Arzu ile Kanber, birbirlerini kardeş sanarak
büyüyen iki gencin aşklarını anlatan ve
17. yüzyılda ortaya çıktığı sanılan Türk halk
öyküsü. Konusu şöyledir: Bir kervan, yolda
eşkıya baskınına uğrar. Baskından yalnız
küçük bir erkek çocuk sağ olarak kurtulur.
Bir aile tarafından evlatlık olarak alınan
çocuğa Kanber adı verilir. Bir süre sonra bu
ailenin bir kız çocuğu olur, adını Arzu
koyarlar. İki çocuk birbirlerini kardeş sanarak
büyürler. Bir süre sonra aralarında ilgi
ve yakınlık başlar. Kardeş olmadıklarını
öğrenince de evlenmek isterler. Arzu’nun
annesi bu evliliğe karşı çıkar ve kızını
zengin bir tüccarla evlendirir. Ama adam
kısa bir süre sonra ölür. Arzu ile Kanber
evlenmek için yeniden uğraşırlarsa da, anne
engel olur. Aşıklar bir raslantı sonucu
birbirlerini bulurlar. Kavuşmanın heyecanıyla
ikisi de bayılır. Sürekli olarak kızını
izleyen kötü yürekli anne onları gene ayırmak
ister, ama gençlerin çevresi su ile
kaplandığından yanlarına ulaşamaz. Az
sonra ila sevgilinin göğüslerinden birer
güvercin çıkarak uçar ve böylece ikisi de
orada can verirler.
Arzu ile Kanber Türkler arasmda çok
yaygın bir aşk öyküsüdür. Anadolu, Rumeli,
Azerbaycan, Türkistan ve Irak’ta (Kerkük)
dilden dile dolaşır. Pek çok kez halk
kitabı biçiminde basılan ve ilgiyle okunan
bu öykünün, kitaplıklarda yazma nüshalarına
da rastlanır






