Ashcan Okulu, “Sekizler” adıyla kurulan
ve sonradan Ashcan adını alan Amerikalı
ressamlar topluluğu. Sekizler’in 1908’de
New York kentinde açtığı sergi tek toplu
sergileri olmakla birlikte, grup 20. yüzyıl
Amerikan resminin en önemli akımlanndan
birini temsil eder. Topluluk, Robert Henri’nin
önderliğinde Everett Shinn, John
Sloan, Arthur B. Davies, Ernest Lawson,
Maurice Prendergast, Georg Lüks, William
J. Glackens ve sonradan katılan George
Bellows’dan oluşmuştur. Sekizler’in Amerikan
sanatına katkısı, ortak bir üslup oluşturmaktan
çok, sanatı yaşamla iç içe kılma
çabalandır.
Avrupa’da estetik anlayışa bağlı olan akademik
ve estetik geleneğe karşı bir tavır alan
topluluk New York kentinin en kalabalık
bölgelerinden birinde kendi sanat derneğini
kurdu ve yerli özelliklere sahip bir Amerikan
resim anlayışı yaratmaya koyuldu.
Lüks, Sloan, Glackens ve Shinn daha önce
Philadelphia’da gazete ressamı ve karikatürcü
olarak çalışmışlardı. New York’
ta karşılarına çıkan hareketli yaşam,
hem bu sanatçılar hem de öbür dört ressam
için resimlerinin ana konusunu oluşturdu.
Yapıtlarında kent yaşamını, bilardo salonlannı,
ucuz kiralık apartmanları ve kenar
mahalleleri, idealize etmeden gerçekçi bir
yaklaşımla işlediler. Sekizler’in çoğu kaba
ve gerçekçi bir üslup benimsedi; Edouard
Manet, Gustave Courbet gibi ressamları ve
Henri’nin öğrenim gördüğü Alman Düsseldorf
Okulu’nu anımsatan koyu bir zemin
üstüne çarpıcı fırça vuruşları kullandılar.
Zaman içinde topluluğun bazı üyeleri farklı
anlatımlara yöneldi; Prendergast, Amerikan
manzaralarını konu alan resimlerinde,
Fransız Nabi grubunun çalışmalarında görülen
bezemesel nitelikli renk düzenlemelerinden
yararlandı; A. Davies çağdaş yaşamdan
çok, lirik alegorilerden kaynaklanan düşsel
nitelikli ve alacakaranlığın egemen olduğu
sahneler resimledi; Lawson ise lirik bir
üslupla atmosferik etki yarattı. Kent yaşamının
gerçekçi görüntülerini betimleme anlayışından
uzak olan bu biçimsel sapmalara
karşın, Sekizler’in 1908’de Macbeth Galerisi’nde
açtıkları sergi, Ulusal Tasarım Akademisinin
umursamaz tavrına doğrudan bir
tepkiydi; bu sergiden sonra Sekizler topluluğu
“çirkinliğin havarileri” olarak anıldılar.
Tek ortak sergilerinin gerçekleşmesinden
bir süre sonra Sekizler, Ashcan Okulu adıyla
örgütlendiler. George Bellows, Edward Hopper,
Glenn Coleman, Eugene Higgins ve
Jerome Myers’ın da katıldığı bu grup temelde
Sekizler’in izinden ilerledi. Yer yer birbirlerinden
farklı anlatımlar benimsemelerine karşın
ilgi alanlan genelde sıradan insanlann
gündelik yaşamlan üstünde yoğunlaştı. Ashcan
Okulu, 20. yüzyıl Amerikan resminde
canlı ve yerli özellikler gösteren yeni bir sanat
anlayışının gelişmesine katkıda bulundu.
Grup, toplumsal gerçekçi tavnyla 1930’larda
Amerikan Yaşamı Resmi’nin(*) biçimlenmesinde
de etkili oldu.






