En’am Suresi 145. ayet, dinde helal ve haram sınırlarının belirlenmesi (teşri) konusunda Kur’an’ın merkeziliğini vurgulayan en güçlü delillerden biridir.
İslam düşünce tarihinde bu konu “Hüküm yalnızca Allah’ındır” ilkesi çerçevesinde genişçe tartışılmıştır.
Dinde hükmün (helal-haram belirleme yetkisinin) sadece Allah’a ait olduğunu ve elçilerin görevinin bu vahiyleri eksiksiz tebliğ etmekle sınırlı olduğunu destekleyen diğer ayetleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Tebliğ Görevinin Sınırları
Kur’an, peygamberlerin asıl görevinin “kendiliklerinden kural koymak” değil, kendilerine indirileni ulaştırmak olduğunu vurgular:
Maide Suresi, 99. Ayet: “Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir…”
Şura Suresi, 48. Ayet: “…Sana düşen sadece tebliğ etmektir…”
Rad Suresi, 40. Ayet: “…Sana düşen sadece tebliğdir, hesap görmek ise Bize aittir.”
2. Peygamberin Vahye Tabi Olma Zorunluluğu
Peygamberlerin kendi arzularına göre değil, sadece kendilerine gelene uymakla yükümlü olduklarını belirten ayetler, hükmün kaynağını netleştirir:
Yunus Suresi, 15. Ayet: Bu ayet çok kritiktir. Kendisine “Başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir” diyenlere karşı Elçi’nin şöyle demesi istenir: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım.”
A’raf Suresi, 203. Ayet: “…De ki: ‘Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uymaktayım’…”
3. Hüküm Yetkisinin Tekliği
Kur’an, “hüküm” (yasama/kanun koyma) yetkisini doğrudan Allah’a hasreder:
Yusuf Suresi, 40. Ayet: “…Hüküm ancak Allah’ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir…”
Kehf Suresi, 26. Ayet: “…O, Kendi hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.”
4. “Helal-Haram” Kılma Yetkisine Dair Uyarılar
Kur’an, Allah’ın izin vermediği bir şeyi haram kılanları (peygamber dahi olsa) uyarmıştır:
Tahrim Suresi, 1. Ayet: “Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin haram kılıyorsun?”
Nahl Suresi, 116. Ayet: “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla ‘Şu helaldir, şu haramdır’ demeyin; çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz…”
Not:
“Resule İtaat” ve “Hüküm”
”Resul de hüküm koyar” diyenlerin sıklıkla dayandığı A’raf 157 ayetindeki “…onlara helali emreder, haramı yasaklar…” ifadesi, genellikle tefsirlerde “Allah’ın koyduğu helalleri onlara ulaştırır, Allah’ın yasakladıklarını onlara bildirir” şeklinde anlaşılır.
Yani elçi, Allah’ın hükmünü uygulayan ve açıklayan kişidir, yeni bir haram icat eden değil.
Eğer elçiler de bağımsız hüküm koysaydı, o zaman dinin kaynağı “iki” olurdu; oysa Kur’an dinin tamamlandığını (Maide 3) ve hükmün sadece Allah’a ait olduğunu söyler.







