DEVEKUŞU

DEVEKUŞU DEVEKUŞU blş. i. Afrika’nın sıcak bölgelerine has çok büyük koşucu kuş: Çölde fırtınadan kaçmak için başını kuma sokan devekuşuna benziyorsun (H.E. Adıvar). [Bk. ANStKL.] |j Amerika devekuşu....

DEVLİ

DEVELİ DEVELİ, esk. Everek, İç Anadolu’da Kayseri ili) ilçe merkezi; 32 961 nüf.; yüksl. 185 m. Kayseri-Niğde kara yoluna ve Baş-:öy demiryolu istasyonuna 35 km’lik bir olla bağlıdır. Geçen yüzyıl ort...

DEVELLIOĞLU (Ferit)

DEVELLIOĞLU (Ferit) DEVELLIOĞLU (Ferit), türk dil bilgini’1906 Ankara 1985) Beyazıt rüştiyesinde okudu. Kumkapı Fransız mektebini ve Galatasaray lisesini bitirdi. Bir fransız bankasında mütercim...

DEVELOPATÖR DEVEI.OPATÖR i. (fr. developpateıır). Foto. Açınlayıcı banyosuna katılan ve gizli serbest gümüş madeni haline indirgeme özelliği olan madde. ANSiKL. Bütün developatör’lerin indirgeme...

DEVELOPE DEVELOPE sıf. (fr. développé’den). Foto. Develope etmek, bir fotoğrafı banyo etmek, developman işlemini yapmak. — Bale. Akademik balede yumuşak ve yavaş hareket. (Bacak kıvrılarak çeşit...

DEVELOPMAN DEVELOPMAN i. (fr. développement). Foto. Gizli görüntüyü açık ve kalıcı görüntü haline getirmek için yapılan işlemler dizisi. Bk. ANSİKL. — ANS i KL. Foto. Developman’da genellikle ik...

DEVELOPOİT

DEVELOPOİT DEVELOPOİT i. (fr. dévoloppoide). Mat. Bir eğriyi sabit bir açı altında kesen doğruların zarfına verilen ad. (L) DEVENDE sıf. (fars. deviden, koşmak’tan, devende). Esk. Koşucu, koşan, gezen...

DEY ENTER DEY ENTER, Hollanda’da (Overijsel idare bölümü^ şehir. IJsel ırmağının sağ kıyısın- Eugène DEVËRiA da; 64 300 nüf. Roman üslûbunda kilise; solda, «Henri IV’ün XV, XVI. yy .lara ait baş...

DEVENTER (Hendrik Van)

DEVENTER (Hendrik Van) DEVENTER (Hendrik Van), hollandalı kadın doğum uzmanı (La Haye 1651-Voorburg 1724). Kuyumcu idi. Sonra Groningen’de tıp öğrenimi yaptı. Modern ebelik konusundaki yeni buluşlarıy...

DEVER

DEVER DEVER i. (fr. devers). Bayınd. Taşıtların kaymasını ve devrilmesini önlemek için, dönemeçlerde yolun dış kenarının daha yüksek yapılması. — Dy. Demiryolu dönemeçlerinde, dıştaki rayı bir miktar ...