Anasayfa / wiki / Arz, Divan-ı Hümayun

Arz, Divan-ı Hümayun

arz, Divan-ı Hümayun toplantılanndan
sonra, toplantıya katılanların özel bir törenle
padişah huzuruna çıkarak toplantı kararlannı
açıklamalan. Bu eyleme arza girmek
denirdi.
Divan-ı Hümayun toplantısı bitince ilkin
yeniçeri ağası içeri alınarak Yeniçeri Ocağı’yla
ilgili bilgileri padişaha sunardı. O
çıkınca Rumeli ve Anadolu kazaskerleri
arza girer ve yargı işlerini açıklarlardı. En
son sadrazam başkanlığında kubbe vezirleri,
defterdar, kaptan-ı derya ve nişancı Arz
Odası’na alınırdı. Yeniçeri ağası vezir derecesinde
ise, önce tek başına, sonra divan
halkı ile birlikte arza girerdi. Defterdar
vezir derecesinde değilse, mali sorunlara
ilişkin açıklamada bulunduktan sonra huzurdan
çıkardı. Beylerbeyilerden biri herhangi
bir nedenle divanda bulunmuşsa o da
arza girer, kendi işleri hakkında açıklamada
bulunduktan sonra çıkardı. Sonunda sadrazam
Divan-ı Hümayun adına padişaha bilgi
sunar, bu sırada vezirler söze kanşmadan
ayakta beklerlerdi. Özetlenerek sunulan
her konudan sonra padişahın görüşü alınırdı.
Önceleri Divan-ı Hümayun haftada dört
kez toplanırken arz günleri pazar ve salıydı;
divan toplantılan ikiye inince arz günü sah
oldu. 17. yüzyılın sonlanna doğru divan
toplantılan düzensizleşince, yalnızca ulufe
günlerinde arza girilmeye başlandı. Sadrazamın
bir tezkire ile konulan padişaha
ulaştırması, çağrıldığında da arza girmesi
kural oldu. Arz ağaları denen hasodabaşı,
silahdar, çuhadar ve rikâbdar, arz protokolünü
nöbetleşe uygularlardı. II. Mahmud,
sadaret arz tezkirelerinin mabeyin başkâtibince
özetlenerek kendisine sunulmasını
öngördü. Bundan sonra geleneksel arz yapılmadı.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir