Home / Anlamlı Sözler / Olduğun Gibiysen Eğer Olmamışların Gönlünde Barınamazsın

Olduğun Gibiysen Eğer Olmamışların Gönlünde Barınamazsın

olduğun gibiysen eğer olmamışların gönlünde barınamazsın
olduğun gibiysen eğer olmamışların gönlünde barınamazsın
olduğun gibiysen eğer olmamışların gönlünde barınamazsın

Olduğun Gibiysen Eğer Olmamışların Gönlünde Barınamazsın

Olduğun Gibiysen Eğer Olmamışların Gönlünde Barınamazsın

Bu başlık önce sert, sonra hüzünlü bir gerçeklikle karşı karşıya bırakır bizi: her zaman herkesin beklentilerine uyan biri olamayız. ‘Olmamışlar’ derken kastedilen; koşullara, statülere veya beklentilere göre şekillenen; kendi içinden kopuk, başkalarının gözünde var olmaya çalışan kişiler — ya da toplumun bir kesiminin ‘olması gereken’ olarak etiketlediği imgeler.

Neden bazı insanlar kalbimizde yer bulamaz?

Bir insanın gönülde yer etmesi, yalnızca dışarıya çizilen profilin kusursuzluğuyla ilgili değildir. Bizi içine çeken şey; genellikle samimiyet, açık sözlülük, hata yapabilme cesareti ve bağ kurma arzusudur. Gerçek insan ilişkileri bir tür karşılıklı görünürlük işidir: birbirimizi olduğumuz gibi gördüğümüz ve o hâliyle kabul ettiğimizde bağ kurulur.

“Olmak, görünmek değildir; anlaşılmaktır.”

Olmamışların çekiciliği ve sınırlılığı

Toplum bazen ‘olmamışları’ ödüllendirir — kusursuz imajlar, sürekli ‘güncellenen’ kimlikler ve başarı gösterileri… Bu tür başarılar geçicidir çünkü onları yaratan enerji, dış onaya dayanır. İçte bir boşluk varsa, o boşluk hangi maske takılırsa takılsın gizlenemez. Bu yüzden ‘olmamışlar’ derinlerde bir yerde kalır; gönül bağları kurmazlar, çünkü bağ kurmak için gerekli kırılganlık ve sabır eksiktir.

Kendin olmanın pratik adımları

  • Sınırlarını bilmek ve korumak: Herkesle her şeyi paylaşmak zorunda değilsin. Ancak paylaşmadığın şeylerin ardında saklanma dürtüsü varsa, sorgula.
  • Hata yapmaya izin vermek: Mükemmeliyetçilik, samimiyeti öldürür. Hatalarını sahiplenmek güven inşa eder.
  • Dinlemek ve görünür olmak: İyi ilişki kurmak için birinin seni gerçekten dinlediğini hissetmen gerekir — aynı şekilde karşındakini de dinlemelisin.
  • Kendine hikâyeni yazma izni ver: Başkalarının beklentileri yerine kendi değerlerinle uyumlu seçimler yap.

Toplum ve birey: bir denge meselesi

Birey olarak özgün olma arzusu ile toplumun normları arasında sıkışmak yaygındır. Burada kilit nokta, toplumla dönüştürücü bir ilişki kurmaktır: ya tamamen teslim oluruz ya da sürekli çatışırız. İkisi arasında mümkün olan en sağlıklı yol, kendi sınırlarımızı çizip, aynı zamanda ortak yaşamın gerektirdiği sorumlulukları üstlenmektir.

Son olarak, insanların gönlünde yer etmek bir maraton gibidir; kısa bir gösteri değil. İstikrarlı, küçük ama içten eylemler, yüzeysel beğenilerden daha kalıcı bir iz bırakır.

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir