Home / wiki / MAHYA

MAHYA

MAHYA; Ramazan ayma mahsus olmak üzere,
çifte minâreli câmilerde, iki minâre arasına gerilen
iplere kandiller veya elektrik ampulleri asılması
sûretiyle yazılan yazı veya çeşitli motifler. Mahya,
Farsça bir kelimedir. Lügatte, yalnız Ramazan
ayına mahsus olmak îtibâriyle buna “aylık” mânâsına
“mahya” denilmiştir. Aslı “mâhiye” dir.
Beşik örtüsü gibi çatılarda, damın iki meyilli yüzlerinin
birleştiği yere de yanlış olarak “mahya”
denilmektedir. Dam sularını iki tarafa akıtan bu
oluklara, “su” mânâsına gelen “mâiye” denilir.
Târihî bilgilere göre; Çifte minâreli câmilere
mahya kurulması Sultan Üçüncü Ahmed Han devrinde
(1673-1736) ortaya çıktı. Bu devirde on iki
sene kadar sadrazamlık yapmış olan Dâmâd İbrâhim
Paşa, 1719 senesinde çifte minâreli câmilere
mahya konulmasını sağladı. İslâm dîninde bildirilmeyen
ve yeri olmayan bu iş sonraları bir sanat
dalı hâline getirildi ve yaygınlaştı.
Mahyalar her Ramazan aymda büyük câmilerin
karşılıklı iki minâresi arasına kandillerle “Lâ
ilâhe İllallah” gibi bâzı dînî ve ahlâkî cümleler
yazılarak kurulur. Bu mahyalan kurmak için evvelâ
büyükçe bir kâğıt üstüne iki minâre arasındakimesâfeye göre bir ölçek dâhilinde paralel bir çizgi
çizilip, bunun alt tarafına yazı yazılır. Sonra
bu yazının harfleri üzerine uygun ve eşit aralıklarla
noktalar konur. Bu noktalar kandillerin asılacakları
yerlerdir. Bundan sonra belirtilen noktalardan
yukanki paralel çizgiye birer dik hat çekilir. İtibâr
edilen ölçeğe göre bu çizgilerin boyları ölçülür.
Her biri için, o boyda bir ip hazırlanır. Sonra
bu iplerin bir ucuna bir makara ve diğer ucuna
bir kandil kutusu bağlanır.
İpler bu sûretle hazırlandıktan sonra resimde her
kandil ipinin yazıdaki vaziyetine göre birbiri arasındaki
mesâfesi ölçülerek, o mesâfelere eşit uzunlukta
iplerle makaralar birbirine bağlanır. Artık
mahya hazırlanmış demektir. Bunu iki minâre arasına
asmak için evvelâ karşılıklı iki minâre şerefesi
arasında kalın bir ip gerilir. Diğer bir ipin bir
ucu da yazının ilk kandili makarasına bağlandıktan
sonra, karşı şerefeye bağlı bir makaradan geçirilerek
mahyacının bulunduğu şerefeye uzatılır ki, bu
da gerilmiş olan diğer ipin alt tarafında bolca olarak
durur. Gündüzleri iki minâre arasında biri paralel
ve gergin, diğeri altta kavisli ve bol olarak görülen
ipler bunlardır. Her akşam değiştirilen yazılara âit
ipler, gündüzden takımıyle alınarak şerefeye çıkarılır.
Sırasiyle mahya ipinin makaralarına takılacak
o yazıya mahsus olan ara ipleri de bağlanır.
Gece mahya kurulacağı zaman (ki umûmiyetle akşam
namazından sonradır) şerefenin kenarında duran
bu ipler, sırasiyle birer birer alınarak uçlarına birer
kandil takılıp yakılır ve aşağıya salıverilir. Kandiller
yandıkça karşıya giden ve oradaki makaradan
geçip gelen ip çekilmek sûretiyle makaralar tahrik
edilerek öbür minâreye doğru gönderilir.
Bu sûretle evvelâ yazının baş harfleri ve sonra
ortadaki ve nihâyettekiler teşekkül ederek, yazı
meydana gelir. Mahyalarda gösterilen yazılar
umûmiyetle şunlardır:
“Safâ geldin ey Ramazan”, “Merhabâ yâ şehri
Ramazan”.
“Bismillahirrahmânirrahîm”, “Elvedâ yâ şehri
Ramazan”.
“Ya Allah” ve “Muhammed””Lâilahe illallah”
“Ahlâk, dînin temelidir”, “İnsaf, îmânın yarısıdır”.
“Dünyâ âhiretin tarlasıdır”
Eskiden Ramazanın on beşinden sonra da gemi,
top, kayık, köşk, ağaç, çiçek ve şâire gibi resimler
göstermek âdetti.
Mahya iplerini tertib etmek ve mahya kurmak,
bilgi ve tecrübeye muhtaç bir iş olduğundan,
eskiden her büyük câminin bir mahyacısı
olurdu. Bunlar ekseriya birbiriyle yarış edercesine
en güç terkipleri yaparak, sanatlarını göstermek
isterlerdi.
Eskiden mahyalar, kandillerle kurulurdu. Kandillerde
zeytinyağı, fitil tükeninceye kadar yanar,
sonra sönerdi. Şimdi mahyalar elektrik ampulleriyle
kurulmaktadır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir