arupa-loka (Sanskrit ve Pali dillerinde “maddesi ya da biçimi olmayanlar dünyası”), Budacı düşüncede, yeniden doğuşun gerçekleştiği üç varoluş dünyasının en yücesi. Öteki iki dünya rupa-loka (biçimler...

Aruba, Antil Denizinde ada. Hollanda Antilleri’nin Leeward Adalan (Benedenwindse Eilanden) grubuna girer. Küçük Antiller’in güneybatı ucunda yer alan Aruba, Curaçao’nun 80 km batısına, Venezuela kıyıl...

Arthur I (d. 29 Mart 1187, Nantes, Bretanya – ö. 3 Nisan 1203 ?, Rouen yâ da Cherbourg), Bretanya dükü. İngiltere kralı II. Henry’nin torunudur. 1199’dan sonra İngiltere kralı olan amcası John’a...

Otomatizm, 1924’ten beri gerçeküstücülerin sanatta bilinçaltının yaratıcı gücünü ortaya çıkarmak amacıyla kullandıkları bir anlatım tekniği. Özellikle André Masson(*), Arshile Gorky(*) ve Max Ernst(*)...

Otomatistler, bir grup Kanadalı gerçeküstücü ressamın 1940’lann sonlarında oluşturduğu topluluk. Paul-Emile Borduas, Jean- Paul Riopelle, Jean-Paul Mousseau, Fernand Leduc, Marcel Barbeau, Roger Faute...

otomatik tabanca, merminin namluya sürülmesi, çekicili kaldırılması ve atıştan sonra boş kovanın dışarı fırlatılması işlemlerinde silahın geri tepme etkisinden yararlanılan tabanca. Otomatik tabanca 1...

otokataliz, bir kimyasal tepkimenin, tepkime sırasında ortaya çıkan ürünlerden birinin etkisiyle hızlanması. Kataliz etkisi gösteren ürünün miktarı arttıkça tepkimenin hızı da artar. Hidrokarbon bileş...

otomatik tüfek, merminin namluya sürülmesi, çekicin kaldırılması ve atıştan sonra boş kovanın dışarı fırlatılması işlemlerinde silahın tepme etkisinden ya da yanma gazlarının basıncından yararlanılan ...

Artemel, Talat (d. 24 Nisan 1901, İstanbul – ö. 4 Ağustos 1957, Bolu), tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen. Yapaylıktan uzak oyunculuğuyla döneminin yaygın anlayışından ayrılmış ve birçok genç ...

otomatik transmisyon, o t o m a t îk v ît e s olarak da bilinir, otomobillerde, dişli kavrama, hidrolik debriyaj ve çeşitli düzenleyici donanımlardan oluşan ve motor ile tekerlekler arasındaki hız ora...

otomatik piyano, m e k a n îk p îy a n o olarak da bilinir, bir parçayı otomatik olarak çalan, pedallar ve kollarla donatılmış müzik aleti. Aletin ilk biçiminde, klavyenin ön tarafına ABD’li mühendis ...

otomatik av tüfeği, her atıştan sonra, bir önceki atışın yanma gazıyla otomatik olarak dolan av tüfeği. Otomatik av tüfeklerinin doldurma mekanizması ve çalışma biçimi otomatik tüfeğinkinin aynıdır. O...

otomat, bir kez hareketlendirildikten sonra işlevlerini kısmen ya da tümüyle özkumandalı biçimde gerçekleştiren çeşitli mekanik aygıtların ortak adı. Ötomatlann büyük bölümü, doğadaki yaratıkların ve ...

otomasyon, o t o m a t ik l e ş t ir m e olarak da bilinir, insan müdahalesiyle gerçekleştirilen işlemlerde, bu müdahalenin yerini kısmen ya da bütünüyle makinelerin alması. Başka biçimde gerçekleştir...

Otomani kültürü, Balkan Yarımadasında, özellikle Romanya’nın Tuna bölgesinde görülen Son Tunç Çağı ve Demir Çağı kültürü. Başlangıç ve bitiş tarihleri çok tartışmalı çlmakla birlikte, genel olarak İÖ ...

Otolar, Siu dil öbeğinin Chiwere koluna bağlı bir dil konuşan Kuzey Amerika Yerlileri. 17. yüzyılda, aynı dili konuşan Missuriler ve Ayovalarla birlikte Vinebago’daki topraklarından ayrılarak güneybat...

otoklav, yüksek sıcaklıklara ve basınçlara dayanabilen, çoğunlukla çelikten yapılmış sızdırmaz kap. Kimya sanayisinde, boya üretiminde ve yüksek basınç isteyen kimyasal tepkimelerde çeşitli otoklav tü...

otokinetik etki, karanlık ortamda hareketsiz bir ışığın hareketli algılanması biçimindeki görsel yanılsama. Kişi, gözünü ayırmaksızın sabit bir ışığa baktığında, bir süre sonra yorgunluk nedeniyle göz...

otojir, döner kanatlı hava taşıtı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra yerini daha etkili bir taşıt olan helikoptere bırakmıştır. Otojirlerde ileriye doğru hareket motora bağlanmış bir pervaneyle, dikey harek...

otograf, yazann kendi el yazısından oluşan yazma. Alfabe kullanılarak yazılmış metin lerin yanı sıra, bestecinin kendi kaleminden çıkmış notaları da içerir. Aynca bir kişinin kendi el yazısıyla attığı...