OMURİLİK; Aim. Rückenmark (n), Fr. Moelle (f) épinière, İng. Spinal marrow. Beyin sapından başlayıp, omurga içinde ikinci bel omuruna kadar uzanan ve bundan sonra fibröz (bağdokusu) bir kordon şeklind...

Balık (A) ve kertenkele (B) hemen hemen aynı iskelet yapısına sâhiptir.

OMURGALILAR (Vertebrata); Aim. Wir- beltiere, Vertebraten (pl), Fr. Vertébrés (pl), İng. Vertebrates. Hayvanlar âleminin kordalılar (Chordata) şûbesinin bir alt şûbesi. Omurgalıların en karakteristik ...

Om urgam n önden (a) ve yandan (b) görünüşü. Omurgaya yandan bakıldığında hafif bir S yapacak şekilde çe şitli eğiklikler taşıdığı görülmektedir.

OMURGA; Alm. Wirbelsäule (f), Fr. Colonne (f) vertébrale, İng. Backbone. Omurgalılarda, iskeletin esâsını ve vücûdun eksenini teşkil eden yapılar. Omurgayı meydana getiren her bir birime de “omu...

OLTUOTU (Pyrethrum roseum); Alm. Pyrethrum (n), Fr. Pyrethre (m), İng. Pyrethrum. Familyası: Bileşikgiller (Compositae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Karadeniz bölgesi. Mayıs-haziran ayları aras...

OLİMPİYAT OYUNLARI; Alm. Die Oly- mpischen Spiele (p), Fr. Jeux Olympiques (m), İng. Olympic games. Her dört yılda bir kere yapılan, dünyânın en önemli spor müsâbakaları. Pek- çok ülkeden amatör atlet...

OLİGOPOL; Alm. Oligopol (n), Fr. Oligopole (m), İng. Oligopol. Birkaç satıcının mevcut olduğu piyasa türü. Bu piyasa türünde az sayıda satıcı, belli bir sektörün mal ve hizmet talebini karşılar. Oligo...

OLİGARŞİ; Aim. Oligarchie (f), Fn Oligarchie (f), İng. Oligarchy. Az ve belirli sayıda kişinin, bir ülkenin veya müessesenin idâresini ellerinde bulundurup, hâkimiyet teessüs etmeleri. Gerçek iktidânn...

OLEİK ASİT; Alm. Ölsäure, Oleinsäure (f), Fr. Acide (m) deique, İng. Oleic acid. Sıvı gliserid hâlinde olan bitkisel veya hayvanî yağlardan elde edilen doymamış yağ asitlerinin en önemlisi. Formülü C1...

OLAĞANÜSTÜ HAL; Alm. Ausnahmezustand, Fr. État de siège, İng. State of emergency. Devletin ve hükümetin normal idâri yetkileri ve hu- kûkî tedbirleri kullanarak alt edemediği büyük güçlüklerin ortaya ...

OKUL; Alm. Scholu (f), Fr. Ecole (f), İng. School. Çeşitli derecelerde toplu bir şekilde, genel veya özel öğrenim yapılan kurum. Felsefî, edebî, İktisadî bir doktrine bağlananların bütünü veya bir dok...

OKTET KURALI; elementlerin bileşik meydana getirirken, son yörüngelerindeki elektron sayılarını, soy gazlannkine benzer kılmak için, sekize getirmesi kâidesi. Helyum hâriç, bütün soy gazların son yörü...

OKTAN SAYISI; Alm.Oktanzahl,Fr.Nombre d’Octane, İng. Octane number. İçten yanmalı motorlarda, havayla karışarak silindirde yanan yakıtın vuruntuya karşı olan direncinin ölçüsü. Oktan sayısı, oktan say...

OKSİJENLİ SU; A\m. Wasserstoffsuperoxyd (n), Fr. Peroxyde (m) d’hydrogéne, eau (f) oxsgénée, İng. Hy dr ojen peroxide. Ağırlıkça % 2,5-3,5 hidrojen peroksit ihtivâ eden renksiz, hafif asidik öze...

OKSİJEN TEDÂVİSİ; hastalıkların tedâvisinde oksijen kullanılması. Oksijen, yiyecek ve içecek gibi hayâtın sürdürülmesinde gerekli üç temel unsurdan biri ve en önemlisidir. Bir insan açlığa günlerce, s...

Oksijenin hidrojen ve asetilen gazlarıyla birleştirilerek kaynakçılıkta kullanılması oldukça yaygındır

OKSİJEN; Aim. Saurestof (m), Fr. Oxygène (nı), İng. Oxygen. Elementler içinde çok bol bulunanı olduğu hâlde, eski kimyâcıların gözünden kaçan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. İlk defâ 1774 yılında ...

OKSİT; Alm. Oxyd (n), Fr. Oxyd (ni), İng. Oxide. Oksijen ve diğer bir elementten meydana gelmiş herhangi bir bileşik. Ekseriya bir önek oksijen atomlarının sayısını belirtmede kullanılır. Titan- dioks...

OKSALİK ASİT; Alm. Oxalsäure, Kleesäure (f). Fr. Acide (m) oxalique, İng. Oxalic acid. Bitki kökenli en tanınmış organik asitlerden biri. Kimyasal formülü (COOH)2’dir. Tabiatta; sodyum tuzu hâli...

Orta ve Güney Amerika ormanlarında yaşayan kuyruklu oklukirpi, yaprak, yumuşak bitki sapları ve meyvelerle beslenir.Orta ve Güney Amerika ormanlarında yaşayan kuyruklu oklukirpi, yaprak, yumuşak bitki sapları ve meyvelerle beslenir.

OKLUKİRPİ (Hystrix); Aim. Stachelsc- hwein, Fr. Porc, épie, İng. Porcupine. Familyası: Oklukirpigiller (Hystricidae), Okluağaçkirpisigiller (Coéndidae), Yaşadığı yerler: Eskidünyâ ve Amerika kıtasında...

OKKA; ilk çağlardan beri Ön Asya ve Ortadoğu ülkelerinde kullanılan eski bir ağırlık ölçüsü birimi. Okka, Arapça bir kelimedir. “Bugge, Kıyye” şeklinde de söylenmektedir. Okkanın ağırlık ö...

Zürafa gibi uzun dilini kullanarak ağaçların körpe filizleri ve yapraklarını yiyen Okapi, büyük bir zebrayı andırır

OKAPİ (Okapia johnstoni); Alm. Okapi (rı), Fr. Okapi (m), İng. Okapi. Familyası: Züra- fagiller (Giraffidae). Yaşadığı yerler: Kongo’nun nemli ve sık ormanlarında yaşar. Özellikleri: Görünüşü zü...