Arrhenius kuramı, asitlerin ve bazların
suda, iyon adı verilen elektrik yüklü atomlara
ya da moleküllere ayrıştığını öne süren
kuram. 1887’de İsveçli fiziksel kimyacı
Svante August Arrhenius’un geliştirdiği bu
kurama göre, ayrışma sonucunda hidrojen
iyonları (H+) veren maddeler asit, hidroksil
iyonları (OH ) veren maddeler ise baz
yapısındadır. Günümüzde, hidrojen iyonunun
sulu çözeltide tek başına değil, ancak su
molekülüyle birleşmiş halde, hidronyum
iyonu (H30 +) biçiminde bulunduğu biliniyorsa
da, günlük kullanımda hidronyum
iyonun gene de hidrojen iyonu olarak anılır.
Sülfürik, hidroklorik, nitrik ve asetik asit
gibi belli başlı asitlerin asit özelliği çözeltiye
hidrojen iyonları verme eğilimleriyle, sodyum,
potasyum ve kalsiyum hidroksit gibi
iyi bilinen hidroksitlerin baz özelliği de
hidroksil iyonları verme eğilimleriyle açıklanır.
Aynca asitler ve bazlar, çözeltideki
hidrojen ve hidroksil iyonlannm derişikliğine
göre güçlü ya da zayıf olarak sınıflandırılır.
Bir asit ile bir baz tepkimeye girdiğinde
bir tuz ve su oluşur; bu su, hidrojen ve
hidroksil iyonlarının birleşmesinden doğar.






