tamâmı veya bir kısmı bir akışkanın (sıvı veya gaz) içine batırılan cisimlere, yukarı doğru yönlenmiş bir kaldırma kuvveti etki eder. Bu kuvvet, cismin akışkana batmasıyla yer değiştiren akışkanın ağırlığına eşittir. Yer değiştiren akışkanın hacmi, cismin batan kısmının hacmine eşittir. O halde hacmi (V) olan bir cisim, özgül ağırlığı ( g ) olan bir sıvıya tamâ- men batmış vaziyette ise, bu cisme etki eden kaldırma kuvveti: F= V. 9 olur. Cismin ağırlığı (G), sıvının kaldırma kuvvetinden btivük ise cisim batar. Bu durumda cismin
Cismin ağırlığı, sıvının kaldırma kuvvetine eşit ise, cisim sıvının içinde her yerde dengede kalabilir. Bu durumda cismin özgül ağırlığı sıvının özgül ağırlığına eşittir.
G = F , g’ = g
Özgül ağırlığı, sıvının özgül ağırlığından küçük olan cisimler ise bir kısmı batmış vaziyette yüzerler. Batan kısmın hacmi (VB) ile gösterilirse: F=Vb. Ç olur. Yüzen cisimler denge hâlinde olduklarından F=G’dir.
a F = G , g’< g Sertfest bırakılan bir balonun, hava içinde kendiliğinden yükselebilmesi için, özgül ağırlığı havadan daha küçük olan Helyum ve Hidrojen gibi gazlarla şişirilmiş olması gerekir. Kaldırma kuvvetinin sebebi, sıvı içine batmış olan cismin bütün yüzeylerine bu sıvı tarafından tatbik edilen basınç kuvvetleridir. Basınç, derinlikle orantılı olarak artar. Meselâ ekseni düşey vaziyette olacak şekilde sıvıya batırılmış olan bir silindirin yan yüzeylerine etki eden basınç kuvvetleri (F2, F„,…) birbirini dengeler. Halbuki alt yüzeyi daha derine batmış olduğundan bu yüze etki eden basınç kuvveti (F3), üst yüze etki eden basınç kuvveti (F,)den daha büyüktür. (F3) ve (F,) kuvvetlerinin bileskesi ise vukarıva doöru olun, “sı
io ile yazılmış veya matbaada basılmış kâğıt bel- elerdir. Bunlardan başka mikrofilmler, fotoğraf- ar, ses bantları, video kasetleri gibi önemi hâiz do- cümanlar da arşiv belgesi olabilir. Bir şeyin arşiv malzemesi olabilmesi için üzerinden en az 30 yıl geçmesi kâidesi kabûl edil
Osmanlı Devletine âit belgelerin saklandığı İstanbul’daki Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü binası.
veya küçük dozlarda ard arda alınmaktan (kronik zehirlenme) kaynaklanır. Akut zehirlenmenin başlıca belirtileri mide bulantısı, kusma, ağız ve boğazda yanma ve şiddetli karın ağrılarıdır. Bunu takiben dolaşım bozukluğu ve kalp yetersizliği başlar ve birkaç saat içinde zehirlenme ölümle netîcelenebilir. Kronik zehirlenme ise, yavaş yavaş güçten düşme, boşaltım bozuklukları, deride tümör meydana gelmesi, şuur bozukluğu, sinir sistemi bozukluğu, kansızlık ve tırnaklarda tipik çizgilerin belirmesiyle belli olur. Akut arsenik zehirlenmesinde ilk iş mideyi yıkamak ve zaman kaybetmeden demirkaprol ilâcını almaktır. Arse- nik-3- oksit renksiz ve tatsız bir tozdur. Adlî tıpta kimyâsal araştırma tekniklerinin geliştirilmesine kadar cinâyet amacıyla en çok kullanılan zehirlerin başında geliyordu.






