Home / wiki / A N T A L Y A

A N T A L Y A

Akdeniz sâhilinde turizm bakımından çok gelişmiş bir ilimiz. Ülkemizin muz ve portakal bahçesi olarak isimlendirilen Antalya; Akdeniz kıyısında, İçel (Mersin) Konya, İsparta, Burdur ve Muğla illeri ile çevrilidir. İl toprakları 36°06′ ve 37°27′ kuzey enlemleri ile 29°14′ ve 32°27′ doğu boylamları arasında yer alır. Üç tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. Güzel iklimi, verimli toprakları, orman zenginliği, sâhillerinin güzelliği târihî yerleri ile en zengin şehirlerimizden
biridir. Antalya’ya “Türkiye’nin Riviera”sı denilmektedir. Trafikteki numarası (07)dir. İsminin Menşei Bergama Kralı İkinci Attalos tabiî güzellikleri çok zengin olan bu bölgede bir şehir kurulmasını istemiş ve kurulan bu şehre “Antalela” ismini vermiştir. Türkler bölgeyi feth edince, şehrin ismini Antalya olarak değiştirmişlerdir. Târihi Antalya’nın târihi çok eski devirlere dayanır.
^ ‘ M
— —————– .————-. . . vuuııuıı 9umaıuu .
Fârâbi’nin İhsâu’l-Ulûm ve Et-Ta’lîm-us- Sânî’si, İbn-i Sinâ’nın Eş-Şifâ’sı, Resâil-i İh- vân-ı Safâ, Ebû Hayyân Tevhidî’nin Risâle fi’l- Ulûm’u, Şah Veliyyullah Dehlevî’nin Huecet-ul- lah-il-Bâliga’sı, Nev’î’nin Netâyicü’l-Fünûn’u,
Yeni Rehber Ansiklopedisi 198
} ve komanın eşiğinde olan hastaya antabuse verilmez. Hastadan habersiz vermemelidir. Hastanın arzusu ile verilir. Antabuse, her gün kullanmak gerektirdiği halde, vücudda adale içine konan ve bir defalık konunca altı ay-bir sene hastada etkili olan preparatları da vardır.
Manavgat şelâlesi.
Aspendos su kem eri. Antalya’da bir portakal bahçesi.
Karain mağaralarında mîlâttan önce yaşıyanların eşyâlanna rastlanmıştır. Hitit devrinde “Irkların Ülkesi” mânâsına gelen “Pantilya” ismi ile anılırdı. M.Ö. 7 ve 8. asırlarda bu bölgeye yapılan göçler sebebiyle bölgenin nüfûsu çoğaldı. M.Ö. 700-546 arasında Lidyalılar, sonra Pers- ler ve M.Ö. 333’te Makedonya Kralı Büyük İskender’in eline geçti. M.Ö. 2. asırda da Romall- lar’ın hâlrimivp.tine pirdi. Roma imnaratorıı An
parçalanmasından sonra ise buraya Doğu Roma (Bizans) hâkim oldu. 1071 M alazgirt Savaşından sonra Antalya Türklerin eline geçti. Bizanslılar birkaç defâ Antalya’yı geri almak istemişlerse de, 1206-1207’den sonra Antalya günümüze kadar devamlı Türk toprağı olarak kaldı. Antalya’nın ilçesi olan Alanya, Selçuklular zamanında kıs avlarında devletin başkenti olm us
Düden Şelalesi.
Serik ilçesindeki Köprüçayı ve eski köprü.
Antalya’da bir muz bahçesi. Roma İmparatoru Hadrianus’un Antalya’yı ziyaretinin hatırası olarak yapılan Hadriana kapısı.
tılmıştır. Osmanlı devrinde Konya’ya bağlı (Teke için, girinti ve çıkıntısı fazladır. Sâhillerde deniz Sancağı) olarak Cumhûriyet devrine kadar gel- derindir. Körfezin doğu kıyısında, dağlar sâhile pa- miştir. ralel olduğundan denizde büyük bir kumsal şerit Osmanlı Devletinin Birinci Dünyâ Harbinde vardır. Bu sâhiller Türkiye’nin en güzel manzara- yenik sayılmasından sonra, İtalyanlar tarafından iş- lı kıyılarıdır. gâl edildi. İtalyanlar 9 Temmuz 1922’de buradan Dağları: Batı Toros Dağları karalar içine girve Anadolu’dan çekildiler. miş Antalya Körfezinin iki kıyısını tâkib eder.
tonius, Antalya’yı Mısır Kraliçesi Kleopatra’ya hediye etmiş, Kleopatra da Antalya ormanlarındaki Sedir ağaçlarından kuvvetli donanma hazırlamıştır. Pamfilya ve Klikya bölgedeki Roma hâkimiyetine karşı çıkarak bağımsız oldular. Roma’nın
Yeni Rehber Ansiklopedisi 200
tur. İlhanlIların saldırmaları ııe aeıçuKiuım £,ay ıı- layınca, Antalya, Hamidoğulları ve Tekelioğulla- rının idâresinde kalmıştır. Osmanlı Devleti, Anadolu’da birliği temin edince 1391’de Sultan Yıldırım Bâyezîd zamânında Osmanlı Devletine ka
Antalya, güneyinde dik yamaçlarla kesilen Akdeniz ve kuzeyde ona paralel uzanan Toroslar ile çevrilidir. İlin % 70’i dağlıktır. Ovalar % 13’tür. Yaylaları güzel olup, Tekeli ile Gidev yaylası meşhurdur. Kıyılarının uzunluğu 450 kilometredir. Körfezin batı sâhillerine dağlar dik olarak indiği
yelpâze gibi birbirinden ayrılır. Körfezin batısıı daki Tahtalı dağlan bir duvar gibi yükselir. Tahta Dağları, Bey Dağlan ile birbirine paralel olup ar< larında Alakır Çayı yer alır. Başlıca dağları; Akda (3069 m), Şeytan Dağı (2403 m), Geyik Da* (2890 m), Kızılca Dağı (2591 m), Alaca Dağ (233
Yeni Rehber Ansiklopedisi 20
m), Kuhu Dağı (2409 m). Bey Dağı (3069 m) ve Yıldız Dağı (2619m)dır. Ovaları: Antalya’da Elmalı, Manavgat, Kasaba, Alara, Alanya ve Finike ovalan vardır. Bu ovalar su bakımından zengin ve bereketlidir. Akarsuları ve gölleri: Akarsuların hepsi To- rosların güney yamaçlarından çıkar ve güneye doğru akarlar. Bâzıları güzel çağlayanlar meydana getirirler. Önemli akarsuları ve gölleri şunlardır: Aksu Çayı: İsparta’dan gelen fabrika deresi, Kovada gölünden çıkan dere ile birleşerek Aksu ismini alır. Perge harâbeleri doğusundan gelerek Antalya körfezine dökülür. Köprü Su Çayı: Anamas Dağlarından Belkıs (Aspendos) harâbelerinin doğusundan geçip, Antalya Körfezinde denize ulaşır. Manavgat Çayı: Gembos Ovasının doğusundaki dağlardan çıkar; Karapınar sularını alıp, Handos’ta dar bir boğaza girer. On iki kaya deliğinden sonra çağlayan meydana getirir. İkinci bir çağlayandan sonra Gökböget Gölcüğüne dökülür. Manavgat Çağlayanını meydana getirdikten sonra, Antalya Körfezine dökülür (Sâniyede 155,5 metreküp su akıtır). Düden Çayı: Antalya’nın 30 km kuzeyinden doğar. Bâzan yer altından, bâzan da yer üstünden akar. Birçok şelâleler meydana getirir. Ktrkgöz’de yerin altına girer. 10 km sonra yer yüzüne çıkar ve 3 km sonra tekrar bir mağara tüneline girer. Tüneldeyken yeraltı sulan karışır. Lara plajında 50 m yükseklikten denize dökülür. Diğer akarsuları; Gâzipaşa, Alara, Alakır, Karpuz, Dim, Kargı, Korkuteli ve Karaman çaylarıdır. Karagöl: Elmalı Ovasının tabanında yer alır. Yüzölçümü 21 kilometrekaredir. Yazın suları azalır derinliği azdır. Söğüt Gölü: Antalya ve Burdur arasındadır. Yüzölçümü 40 kilometrekaredir. Derinliği azdır. Denizden yüksekliği 1345 metredir. Kışın donar, yazın etrâfı sazlık ve bataklıktır. Avlan Gölü: Yüzölçümü 10 kilometrekaredir. Derinliği azdır. Elmalı ovasının güneyindedir. Ova Gölü: Kaş’ın batısında küçük bir göldür. Oymapınar Barajı: Manavgat Çayı üzerinde kurulmuştur. Yüksekliği 185 metredir. Kapasitesi; 300 milyon metreküp sudur. Yüzölçümü 470 hektardır. Enerji ve sulamada kullanılır. Buradaki hidroelektrik santralin kapasitesi arttırılmaktadır.
ANTALYA
İklimi ve Bitki Örtüsü Antalya ilinde Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak geçer. Yazın öğleden sonra meltem rüzgân ile sâhiller biraz serinler. Kış bol yağışlı geçer. Dağlara kar yağar. Antalya, sâhi- linde denize girilirken, dağlarında kayak yapılan dünyânın sayılı şehirlerinden biridir. Sıcaklığı – 4.3°C ile 43.4°C arasında değişir. Kışın 10 dereceden aşağı soğuk çok nâdirdir. Yağış ortalaması metrekareye 1070 milimetredir. Antalya’nın topraklarının % 60’ı ormanlıktır. Ormanı en çok olan illerimizden biridir. Çam ağaçları çoğunluktadır (Kızılçam ve karaçam). Kaş ve Elmalı arasında sedir ağaçları bulunur. 500 m aşağılarda makiler vardır. Makilerle çam ormanları arasında meşe ağaçları bulunur. Maki bölgesinde sarmaşık, defne, yemiş, sarıağaç, mersin ağacı, çitlembike çok rastlanır. Ayrıca lavanta, kekik, nâne ve veronika gibi bitkiler bulunur. Ovalarda her türlü Akdeniz ürünleri yetişir. Ekonomi Tarım: Antalya ekonomisi tarım ve turizme dayanır. Verimli topraklarında çeşitli tarım ürünleri yetişmektedir. Tarım ürünleri içinde en çok buğday, arpa ve yulaf yetişir. Aynca pamuk, susam, soğan, yer fıstığı, nohut, 35 bin hektar üzerinde sebze yetişir. Seracılıkta en ileri olan ilimizdir. 32 bin hektarlık seralarda domates, biber, fasulye, patlıcan, hıyar, kavun ve karpuz yetiştirilir. Yurt içi ve dışında satılır. Meyvecilikte çok ileridir. En çok muz, portakal yetişen ilimiz Antalya’dır. Mandalina, limon, greyfurt Antalya’nın başta gelen gelir kaynağıdır. Zeytincilik oldukça gelişmiştir. Meyvecilikte çok ileri durumdadır. Elma, armut, erik, ayva, şeftali, kayısı, üzüm, iğde, keçiboynuzu, kızılcık ve diğer meyveler yetişir. Tarımda sulama, gübreleme, ilâçlama ve modem araç kullanmada en üstün seviyededir. Orman ürünleri bakımından zengindir. Reçine üretiminin dörtte birini Antalya ilimiz sağlar. Tomruk ve direk üretimi fazladır. Avakado ve pikan cevizi yetiştirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Hayvancılık: M er’aların azalması sebebiyle hayvancılık gelişmemiştir. Keçi ve koyun azalırken sığır artmaktadır. Antalya balıkçılık bakımından da zengindir. Akkaya, kuzubalığı, çıplak leka, lakuz, orfoz, akya, mercan, fargri, trança, çipura balıkları ile İstakoz, karides, mürekkep balığından supya, klamanya ve ahtapot vardır. Mâdenleri: Antalya, yeraltı kaynaklan (mâ
ANTALYA
liştiği hâlde, Antalya sâdece tarım sâhasında gelişmiştir. Başlıca sanâyi tesisleri, Antalya, Elektrome- talürji Sanayi T.A.Ş.’nin Ferrokrom ve Karpit Fabrikası, Pamuklu Dokuma Fabrikası, pil, bahçe traktörü, kiremit, tuğla, mobilya, un, çırçır, konserve, bisküvi, yağ, meyve ve sebze fabrika ve atelyeleridir. Antalya’nın enerji ihtiyâcının mühim bir kısmı (150 milyon kw/s) Kepez hidroelektrik santralinden karşılanır. Belediyenin de enerji santralı vardır. Ulaşım: Antalya ulaşım bakımından en yoğun ilimizdir. İstanbul, İzmir ve Ankara’dan ve diğer büyük şehirlerden Antalya’ya devamlı otobüs seferleri yapılmaktadır. Antalya’yı, bu şehirlere bağlayan yollar muntazamdır. Antalya ile ilçelerinin karayolları düzgündür. Antalya limanına her tonajda gemi yanaşır. Bu liman, aynı zamanda ihrâ- cât ve ithâlâtta mühim bir yer tutar. Ayrıca Alanya, Fenike ve Kaş iskeleleri her mevsim bağlantılıdır. Antalya Havaalanı yılda 300 bin yolcu kapasitelidir. Bu oran 2,5 milyon yolcu kapasitesine çıkarılmak için çalışmalar sürdürülmektedir. Nüfus ve Sosyal Hayat 1990 nüfus sayım ına göre toplam nüfûsu 1.132.211 olup, 602.194’ü şehirlerde, 530.017’si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 20.591 km2 olup, nüfus yoğunluğu 55’dir. Örf ve âdetler: Folklor, örf ve âdetlerde Türkmen ve Göçmen yörüklerinin tesiri büyüktür. Çadır, heybe ve kilimin bölgede büyük yeri vardır. Halk müziğinde bozlak, koşma ve ağıt ağır basar. Halk oyunları olarak; Teke zortlaması, Herdem oyunu, Zehir oyunu meşhurdur. Herdem oyununu kadınlar oynar. Bu yörenin kendine has mahallî kı- yâfet ve yemekleri vardır. Meşhur yemekleri: Arap aşı, külle, domates civesi, laba, tandır kebabı, hibeş, turunç ve patlıcan reçeli, güleviz, saç kavurma ile ayrandır. Ahî teşkilâtı bu vilâyette büyük iz bırakmıştır. Eğitim: Antalya’da 40 anaokulu, 997 ilkokul, 92 ortaokul, 14 meslekî ve teknik ortaokul, 23 lise ve 24 meslekî ve teknik lise vardır. Okuma-yazma nisbeti % 85’tir. Akdeniz Üniversitesine bağlı tıp fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu vardır. İl dâhilinde 4 müze bulunmaktadır. Hastâne sayısı 18’dir. Her türlü spor dalında sporcu yetişmiştir. 1964 Tokyo Olimpiyatlan’nda güreşte birincilik kazanan İsmâil Oğan AntalyalIdır. İlçeleri
12, Dağ bucağına bağlı 2, Döşemealtı bucağına bağlı 22 köyü vardır. İlçe toprakları genelde ovalıktır. Batısında Beydağları yer alır. Antalya Ovasını Aksu Çayı ve kolları sular. Kıyı ovasının ardından Batı Toroslar yükselir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri: Buğday, arpa, mısır, baklagiller, pamuk, susam, turunçgiller, meyva ve sebzedir. Seracılık yaygındır. Turizm ve sanayi ilçe ekonomisinde önemli yer tutar. Dokuma, yağ, un, konserve, süt fabrikaları ve Ferrokrom işletmesi başlıca sanayii kuruluşlarıdır. İlçe merkezi, Antalya Ovasında, Körfezin yaptığı yarım ay şeklindeki girinti kısmının en yüksek noktasında kurulmuştur. Akseki: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 30.229 olup, 11.023’ü ilçe merkezinde 19.206’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 16, Cevizli bucağına bağlı 11, Geriş bucağına bağlı 13, Güzelsu bucağına bağlı 5 köyü vardır. Taşeli platosunda yer alan ilçe topraklan genelde dağlıktır. Kuzeyinde Orta Toroslar, güneydoğusunda Geyik dağları yer alır. Toroslardan doğan Manavgat Çayı ilçe topraklarının orta kesimindeki dar bir vadiden akar. Ekonomisi hayvancılık ve ticârete dayanır. Ekime müsâit arâzisi azdır. Üzüm, incir, peynir, tereyağı ve bal başlıca gelir kaynağıdır. Ormancılık ve el sanatları da gelişmiştir. Yörede üretilen nergis soğanı ihraç edilir. İlçe merkezi Antalya-Konya karayolu üzerindedir. İl merkezine 88 km mesafededir. Eski ismi Marulya’dır. Ayranları ve buz gibi sulan ile Alabalık vâdisi, Gültepe Yaylası, Altınbeşik Yeraltı Gölü meşhurdur. İlçe belediyesi 1864’te kurulmuştur. Alanya: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 129.106 olup, 52.460’ı ilçe merkezinde, 76.646’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 47, Demirtaş bucağına bağlı 19 köyü vardır. Yüzölçümü 1545 km2 olup, nüfus yoğunluğu 84’tür. İlçe topraklan kıyıda yer alan ova ile bunun gerisinde yükselen dağlardan müteşekkildir. Ortalama 40 km2 genişliğindeki ova, dağlardan kaynaklanan Oba ve Dim çaylarının getirdiği alüvyonlardan meydana gelmiştir. Kuzey kesimde Geyik Dağları yer alır. Ekonomisi tarım ve turizme dayalıdır. Alanya ovasında başta turunçgiller olmak üzere pamuk ve m uz veriştirilir S erarılık vavaınrlır T ahiî crii
/\ıaKir Barajı: AiaKir vayı üzerinde kurulmuştur. Yüzölçümü 469 hektar, kapasitesi ise 80 milyon metreküp sudur. Sulama maksadıyla kullanılır. Korkuteli Barajı: Korkuteli Suyu üzerinde kurulmuştur. Sulama maksadıyla kullanılır.
denlerı) bakımından zenginse de, bu mâdenler den krom, borit, alüminyum ve mangenez az mik dârda işletilmektedir. Boksit, fosfat, bitümlisis; ve mermer yatakları henüz işletilmemektedir. Sanâyi: Antalya sanâyi sektöründe pek gelişmemiştir. Adana hem tarım hem sanâyide ge
Yeni Rehber Ansiklopedisi 203
Kitapçı Ömer Paşa tarafından Antalya’nın Elmalı ilçesinde yaptırılan Ömerpaşa Camii.
Alanya Selimiye Câmii.
_______ ANTALYA
1471’de Fatih Sultan Mehmet devrinde, Gedik Ah- med Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katıl mıştır. Selçuklu sultanlarının kışlık başkenti olan il çeye, Alanya kalesini yaptıran Alâeddîn Keyku bad’a izâfeten “Alâiye” ismi verilmiş, daha sonra bı isim Alanya halini almıştır. İl merkezine 148 km me safededir. İlçe belediyesi 1872’de kurulmuştur. Elm alı: 1990 sayımına göre toplam nüfus» 35.324 olup, 12.384’ü ilçe merkezinde 22.940’ köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 31 Akçay bucağına bağlı 10, Gölova bucağına bağl 7 köyü vardır. Yüzölçümü 1594 km2 olup, nüfuı yoğunluğu 22’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Güneybatı sındaki Akdağ, güneyinde Susuz ve Kohu dağla rı, doğusunda Beydağları yer alır. Bu dağların or tasında Elmalı Ovası yer alır. Bu ovada Karagü sazlığı ve Avlan Gölü vardır. Dağlar ormanlarl; kaplıdır. Ormanlarda Katranağacı olarak bilineı Lübnan sediri yaygındır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarın ürünleri buğday, arpa, nohut, şekerpancarı olup, a: miktarda yulaf, fasulye ve ayçiçeği de yetiştiriliı Meyvecilik gelişmiş olup, en çok üretilen meyv elmadır. Hayvancılık ekonomik açıdan önemlidiı En çok kıl keçisi, koyun ve inek beslenir. İlçe merkezi Elmalı Dağının güney eteklerin de kurulmuştur. Korkuteli-Finike yolu ilçe, mer kezinin doğu kıyısından geçer. İl merkezine 12 km mesafededir. Eski ismi Alimola’dır. İlçe bele diyesi 1904’de kurulmuştur. Finike: 1990 sayımına göre toplam nüfus 34.576 olup, 6.700’ü ilçe merkezinde 27.876’s köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 1 köyü vardır. Yüzölçümü 655 km2 olup, nüfus yc ğunluğu 53’tür. İlçe topraklan kıyıda yer alan ova ile bunun ge risinde yükselen dağlardan müteşekkildir. Kuze yinde Kohu Dağı, kuzeydoğu ve doğuda Beydağ lan, orta kesimde Alacadağ yer alır. Alacadağı etekleri ormanlarla kaplıdır. Finike Ovası, küçü akarsulann taşıdığı alüvyonlu topraklann birikme! ile meydana gelmiştir. Ovayı Başgöz ile Alakı çayları sular. Ekonomisi tarıma dayalıdır. En çok turunçg ve sebze yetiştiriciliği yapılır. İlçe portakalı il meşhurdur. Seracılık çok gelişmiştir. Ayrıca a miktarda buğday, arpa ve elma yetiştirilir. Finik Körfezi kıyıları turizm yönünde gelişmektedir. İlçe merkezi deniz kıyısında kurulmuştur. Ge
,-uuaıya’nın biri merkez olmak üzere on beş ilçesi vardır. M erkez: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 448.773 olup, 378.208’i ilçe merkezinde, 70.565’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 12, Aksu bucağına bağlı 21, Çakırlar bucağına bağlı
Yeni Rehber Ansiklopedisi 204
zellikleri ve târihî eserler yönünden z çede turizm önemli gelir kaynağıd motelcilik ve kıyı pansiyonculuğu yı İlçe merkezi deniz kıyısında, Anı karayolu üzerindedir. En önemli târil Alanya kalesi Kanderi burnu üzeriı
köyü vardır. Yüzölçümü 931 km2 olup, ı ğunluğu 44’dür. İlçe topraklan Taşeli platosunun gii yer alır. Kıyıda küçük bir ova ve hemen arl yükselen dağlık alan ve platolardan meye lir. Dağlar ormanlarla kaplı olup, yüksek ı ler ise step görünümündedir. Ova, akarsul; şıdığı alüvyonlu toprakların kıyıdaki bir ko; durması ile meydana gelmiştir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca ürünleri muz, turfanda sebze, pamuk, turunç; yer fıstığı, üzüm ve elmadır. İç kesimlerde vancılık ve ormancılık başlıca ekonomik uğr, Kıyı kesiminde, küçük çapta yapılan balık ve turizm geçim kaynaklanndandır. İlçe top larında bazit ve kuvarsit yatakları vardır. İlçe merkezi deniz kıyısında Antalya-Meı karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 1 km mesafededir. Eski ismi Selinit’dir. 1921 ’de çe olan Gazipaşa, 1926’da bucak haline getirildi i de 1948’de tekrar ilçe yapıldı. Târihi ve tabiî gı zellikleri bakımından zengin bir ilçedir. İlçe bt lediyesi 1948’de kurulmuştur. Gündoğmuş: 1990 sayımına göre toplam nü fusu 20.409 olup, 4.554’ü ilçe merkezinde 15.855’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 14, Güzelbağ bucağına bağlı 11, Köprülü bucağına bağlı 10 köyü vardır. Yüzölçümü 1323 km2 olup, nüfus yoğunluğu 15 ’tir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzey, kuzeydoğu ve doğusunda Batı Torosların kolu olan Geyik Dağları yer alır. Bu dağlardan kaynaklanan Alara çayı vadisinde yer yer düzlükler vardır. Dağlar ormanlarla kaplıdır. Ekonomisi tanma dayalıdır. Başlıca tarım ürünü buğday olup, aynca az miktarda arpa, antep fıstığı elma, pamuk, baklagil ve turunçgil yetiştirilir. Hayvancılık ekonomide önemli yer tutar. En çok kıl keçisi ve koyun beslenir. Toros yaylalarında Meracılık yöntemiyle yapılan hayvancılıktan peynir, süt, tereyağ, kıl ve deri elde edilir. El san’at- larından kilim, heybe, çadır ve çuval dokumacılığı yapılır. İlçe topraklarında aliminyum, barit ve zımparataşı yatakları vardır. Büyük bir köy görünümünde olan ilçe il merkezine 139 km mesafededir. Eski ismi Eksere olup, Akseki ilçesine bağlı bir köy idi. 1936’da ismi Gündoğmuş olarak değiştirildi ve ilçe merkezi hâline getirildi. Belediyesi 1936’da kurulmuştur. İbradı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu n ■■■ — a alcı- m
Antalya surlarının güney batısında denize yakın Hı- dırlık Kulesi.
Emir Sinâneddîn Bey tarafından Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yaptırılmış olan Emir Sinâneddîn Medresesi.
Selçuklu sultanı Alâeddîn Keykubâd tarafından yaptırılan Alanya ilçesindeki Kızıl Kule.
İIŞIII^IIIIŞ Uiı anB H B »*. – ——j — – —-j sâhil yolu ilçeden geçer. İl merkezine 111 km uzaklıktadır. İlçe belediyesi 1918’de kurulmuştur. Gâzipaşa: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 40.840 olup, 13.697’si ilçe merkezinde 27.143’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 38
Yeni Rehber Ansiklopedisi 205
M
Alanya-Konya karayolu üzerinde Selçuklular devrinde yaptırılmış olan Alara Hanın günümüze ulaşan kalıntıları.
Antalya-Alanya karayolu üzerinde, Alara Çayı yanında bir tepenin Selçuklu devri şaheserlerinden, 1238’de ya- üzerinde kurulmuş olan Alara Kalesi. pilmiş Antalya’nın sembolü olan Yivli Minare.
rım sular. Dağlar ormanlarla kaplıdır. Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. Tarıma müsait alanlar azdır. Tereyağı, bal, peynir, üzüm, incir başlıca gelir kaynağıdır. Ormancılık ve el sanatları gelişmiştir. İlçe merkezi Şeytan dağı eteklerinde kurulmuştur. ■ . -»A » —- U———-1—–.« t …,.
Dar olan kıyı kesiminde ise Derme Ovası yer alır. Derme Ovası, Derme Çayının taşıdığı alüvyonlu toprakların birikmesi ile meydana gemiştir. İlçe topraklarının diğer kısımları genelde platoluktur. Dağlar gür ormanlarla kaplıdır. u U r t n n m i c i t a r ı m a rlavalırlır R aslıca tarım
Dsmanlı Sultanı İkinci Bayezîd Hanın oğlu Şehzâde Korkut tarafından kilise iken camiye çevrilen Kesik Minare câmii. Eser Korkut Câmii, Cihannümâ Câmii, Camii Kebir ve Cumanun Câmii olarak da bilinir.
ı’eni Rehber Ansiklopedisi 206
1 / . 1 uiup, 1 J 1 liyc IIICI İİİ.7I1 1 lerde yaşamaktadır. Manavgat’ın bazı köylerini de sınırları içinde alarak 1990’da ilçe oldu. Eski ismi Aydmkent’tir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Şeytan Dağı yer alır. Manavgat Çayı ilçe toprakla
Antalya’nın Kaş ilçesi.
merkezinden geçer. Kaş ilçesine bağlı bir bucakken, 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kânunla ilçe oldu. Kaş: 1990 sayım ına göre toplam nüfusu 40.469 olup, 4560’ı ilçe merkezinde 35.909’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 33, Kalkan bucağına bağlı 16 köyü vardır. Teke Yarımadasının güney bölümünde yer alan ilçe topraklarının, kuzeybatısında Akdağ Muğla ile tabiî sınırı çizer. Dar olan kıyı kesimin batısında Eşen Ovası yer alır. Eşen Ovası ise Ko- caçayın (Eşen Çayı) taşıdığı alüvyonlu toprakların birikmesi ile meydana gelmiştir. İlçe topraklarının diğer bölümleri genelde akarsularla engebelenen bir platodur. Dağlar kızılçam, sedir, ardıç ve karaçam ormanları ile kaplıdır. Ekonomisi tarım ve turizme dayanır. Başlıca tarım ürünleri portakal, elma, buğday olup ayrıca arpa, çiğit ve pamuk da yetiştirilir. Kıyı kesimlerde seracılık yaygındır. Dağ köylerinde ormancılık önemli geçim kaynağıdır. İlçe yat turizmi bakımından önemli kıyılarımızdan olup, Kalhan’da bir yat limanı vardır. İlçe merkezi Teke Yarımadasının güneyinde bir koyun kıyısında kurulmuştur. Eskiden ilçe merkezi Demre Çayı vadisindeki Kasaba ovasının kıyısın- daydı. Andifli ise, Kaş kasabasının limanı idi. Cumhuriyetten sonra iskele önem kazanınca ilçe merkezi buraya taşınarak, Andifli’nin ismi Kaş alarak değiştirildi. İl merkezine 189 km mesâfe- dedir. İlçe belediyesi 1923’te kurulmuştur. Kem er: 1990 savımına söre tonlam niifııs
ardından dağlar yükselir. Dağlar gür ormanlarla kaplıdır. Ekonomisi tarım ve ormancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, turunçgiller, baklagiller, pamuk, susamdır. Seracılık yaygındır. Dağlık bölgelerde ormancılık ve küçük baş hayvancılığı yapılır. İlçe merkezi deniz kıyısında Muğla Antalya karayolu üzerinde kurulmuştur. Merkez ilçeye bağlı bir bucak iken 19 Haziran 1987’de3392 sayılı kânunla ilçe haline getirildi. Korkuteli: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 46.115 olup, 13.381 ’i ilçe merkezinde 32.734’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 27, Bozara bucağına bağlı 10, Kızılendağ bucağına bağlı 12 köyü vardır. Yüzölçümü 2471 km2 olup, nüfus yoğunluğu 19’dur. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Batısında Akdağ ve Elmalı dağı, doğusunda ise Beydağ yer alır. Bu dağlar arasında Korkuteli ovası ve Bozova yer alır. Ovaları, Korkuteli çayı ve Bingeçit dereleri sular. Korkuteli çayı üzerinde sulama amaçlı bir göl vardır. Dağlar ormanlarla kaplıdır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, elma, şekerpancarı, nohut, ayçiçeğidir, Tarıma müsait olmayan bölgelerde kılkeçisi ve koyun, beslenir. Yem fabrikası başlıca sanayi kuruluşudur. İlçe merkezi Korkuteli Çayının kıyısında kurulmuştur. Antalya’yı İzmir’e bağlayan en kısa yol ilPP mPrİTP7inHAn aopar Tl maflranına I'”—*’* ” ~
Kâie: lyyu sayımına guıc luyıaıu uuıuau 20.656 olup, 13.793’ü ilçe merkezinde 6.863’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 9 köyü vardır. Teke yarımadasının güney bölümünde yer alan ilçe topraklarının kuzeyinde Beydağları yer alır.
u a v ı ı v m ı u ı “ ——J ——————- — ‘ ürünleri portakal, elma ve buğdaydır. Seracılı yaygın şekilde yapılmaktadır. Dağ köylerinde 01 mancılık başlıca gelir kaynağıdır. İlçe merkezi. Derme Çayının denize karıştı* yerde kurulmuştur. Antalya-Muğla karayolu ilç
Yeni Rehber Ansiklopedisi 20
________ _______________ A N T A L Y A
yüksek noktasıdır (2405 m). Bu dağlar arasında derin bir vadide Köprü Suyu akar. Diğer önemli akarsuyu Manavgat Çayı olup, bu çay üzerinde elektrik üretmek için Oyma pınar barajı kurulmuştur. Akdeniz kıyısında ise dar düzlük alanlaı vardır. Ekonomisi, tarım ve turizme dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, çiğit, pamuk, turunçgiller, yulaf ve arpa olup, ayrıca az miktarda yer fıstığı ve elma yetiştirilir. Seracılık gelişmiştir. Tabiî güzelliği ve zeygin târihî eserleri ile ilgi çeken ilçeye, yerli yabancı çok sayıda turistin gelmesi turizmi geliştirmiş ve önemli gelir kaynağı hâline getirmiştir. İlçe merkezi Mersin-Antalya karayolu üzerinde ve deniz kıyısında yer alır. İl merkezine 78 km mesafededir. İlçe belediyesi 1913 ’de kurulmuştur. Serik: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 84.755 olup, 23.106’sı ilçe merkezinde, 61.649’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 42, Gebiz bucağına bağlı 18 köyü vardır. Yüzölçümü 1353 km2 olup, nüfus yoğunluğu 63’tür. Güney bölümü hariç ilçe toprakları dağlıktır, Kuzeyinde Kuyucak dağı yer alır. Dağlar kızıl- çam, sedir ve karaçam ormanları ile kaplıdır. Dağlarda hayvancılık açısından önem taşıyan yaylalaı vardır. Aksu Çayı ve Köprü Suyu ilçe topraklarını sular. Güneyinde verimli düzlükler vardır. İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri çiğit, buğday, pamuk, yulaf, arpa, portakal limondur. Seracılık gelişmiştir. Dağlık bölgelerde kıl keçisi ve koyun beslenir. Turizm gelirleri ekonomide önemli yer tutar. Deniz kıyısında bazı turistik tesisler vardır. İlçe merkezi Mersin-Antalya karayolu üzerinde deniz kıyısında yer alır. İl merkezine 33 km mesâfededir. İlçe belediyesi 1926’da kurulmuştur. Târihî Eserler ve Turistik Yerleri Antalya târihî eserler bakımından çok zengindir. Bu târihi eserler eski devirler, Selçuklu ve Osmanlı eserleri olarak sınıflandırılır. Alanya Kalesi: Kale mîmârisinin bir şaheseridir. Deniz kıyısında bir kartal yuvasını andırır. Eski devirlerden kalma bir kalenin yerinde Selçuklu Sultanı Alâeddîn Keykubâd yaptırmıştır. Bu yüzden Alâiye Kalesi adıyla da anılır. 1955’de tâmir gören kalenin içinde bir câmi, bir bedesten, Aksebe Sultan Tekkesi. Ava Yorei Kilisesi ve te
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 18, Altınkaya bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümü 1253 km2 olup, nüfus yoğunluğu 36’dır. İlçe toprakları dağlıktır. Akdeniz’e dar bir kıyısı vardır. Kuzeyinde Beydağları, doğusunda Tahtalı dağı yer alır. Dağlardan kaynaklanan suları Alakır Çayı toplar. Bu akarsuyun topladığı aliv- yonlardan meydana gelen Finike Ovasının doğu bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Alakır Çayı üzerinde sel taşkınlarını önlemek için bir baraj kurulmuştur. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri portakal, buğday, elma, arpa ve limon olup, ayrıca az miktarda yer fıstığı, çiğit ve pamuk yetiştirilir. Seracılık gelişmiştir. Yüksek kesimlerde küçük baş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi Antalya-Muğla karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine 93 km mesafededir. Sarıkavak isimli bir köy iken, 1858’de Iğdırma- gardıc ismi ile nahiye oldu. 1958’de Kumluca adıyla ilçe oldu. İlçe belediyesi 1958’de kurulmuştur. Manavgat: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 115.731 olup, 38.498’i ilçe m erkezinde, 77.233’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 58, Beşkonak bucağına bağlı 9, Taşağıl bucağına bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 2283 km2 olup,nüfus yoğunluğu 51 ’dir. İlçe toprakları dağlık olup, Batı Toroslara bağlı dağlar yer alır. Kuzeyindeki Dumanlı Dağı en
ZS-lbü olup, 8449’u ilçe merkezinde 14.819’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 8 köyü vardır. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Batısında Tahtalı dağı yer alır. Dar kıyı düzlüğünün hemen
dedir. İsmini Osmanlı hânedanından Şehzâde Korkut Sultan’dan alır. Deniz seviyesinden 1020 m yüksekliktedir. İlçe belediyesi 1914’te kurulmuştur. Kumluca: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 44.834 olup, 17.166’sı ilçe merkezinde 27.668’i
Yeni Rehber Ansiklopedisi 208
Antalya iskelesinde yer alan İskele Câmii.
p c n ı ı ı c ı ı y u K S C R . K i s m ı ı m a u ı ı s a r a y o u ı u ı dır. Alara Kalesi: Antalya-Alanya yolu de, Alara çayı yanında tek bir tepe üzerin rulmuştur. Kıyıdan 10 km kadar içeridedir, Kızıl Kule: 1225’de Selçuklu Sultânı t
Yeni Rehber Ansiklopedis
ANTALA
dîn Keykubâd kale burcu olarak yaptırmıştır. Sanat değeri çok yüksektir. Sinop Kalesini yapan mîmâr Kettari Reha oğlu Ebî Ali tarafından yapılmıştır. Alanya’da olan kule beş katlıdır. Her yönü 12,5 m olarak 8 köşelidir. İki katı kırmızım- trak taştan, diğer katlar kırmızı tuğladan yapılmıştır. Her yüzde gözetleme yeri, mazgallar, zift ve haşlama delikleri vardır. Yivli Minâre Câmii: 1238’de yaptırılmıştır. Selçuklu devrinin bir şâheseridir. A ntalya’nın sembolüdür. Minârenin alt kısmı taştan ve kare şeklindedir. Üst kısmı yuvarlak ve yivli olup, tuğladan yapılmıştır. Câminin üst kısmı mâvi çinilerle kaplıdır. Câminin yanında mevlevîhâne, medrese ve iki türbe ile bir külliye vardır. Câmi, etnografya müzesi olarak kullanılmaktadır. Ahî Yusuf Mescidi: 1249’da Ahî Yusuf adına yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış olan mes- cid, kare biçimindedir. Mescidin yanında Ahî Yûsuf’un türbesi vardır. Bali Bey Câmii: Sultan İkinci Bâyezîd devri vezirlerinden Bali Bey tarafından yaptırılmıştır. Sekizgen kasnak üzerinde büyük bir kubbesi vardır. Korkut Câmii: Kesik Minâre, Cumânun Câmii, Cihannümâ Câmii ve Câmi-i Kebîr de denilir. Beşinci asırda Panaghia Kilisesi olarak yapılmıştır. Sultan İkinci Bâyezîd’in oğlu Sultan Korkut tarafından câmiye çevrilmiştir. 1869’da bir yangın sonucu yıkılmıştır. Mehmed Paşa Câmii: 1593-1607 târihleri arasında Tekeli Mehmed Paşa taraÜndan yaptırılmıştır. Duvarlar küfeki taşındandır^ Üç kapısı vardır. 1866 ve 1926 yıllarında iki defâ tâmir görmüştür. Emir Bedreddîn Câmii: Selçuklu devrine âit ahşap bir câmidir. Andızlı Câmii de denir. Alanya’dadır. Müsellim Câmii: 1796’da Hacı Osmanoğlu Hacı Mehmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Câminin dış pencere alınlıkları ile içte kubbe kasnağına kadar olan bölüm mâvi-beyaz Kütahya çinileriyle, mihrâbı yeşil sırlı çinilerle kaplıdır. Murâd Paşa Câmii: 1570’te Kuyucu Murâd Paşa tarafından yaptırılmıştır. Minâresi iki şere- felidir. Yan duvarları İznik çinileriyle süslüdür. Ömer Paşa Câmii: Elmalı ilçesindedir. Kitapçı Ömer Paşa tarafından 1608’de yaptırılmıştır. 1870 ve 1955’te tâmir görmüştür. Kale Câmii: Alanya’da Sultan Alâeddîn Keykubâd zamânında yapılmıştır. 1530-1566 seneleri arasında eski temeller üzerinde Kânûnî Sultan
Ç n l o t r m o n t o r o f m / i o » »
Ulu Câmi Medresesi: Kimin tarafından ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Halk arasıı da imâret olarak bilinir. Atabey Armağan Medresesi: 1239’da Atabe Armağan tarafından yaptırılmıştır. Günümüzdı sâdece girişin alt bölümü kalmıştır. Emir Sinâneddîn Medresesi: 1319’da Ha- midoğullarından Emir Sinâneddîn tarafından Korkuteli yakınlarında yaptırılmıştır. Kesme taştan ve iki katlıdır. Şadırvanlı Medrese: Elmalı’da olup, on dokuzuncu asır başlarında yapılmıştır. Günümüzde kütüphâne olarak kullanılmaktadır. Evdir Han: Korkuteli yakınında, Selçuklu Sultanı Birinci İzzeddîn Keykâvus tarafından yaptırılmıştır. Alara Han: Alanya-Konya karayolu üzerinde Selçuklu devrinin en güzel kervansaraylanndandır. 1231’de Alâeddîn Keykubâd tarafından yaptırılmıştır. Kırkgöz Han: Sultan İkinci Gıyâseddîn Key- hüsrev tarafından yaptırılmıştır. Antalya-Burdur yolu üzerindedir. Şaropsa Han: Antalya-Alanya yolu üzerindedir. Sultan Gıyâseddîn Keyhüsrev zamânında yaptırılmıştır. Zengin süslemeleri olmayan bir yapıdır. Deniz Feneri: Nevşehirli Dâmâd İbrâhim Pa- şa’nın 1720’de yaptırdığı bu fener Alanya’da bir tepe üzerindedir. Akdeniz’deki gemilere uzun seneler yol göstermiştir. Tekelioğlu Kütüphânesi: Târihî bir eser olup, içinde çok kıymetli el yazması eserler vardır. Bedesten: Selçuklu tuğlasıyla yapılmıştır. Alanya Kalesi’nin malzeme deposu olarak kullanılmıştır. 38×36 metre ebadında bir avluya bakan 26 oda vardır. Selçuklu Tersânesi: Alanya’dadır. Selçuklular tarafından gemi inşâası için yapılmıştır. Beş büyük gözlüdür. 700 senelik olmasına rağmen kale içinde büyük yelkenli gemiler yapılmaktadır. Antalya Bölge Müzesi: 1923’te kurulmuş ve 1972’de yeni binâsına taşınmıştır. Târih ve târih öncesi devirlere âit kıymetli eserlerle doludur. Kara İn: Yağça köyündedir. 1894 senesinden bu yana yapılan araştırmalara göre eski devirleri aydınlatan, bunun gibi zengin bir mağara, dünyânın hiçbir yerinde yoktur. Burada 50 bin sene öncesine âit eşyâlar bulunmuştur.
Perge şehrinden gönümüze ulaşan Perge tiyatrosu kalıntıları.
AN
Aspendos (Belkıs): Antalya’nın 48 km do- ğusundadır. Roma İmparatoru Antonius tarafından M.Ö. ikinci asırda yaptırılan 20.000 kişilik tiyatrosu meşhurdur. Dünyâda, günümüze kadar en iyi korunmuş tiyatrodur. O zamanlar bir sâhil şehri idi. Bu tiyatroya Belkıs (Balkız) Tiyatrosu da denir. Su kemerleri ve binâları dikkat çekicidir. Side: M.Ö. 7. asra âit bir şehirdir. 20.000 kişilik tiyatrosu, pazarı (agora) ve çeşitli heykelleri meşhurdur. Side kelimesi nar mânâsına gelir. Resim ve figürlerde nar resmine çok rastlanır. Eski Yunanca’da side (nar) kelimesi yoktur. Side şehrini eski Yunanlılardan önceki kavimler kurmuştur. Side müzesinde çok sayıda târihî eser vardır. Şehrin giriş kapısı bulunmuştur. Surlar yıkıktır, ana cadde kalıntıları ve antik çağa âit iki ev ortaya çıkarılmıştır. Evler avlu etrâfında ve zeminleri mermer döşelidir. Avlu ortasında sarnıç, kuyu ve havuz vardır. Side tiyatrosu Silyon, Perge ve Aspendos gibi yamaçlarda olmayan düz arâzide kurulmuştur. Termessos: Hâlen, Roma İmparatorluğu ve Bizans devrine âit kalıntılar ve tiyatrosu vardır. Hadrianus Kapısı: Roma İmparatoru Had- rianus’un Antalya ziyâretinin hâtırası olarak yapılmıştır. Mermerden yapılmış bir kapı olup şehir merkezindedir. Altınkaya: Bu ilçede antik çağa âit 1500 kişilik tiyatro vardır. Sillion Harabeleri: Serik ilçesindedir. Elge (Zerk) Harâbeleri: Serikte’dir. Dağ şehridir. Surları, stadyumu, tiyatro, tapınak ve su yolları ile mağaraları meşhurdur. Termessos (Güllük): Gizli dağ yolları, dehlizler, 4200 kişilik tiyatro ve heykelleri meşhurdur. Anvi Harâbeleri: M.Ö. 9. asırda yaşayanların kalıntılarıdır. Hıdırlık Kulesi: Romalılar tarafından “ışık kulesi” olarak yapılmıştır. 14 metre olup iki katlıdır. Demre (Myra): Denire Çayı kenarındadır. M.Ö. 5. asırda kurulmuş olup bâzı kalıntıları bulunmuştur. Bağyaka (Limira): M.Ö. 7. asırda kurulmuş bir Lidya şehridir. Kınık (Ksantos): Kaş ilçesi yakınlarındadır. M.Ö. 7. asra âit bir şehir kalıntısıdır. Noel Baba: Hıristiyanlarca tanınan ve “Noel Baba” olarak isim yapan Saint Nicolas’ın Kaş’ın Gelemiş köyünde doğduğu, hattâ yaşadığı kesin
Turistik yerleri: Antalya, Türkiye’nin ve dünyânın sayılı turizm merkezlerinden biridir. İklimi, lezzetli ve her mevsimde bulunan meyve ve sebzeleri, sâhil ve ormanlarının şâhâne güzelliği, sâ- hillerinde denize girilirken aynı anda dağlarında kış sporları yapılabilmesi ile turizme çok müsâittir. Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar olan sâhil şeridi turistik te’sislerle doludur. Kaplıcalar ve içmeler: Demre İçmesi: Kükürtlü olup mîde ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir. Korkuteli İçmesi: Çeşitli hastalıklara karşı şi- fâlı bir sudur. Sarı Su İçmesi: Ilıca köyündedir. Karaciğer, mîde, bağırsak ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi gelir. Sınat Deresi Kaplıcası: 25 derecelik sıcaklıkta bir sudur. Çeşitli hastalıklara faydalıdır. Ilıca köyünün yakınlarındadır. Millî parklar: Tabiî güzelliklerin yaşaması için bâzı yerler millî park olarak korunmaktadır. Köprülü Kanyon Millî Parkı 14 km uzunluğunda ve 100 m genişliğindedir. Bey Dağları Millî Parkı, Sâhil Millî Parkı ve Termesses Millî Parkının tabiî ve târihî zenginlikleri muhâfaza altına alınmıştır. Türkiye ^ n en büyük parkı 170 bin metrekare olarak Antalya’da yapılmaktadır. Ulaş Dinlenme Parkı piknik için çok müsâittir. Mağaralar: Antalya mağaralar bakımından çok zengin bir ilimizdir. ABD ve Yugoslavya mağara turizmi ile büyük gelir sağlamaktadır. Türkiye dünyâda en çok mağaraya sahip olan ülkedir. 40 bin mağaranın ancak 20 bini tesbit edilmiştir. Diğerlerine henüz ulaşılamamıştır. Antalya’da 20 mağara vardır. Antalya mağaraları içinde göller, nehirler, uçurumlar, gözsüz balıklar, yarasalar ve çeşitli hayvanlar mevcuttur. Bâzı mağaraların havası, bâzısının çamuru veya suyu şifâlıdır. Dolayısiyle çeşitli hastalıklara iyi gelmektedir. Damlataş Mağarası: Sarkıtları bir hârika olan Damlataş Mağarası, Alanya’dadır ve astım hastalığına iyi gelmektedir. Antalya Mağarası: Alanya yakınındadır. İçinde kayıkla gezilir. Bir deniz mağarası olan bu fosforlu mağara, güneş ışınlarının yansıması ile çok güzel manzaralıdır. Düdencik Mağarası: Akseki’dedir. Türkiye’nin en derin mağarasıdır. Uzunluğu 60 metredir.
vjuivj üiuıı iui aııııuaıı ^cıııuon J’apilUigl iyili OUİLÜII Süleymân Câmii ismi ile de anılır. Karatay Medresesi: 1250’de Celâleddîn Ka- ratay tarafından yaptırılmıştır. Yapı, mihrâbı sebebiyle Karatay Câmii ayrıca Dârüssülehâ isimleri ile de anılır.
rerge; /\ıııaıya yaKimnaaaır. ıvı.u. /. asıraa kurulmuş eski bir şehirdir. Stadyum ile tiyatrosu oldukça büyüktür. Stadyumu 27.000 kişiliktir. Per- ge’nin târihte önemli bir yeri vardır. Ticâret yolu üzerinde idi. 1207’de Selçuklu Sultanı Birinci Gı- yâseddîn Keyhüsrev feth etmiştir.
Yeni Rehber Ansiklopedisi 211
A N T A R K T İK /
Çağlayanlar: Antalya çağlayan ve şelâleler bakımından da oldukça zengindir. 60 metre yükseklikten dökülen Düden Çağlayanı ile Manavgat, Homa ve Uçarsu ve Kayabükü çağlayanları en meşhurlarıdır. Yedi oluklar mevkiinde 13 çağlayan vardır. Antalya’da toplam 29 çağlayan bulunmaktadır. Kadınyan uçurumu Antalya içindedir. Deniz altı eserleri: Antalya, deniz altı eserleri bakımından da zengindir. Dünyânın bilinen en eski gemisi Kaş ile Keora köyü arasındaki Ulubu- run’da bulunmuştur. Finikelilere âit 3200 senelik bir teknedir. 40 m derinlikte olan bu gemi, Türk ve ABD’li deniz arkeologları tarafından İncelenmektedir. Yanartaş (Meşale) “Çıralı”: Olimpiyatlarda yakılan meşâlenin başlangıcı sayılan bu alev, Finike’ye 7 km mesâfede 350 m yükseklikte bir tepede binlerce seneden beri devamlı yanmaktadır. Tepenin bir yarığında yer altından gelen bu ateş hiç sönmemiştir. Çeşitli efsâneleri vardır. Antalya evleri: Kaleiçi semtindeki evlerin aslına uygun restore ettirilip turistik mâhiyette kullanılması plânlanmaktadır. 20 ev, 115 yataklı konaklama tesisi hâline getirilecektir. Sarnıçlar: Alanya sarnıçlar şehridir. Kale evlerinde hâlâ sarnıçlar vardır. AleŞebe Mescidi ve Mecdüddir sarnıcı meşhurdur. Sarnıç, 20-22 m boyunda ve 13 m enindedir. Bugün bile kullanılmaktadır. Alanya Müzesi: Çok zengin eserlere sâhip bir müzedir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir