ateşli romatizma, A grubu hemolitik
streptokoklardan ileri gelen ve tüm vücudu
etkilemekle birlikte, özellikle yüksek ateş,
eklemlerde ve kalpte iltihaplanmayla nitelenen
hastalık. Özellikle çocuklarda ve gençlerde,
en çok da 5-15 yaşlan arasında
görülür. Gerçek nedeni yeterince açıklanamamış
olan bu hastalığın, hemolitik streptokokların
doğrudan etkisinden çok, bu
hastalık yapıcı mikroorganizmalara toksinlerine
karşı vücudun geliştirdiği alerji türünden
bir tepkiden kaynaklandığı sanılmaktadır.
Streptokok enfeksiyonuna uğramış kişilerin
yaklaşık yüzde iki ile üçünde sonradan
ateşli romatizma ortaya çıkmaktadır.
Hastalık, streptokoklann genellikle boğazda
yerleşmesinden birkaç gün ile altı hafta
kadar sonra ani bir ateş, eklemlerde ağrı ve
iltihaplanmayla başlar. Kalp üfürümlerinin
duyulmaya başlaması, kalp atışlarının hızlanması
ve kalbin büyümesi, hastalığın kalbe
yerleştiğini gösterir. Kalp kasının ve
destekleyici yapıların iltihaplanması, kalp
kapakçıklannda kalıcı nedbelere ve kasılmalara
yol açarak hastanın yaşam süresini
kısaltır. Ateşli romatizmanın öbür belirtileri
arasmda deri altı yumruları ve eritema
marjinatum gibi deri döküntüleri, kol ve
bacaklarda amaçsız ve istemdışı hareketlerle
tanımlanan, sinir sistemi kökenli kore
hastalığı, aynca kann ağnsı, brun kanaması,
halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı sayılabilir.
Ateşli romatizmanın klinik belirtileri,
şiddeti ve ikincil etkileri, genellikle hastadan
hastaya büyük ölçüde değişir: Fark
edilemeyecek kadar hafif biçimde atlatılabileceği
gibi, kalp yetmezliği ve ölümle sonuçlanan
ağır ve akut bir kriz biçiminde de
ortaya çıkabilir. Hastalığın gelişme süreci
içinde, boğazdan ya da mikroorganizmalar
a yerleştiği başka vücut bölgelerinden
alman örneklerin kültürlerinde streptokoktan
izleyebilme süresi pek uzun olmamakla
birlikte, bu mikroorganizmalara karşı oluşan
streptolizin O gibi antikorlann kandaki
düzeyinin yüksek olması tanıyı kolaylaştırır.
A grubu hemolitik streptokoklann hepsi
duyarlı kişilerde ateşli romatizmaya neden
olabilir ve bir türün yol açtığı enfeksiyon
öbür türlere karşı bağışıklık oluşturmaz.
Üstelik ateşli romatizma geçiren kişiler
yeniden hastalanmaya özellikle yatkındırlar.
Ateşli romatizmaya ilk kez ve yeniden
yakalananlarda hastalık penisilinle etkin bir
biçimde önlenebilir. Hastalığın belirtilere
yönelik tedavisi ise, salisilatların ya da
steroit grubundan bir hormonun kullanılmasına
dayanır. Kalp kapakçıklarındaki
daralmanın düzeltilmesi için de cerrahi
yöntemlere başvurulabilir.
Ateşli romatizmanın görülme sıklığı ve
şiddeti, gelişmiş ülkelerde 20. yüzyıl ortalanndan
bu yana giderek azalmıştır. Streptokoklardan
ileri gelen öbür bulaşıcı hastalıklar,
örneğin kızıl için de aynı durum söz
konusudur. Penisilinin ve başka ilaçlann
kullanımına bağlı olmayan bu azalma, hastalığın
giderek ortadan kalktığını düşündürmekteyse
de, birçok ülkede ateşli romatizma
bugün de ciddi bir sorun olarak varlığını
sürdürmektedir.






