Home / wiki / Arya

Arya

arya, operanın önemli öğelerinden biri
olan, bunun yanı sıra kantatlarda ve oratoryolarda
da yer alan çalgı eşlikli solo şarkı ya
da lirik enstrümantal parça. 16. yüzyılda
İtalya’da ortaya çıkan terim, ilk olarak
Giulio Caccini’nin genellikle viyolonsel ve
klavsen gibi continuo çalgı(*) eşlikli solo
şarkılarının bir derlemesi olan Le nuove
musiche’yi (Yeni Müzik) yayımlamasıyla
yaygınlık kazandı. Caccini strofik, yani
kıtalar biçiminde düzenlediği bu forma
şarkılar (<arie, tekil aria) adını vermişti.
1602’den sonra İtalya’da arya diye anılan bu
form, 1607’de Claudio Monteverdi’nin Or-
/eo’suyla operaya girdi.
Bazı besteciler her kıta için aynı müziği
kullanmak yerine, yinelenen ve düzenli bir
biçimde ilerleyen bas çizginin üstüne, bir
melodinin çeşitlemelerini yerleştirmek yoluna
gittiler. Herkesin kolayca benimsediği,
renkli, uçarı nitelikli aryalara canzonetta(*)
ya da arietta adı verildi. Yaklaşık 1620’den
sonra aryalar hemen her zaman üçlü ölçüde
(örn. 3/4) bestelendi. Bunlar aynı zamanda
daha uzun ve sözlerinin taşıdığı havaya
uygun yeni müzik biçimleriydi. 17. yüzyıl
ortalanna gelindiğinde da capo aria ana
form olmuştu. Bu formda, başlangıç melodisiyle
sözlerinden (A) sonra araya değişik
bir melodi ve sözler (B) giriyor, ardından
başlangıç melodisi ve sözleri yineleniyordu
TABA). Aradaki B bölümü ikili ölçüde
(yani 2/4), ilk ve son bölümler ise üçlü
ölçüde (yani 3/4) oluyordu.
İtalyan opera ve kantatlanndaki da capo
aria 100 yıldan uzun bir süre başta gelen
müzik formunu oluşturdu. Aryanın sözleri,
her bölüme birkaç dize düşecek biçimde
kısaldı. Kısa ve çoğu kez havası ve ölçüsüyle
öncekine karşıt olan ortadaki B bölümü
bağlı tonalitede (yani bir öncekinden bir
diyez ya da bir bemol farklı bir tonalite)
oluyordu. Operanın olay örgüsü resitatiflerle,
yani konuşmayı andıran hızlı ritimlerde
seslendirilen diyaloglarla geliştiriliyordu.
Buna karşılık aryalar dramatik bakımdan
durgundu; karakterlerin hemen önceki eylemi
yansıtmalanna, ardından da sahneden
ayrılmalarına olanak veriyordu.
Aryalar değişik ruhsal durumlan dile getirebiliyor
ve aria cantabile (lirik arya), aria di
bravura (virtüöz aryası), aria parlante (konuşmayı
andıran arya) vb olarak sınıflandırılıyordu.
Hândel ve Alessandro Scarlatti
Arya Samac 368
gibi besteciler bu görenekleşmiş sınıflamaya
katı bir biçimde uymadılar; buna karşılık
genellikle aryaların bir operanın tümüne
dağıtılmasına özen gösterildi. Çağın ünlü
operacıları yinelenen A bölümünü, eşliksiz
kadanslarda doruğuna ulaşan parlak ve
doğaçlamalı süslemelerle bezediler. Da capo
aria aynca kantat ve oratoryolara da girdi.
18. yüzyılın sonlanna gelindiğinde da capo
aria formuna karşı bir tepki oluştu, bu tarz
hızla önemini yitirdi. Jean-Jacques Rousseau
ile Christoph Willibald Gluck gibi
etkili kişiler, da capo aria”ya karşı çıktılar;
aşın koloratur tarzına (çok süslü şarkı
söyleme biçimi), karşıt hava taşıyan B
bölümünün ardından yine A bölümüne
dönüşün dramatik uygunsuzluğunu ve söz
bölümlerinin yinelenmesiyle çoğu kez ortaya
çıkan anlamsızlığı eleştirdiler.
1770’lerden sonra arya, basit strofik şarkılardan,
daha uzun ve karmaşık bir biçimde
işlenmiş sahnelere kadar değişiklik gösteren,
basmakalıplığı azalmış çeşitli müziksel
formlar olarak operadaki seçkin yerini korudu.
Gluck’un operalan bu tür çeşitli aryalann
kullanıldığı ilk önemli yapıtlardı. Arya
aynı zamanda bir konser parçası olarak da
ilgi gördü. Opera aryalan çoğu kez biri
dramatik, öbürü lirik olan iki bölüm halinde
yazıldı (örn. Mozart’ın Don Giovanni1 sinde
Leporello’nun “Katalog Aryası”).
Aida”ya (1871) gelinceye değin, İtalyan
operasında arya, Alman operasındakinden
çok daha uzun bir süre işlendi. Operada
birçok yenilikler yapan Wagner, aryaları
dönüşümlü aralıklarla kullanacak yerde,
örneğin Die Meistersinger”deki “Ödül Şarkısında
olduğu gibi, sürekli bir müziksel
örgü olarak ele aldı. 20. yüzyılda aryalara
Wagner’den etkilenmemiş ya da ona karşı
olan bestecilerin operalarında da (örn. Stravinsky’nin
Rake’s Progress”inde ya da Benjamin
Britten’m operalarında) rastlanır.
Arya sözcüğü bazen de şarkıyı andıran
nitelikte çalgısal parçalar için kullanılır
(örn. Stravinsky’nin Keman Konçertosu’
nun iki orta bölümünde olduğu gibi).

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir