1- Uğur sayma, hayra yorma. 2- Fal açma, fala bakma. 3- Tefeül etmek, fala bakmak. Falcılık, Fal açma, fala bakma. Tefeül etmek, fala bakmak. (Bakla, kahve telvesi, ayna vb.’ye bakma, tası okuma...
Parçalanma, dağılma, ayrılma. Esk. tıp. Teferruk-ı ittisal, herhangi bir sebepten ötürü ya da bir hastalık sonucu ciltte yarıklar ve çatlaklar oluşması....
1- Bir bütünü oluşturan ve ikincil nitelikte oldukları da düşünülen öğeler; ayrıntılar; Bir olayın bütün teferruatını öğrenmek. Teferruatla uğraşmak. En küçük teferruata bile önem verir. 2- Teferruata...
1- Bilim ya da sanatta bilginin en üst noktasına erişme, her şeyi bilme, öğrenme. 2- Konuşma ya da tartışmada çeşitli üslup ya da iddialara başvurma, çeşitli biçimde söz söyleme. 3- Tefennün etmek, ey...
Akdeniz bölgesinde Burdur iline bağlı ilçe; 13 667 nüf. (1990); 14 köy. Merkezi, Burdur’un yaklaşık 63 km güney-batısında Tefenni, 5 458 nüf. (1990). Tarım (tahıllar, şekerpancarı, üzüm, vb)....
Sık dokunmuş bez, kumaş vb. için kullanılır; Tefeli bez. (Dokunan kumaşın atkı ipliklerini sıkıştıran tarak, tefeye bağlı olduğundan ve tefeye kuvvet verilerek atkı ipliklerinin iyice sıkışması sağlan...