“Yalanın gücü, doğrunun güçsüzlüğünden değildir; yalan teşkilat kurmuş,
doğru ise yalnızdır.”
Doğrunun Yanında Durmak: Sessiz Bir Cesaret
Bu söz bize büyük bir hakikati fısıldıyor:
Doğru olmak çoğu zaman yalnız kalmayı göze almaktır.
Ama işte tam da bu yüzden, doğruyu seçenler dünyayı değiştirir.
Kolay olan kalabalığın peşinden gitmektir.
Zor olan, hatta çoğu zaman inciten ise kendi vicdanının yolunu takip etmektir.
Doğru, gürültü yapmaz. Bağırmaz, çağırmaz.
Sessizdir ama güçlüdür.
Bugün belki bir kararın eşiğindesin.
Belki birileri “boşver” diyor, “böyle gelmiş böyle gider” diye fısıldıyor.
Ama unutma:
Her yanlışa karşı duran, doğruya bir kapı aralar.
Her doğruyu savunan, yalnızlığın içinden doğan bir ışık taşır.
Doğru olmak seni kalabalıklara değil, kendine yaklaştırır.
Ve insan, en çok kendinin yanında durabildiğinde özgürdür.
Bugün doğruyu seçtiğinde, belki hemen bir alkış duymayacaksın.
Belki kimse görmeyecek, belki kimse bilmeyecek.
Ama sen bileceksin.
Vicdanın bilecek.
Ve bil ki, sen doğruyu seçtikçe, doğru yalnızlıktan kurtulur.
Her doğru duran insan, bir başkasına cesaret verir.
İşte böyle büyür hakikat; sessiz ama kararlı adımlarla.
Doğruluk, yalnız yürünse bile, sonunda hep kalabalığı bulur.
O yüzden korkma.
Bugün bir kişi olsan da, yarın bir ses, sonra bir topluluk olursun.
Yanında kim olduğuna değil, içindeki doğruya yaslan.
Çünkü gerçek güç oradadır
“KORKMAMAYI AMA HAKİKATTEN ORKMAMAYI BİLENLERİN DÜNYASIDIR DOĞRULUK”








