Home / wiki / ANGİOGRAFİ

ANGİOGRAFİ

ANGİOGRAFİ (Anjiyo); Alm. Angiographie
(f), Fr. Angiographie (n.f), İng. Angiography.
Damarların X ışınları kullanılarak incelenmesi ve
filminin çekilmesi. Kan veya lenf damarları bu
şekilde incelenebilir. Damarlar direkt röntgen filmlerinde
görülecek kadar kontrast (kesif) değildir.
Ancak içlerine X ışınlarını geçirmeyen yâni radyoopak
bir madde zerkedildiği zaman çekilen filmlerde
damarlar görülebilir hâle gelir. Angiografi,
damarlardaki anevrizmaları (genişleme, balonlaşma),
trombus (tıkaç) gibi sebeple (içten) veya
tümör veya komşu bir organın tazyiki ile (dıştan)
tıkanmalarını, bu damarların yine bir tümör veya
başka bir organ tesiriyle itilerek yer değiştirmelerini
ortaya çıkarır. Angiografi zor fakat teşhis değeri
diğer filmlere göre çok yüksektir. Herhangi bir
organa âit bir damarın darlığını veya tam tıkanıklılığım
ancak angiografiyle anlamak mümkündür.
Meselâ kalbi (yâni kalb adalesini) besleyen damarlar
olan koroner arterlerin daralma veya tıkanmasını
en iyi gösteren metod koroner anjiografidir.
Kezâ tansiyon yüksekliklerinin en mühim
sebeplerinden biri olan böbrek atardamarının darlığını
en iyi Renal Angiografi ortaya çıkarır.
Pratikte ve halk arasında angio denildiği zaman
akla hemen koroner angiografisi gelmektedir.
Halbuki vücuttaki hemen bütün organ ve sistemlere
âit kan damarlarının ye lenf damarlarnın
da angiografisi yapılabilmekte ve âit olduğu organ
veya sistemin adıyla anılmaktadır. Beyin damarlarına
âit (Serebral Angiografi), akciğerlere âit
(Pulmoner Angiografi), koronerlere âit (Koroner
Angiografi), böbreklere âit (Renal Angiografi),
karaciğer-dalak incelenmesi için (Splenopofrtografi,
Hepatit partografi, Hepatik örter angio
grafisi vs.), barsakların incelenmesi için (Çoliak
Angiografi) bilinen angiografilerdir. Ayrıca
lenf damarlarının ve lenf sisteminin incelenmesi
için, lenfangiografi yapılmaktadır. Bir de safra
yollarına opak madde verilerek koledok ve
safra kanalları ağacının incelenmesi vardır. Buna
her ne kadar kolanjigrafi deniliyorsa da isminden
başka ilgisi yoktur. Çünkü istisnâî olarak
verilen ismin aksine incelenen kanallar damar
değil safra yollarıdır.
Angiografide esas, cilt yoluyla ilgili damara giden
ana damara ulaşıp bir kateter ile girmek ve
röntgen skopi ekranında (veya televizyon ekranında)
tâkib ederek ilgili organın ilgili damarına girerek
oraya radyoopak madde zerkedildikten sonra
seri filmler çekmektir.Buraya kadar anlatılandan anlaşıldığı kadarıyla
angio denildiği zaman sâdece teşhise yönelik
bir tıbbî teknik anlaşılmaktadır. Halbuki tedâvîye
yönelik (terapötik) angiografi de yapılmaktadır.
Bilhassa habis tümörlerin (kanser gibi) tedâvisinde
kemoterapötik ilâçların kateter aracılığı
ile direkt olarak, tümör içine zerk edilmesi hem
tedâvîyi daha te’sirli yapmakta, hem de doku tahrip
edici etkiye sâhip olan kanser ilâçlarının sağlam
dokulara olan yan etkilerinin daha az olmasına
sebeb olmaktadır.
Kezâ balon anjioplastisi denilen metodla ucunda
balon bulunan sondayı damar içinden daha önce
geçirilmiş olan kılavuz kateterin içinden geçirerek
kanayan bir damarın kanayan odağını kapatacak
şekilde balonu şişirmek mümkün olabildiği
gibi, koroner arterlerin bilhassa tam tıkanmamış kısımlarını
yine balon metoduyla açmak da mümkün
olmaktadır. Tedâvi amaçlı angionun başka çeşitli
kullanılma alanları da vardır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir