorluğunun sona ermesinden sonra kurulan 20’den fazla devletin de ana arşivi durumundadır. Burada bulunan defterlerin listesi çeşitli zamanlarda kısmen de olsa yayınlanmıştır. 2. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi: Tanzimattan önce pâdişâhlarla ilgili evrak ve defterlerin, azil ve îdam edilen veya m allarına el konulan devlet adamlarının evlerinde bulunan bu gibi belgelerin sarayda saklanması usûldendi. Bu arşivde, en eskisi Orhan Gâzi zamânına kadar giden 10.726 defter ve 12.724 vesîka vardır. Arşivin A’dan H ’ye kadar harflerle başlayan maddeleri ihtivâ eden iki fa- sikül Topkapı Sarayı Müzesi Arşiv Kılavuzu (1938 – 1940) adıyla neşredilmiştir. 3. Tapu Kadostro Genel Müdürlüğü Arşivi : Ankara’da bulunan bu arşivde on altıncı yüzyılın son tapu tahrir defterleri ile 1848’den sonraki tapu kayıtları muhâfaza edilmektedir. 4. Şer’iyye Sicilleri Arşivi: Şer’î mahkemelerin verdiği dâvâ ve karar defterleriyle, merkezden verilen emirlere âit vesikaları muhâfaza etmektedir. 1941’de Adâlet Bakanlığı tarafından Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiştir. Ankara’daki Millî Kütüphânede muhâfaza edilmektedir. Bunların Şer’iyye Sicilleri adıyla katalogları yayınlanmıştır. Ankara’daki şer’iyye sicillerinden başka İstanbul Müftülüğü Şer’iyye Sicilleri Arşivinde de bir kısım şer’iyye sicilleri muhafaza edilmektedir. 5. Vakıflar Arşivi: Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde ve Vakıflar Bölge Müdürlükleri bünyesindeki arşivlerde vakıf kayıtları ile ilgili belgeler muhafaza edilmektedir. 6. TBMM Arşivi: 1920 yılından beri çıkan yasalar, tutanaklar vs. saklanmaktadır. Ayrıca devlet dâireleri, belediyeler, okullar, özel kuruluşlar ve âilelerin arşivleri de vardır.






