Home / wiki / MARKA VE MARKACILIK

MARKA VE MARKACILIK

MARKA VE MARKACILIK; Aim. Warenzeichen
(n), Stempel (m); Warenzeichenherstellung (f)
Stempelherstellung (f), Fr. Marque (f), et sa fabrication
(f), İng. Mark, sign, brand, ticket, and marking.
Herhangi bir maddeyi tanıtmaya, benzerlerinden
ayırmaya, eşyâlarm îmâl edildikleri yerleri
belirlemeye yarayan, resim, harf, mühür ve rakamlardan
yapılan işâretler. Çeşitli madde ve parçalardan
yapılan, para ve bilet yerine kullanılanparçalara da “marka” denir. Denizcilikte bir tehlikeyi
ve geçidi göstermeye yarayan işaretlere, tekstil
sanâyiinde kumaş toplarının başlarına baskıyla
ve iplikle yazılmış isim ve işâretlere de bu isim verilir.
Sanat eserleri üzerine, imzâ yerine konan değişik
işâretlere de marka denmektedir.
Marka ve markacılık, ilk olarak eski Türklerde
hayvanların sağ veya sol arka bacaklarının yan
taraflarına, kime âit olduğunu belirtmek için, kızdırılmış
çeşitli demir şekillerinin vurulmasıyla ortaya
çıkmıştır. Bugün Anadolu’da sürü sâhiplerinin
kendi hayvanlarını, diğer sürülerden ayırmak için
hâlâ aynı metodu uyguladıkları görülmektedir.
Göktürklerde “marka” kelimesi yerine “tamga”
(damga) kelimesinin kullanıldığı, târih kitaplarında
yazılıdır. Hattâ Göktürk Alfabesinin her kabileye,
her boya, her devlete âit “tamga”lardan meydana
çıktığı rivâyet edilmektedir.
Osmanlı Devletinde marka ve markacılık, “lonca”
teşkilatının kurulmasıyla başladı. Yünlü mâmüllerde
boyacının ve malın üretildiği yerin damgası,
bu zanaatla ilgili lonca teşkilâtının işâreti bulunurdu.
Bu damgayı (markayı) taşımayan mallar,
halk arasında pek rağbet görmezdi. Son devirlerde
“Alâmet-i fârika” (ayırıcı belirti) deyimi de bu şekilde
ortaya çıktı.
Avrupa, ortaçağın ilk yıllarında “marka” kelimesini
tanımaya başladı. Bu başlangıç, insanların,
şahsi eşyâlarma çeşitli resim ve motiflerin çizilmesiyle
kendini gösterdi. Fransa krallarının çamaşırlarına
“marka” olarak fildişi mühürler üzerine
işlenmiş zambak resimlerinin vurulması ve işlenmesi
bunun bir delilidir.
Bugün ise marka, reklâm özelliğini taşıyan ve
satılan mal veya eşyânın kalitesini belirtmek gayesini
güden işâretler hâlini aldı.
Markalar, hukûkî bir statüye tâbidir. Tescil ettirilen
markalar, hukûken korunma altına alınmıştır.
Sınâî mülkiyetine tâbidir. Belli kânûnî şartlara
uyulması şartıyla millî sınırlar içerisinde korunduğu
gibi milletlerarası alanda da korunur. Herhangi bir
markanın bu şekilde korunabilmesi için 1891 târihli
Madrit Antlaşması hükmünce Bern’de mevcut olan
“Sınâî Mülkiyet” bürosuna mürâcaat edilmesi ve
buranın istediği gerekli şartlar yerine getirilerek, bu
teşkilâtın özel siciline kaydolunmak lâzımdır. Bu
sûretle tescil edilen bir markanın, 20 yıl milletlerarası
geçerliliği olduğu gibi, kânûnî korunmadan
faydalanılır. Bu durumda, belirli bir markayı taşıyan
ve başarı sağlayan ticârî bir malın markasını aynı
amaçla bir başkasının kullanması suçtur. Bu hareketi
yapan firma ve kimseler haksız bir davranış
içinde bulunmuş olurlar.
Cumhûriyet Türkiye’sinde markalarla ilgili
durum, 1965 târih ve 551 sayılı markalar kânunuyla
düzenlenmiştir.Bakanlar Kurulu bâzı mallara marka kullanma
mecburiyetini resmen koyabilir. Kânunda belirtilen
markalar: 1) Ferdî marka: Gerçek veya tüzel kişiler
tarafından yalnız başına bağımsız olarak kullanılır.
2) Müşterek markalar: Gerçek veya tüzel kişilerin
aralarında yaptıkları sözleşmelere göre aynı
veya değişik mallar için kullanılır. 3) Birlik
markası: Belirli bir malı yapan kimselerin menfaatlarını
korumak, aralarındaki denetimi sağlamak
için kurmuş oldukları tüzel kişilik tarafından kullanılır.
Markanın nasıl ve ne şekilde olacağı kânunun
diğer kısımlarında şartlara bağlanmıştır.
Markaların yapılışı ve çizilişi: Elbiselere,
mendillere, iç çamaşırlarına, yastık yüzlerine işlenen
markalar. Bunları kullanan kişilerin isim ve
soy isimlerinin baş harflerini taşır. Bunlar pşyâlann
kaybolmamasını sağladığı gibi, insanlann zevklerini
de ortaya koyar.
Bu özellikteki markalar; üst üste veya yan yana
alfabenin çeşitli harflerinin bir araya gelmesiyle
meydana gelir, fakat bu işaretler bir harf görünümünü
verirler. Markalar birkaç harften meydana
geldiği gibi, tek harfin simetrik olarak meydana getirdiği
markalar da vardır. Bâzı markalarla harfler
sırt sırta geldiği gibi karşı karşıya da işlenir. Harflerin
üst üste veya sarmaş dolaş olduğu markalar
da mevcuttur. On dördüncü asrın kemer, kolye,
zincir ve buna benzer eşyalarında bu şekil markaları
görmek mümkündür.
Ticâret hayâtında markanın görevi, üzerine
vurulduğu maddenin sâhibini ve kuruluşunu temsil
etmektir. Bu cins markalar; bir şekil olduğu
gibi resim de olabilir. Bunlar ticâret mallarının iç
kısımlarına işlendiği (ceket, palto vs.) gibi, dış
yüzeylerine de işlenmektedir (Bütün sanâyi mallarında
olduğu gibi).

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir