Ne çok yangınlar var yüreğimizde, hepsi Allah’a emanet
Her insanın kalbinde görünmeyen yangınlar vardır. Kimi zaman bir kaybın acısı, kimi zaman hayallerin kırılması, kimi zaman da sevdiklerimize duyduğumuz özlemler bu yangınları harlar. Dışarıdan bakıldığında belli olmaz; yüzümüz gülse de yüreğimizde sessiz bir ateş yanmaya devam eder. İşte bu noktada insanın en büyük dayanağı, o yangınları Allah’a emanet edebilme gücüdür.
Yüreğimizdeki acıları taşıyacak kudret yalnızca Allah’tadır. Çünkü insan sınırlıdır, gücü kırılgandır. Oysa Allah sınırsızdır; rahmetiyle, merhametiyle kulunun içindeki en gizli yarayı dahi sarar. Dualarımız, işte bu nedenle sadece bir söz değil; kalbimizdeki ateşi Rahman’a teslim etmenin en samimi yoludur. Ne kadar büyük olursa olsun hiçbir yangın, Allah’ın kudreti karşısında çaresiz değildir.
Bazen yaşadıklarımız bizi tüketiyor gibi hissettirir. Fakat unutmamak gerekir ki her yangın, sabırla ve teslimiyetle ilahi bir imtihana dönüşür. Allah’a sığınmak, “Ben tek başıma bu yükü taşıyamam, Sana emanet ediyorum” diyebilmektir. Bu teslimiyet insana güç, kalbe huzur, ruha ise sükûnet verir. Çünkü biliriz ki emaneti en güvenli ellere bırakmışızdır.
Bugün yüreğimizde hangi yangın yanıyor olursa olsun, unutmamalıyız: Hepsi Allah’a emanettir. Ateşin bizi yakmasına izin vermek yerine, onu dua ile, teslimiyetle, sabırla O’na bırakmalıyız. İşte o zaman yangınlar bizi yakmaz, aksine bizi olgunlaştırır. Kalplerimizdeki ateşler, Allah’ın rahmetiyle birer nur kaynağına dönüşür.








