aşk, aşın sevgi. Hadis bilginlerinin mevzu
(uydurma) kabul etmelerine karşılık, mutasavvıflara
üzerinde önemle durduklan
“kenz-i mahfi” (gizli hazine) hadisine göre
Tanrı gizli bir hazine iken tanınmayı ya da
başka bir rivayete göre güzelliğini seyretmeyi
sevdiği için evreni yaratmıştır. Bu
nedenle evrenin yaradılış, varoluş nedeni
bilgi ve sevgidir. Mutasavvıfların evren ve
metafizik konusundaki görüşlerinin temel
belirleyicisi olan bu anlayışa göre evren,
mutlak güzellik (cemal-i mutlak) olan Tann
’nın güzelliklerini yansıtan bir aynadır. Bu
nedenle güzele âşık olan insan gerçekte
Tanrı’ya, evrende yansıyan Tann güzelliğine
âşık olmaktadır.
Bu anlayışa bağlı olarak mutasavvıflar aşkı
geçici (mecazi) ve gerçek (hakiki) olarak
ikiye ayırırlar. Geçici aşk, bir güzele gönül
vermek, ona vurulmaktır. Başka bir deyişle
bütün özlem duygularının tutkuyla bir kişiye
yöneltilmesidir. Mutasavvıflara göre bu
geçici aşk gerçek aşkın köprüsüdür. Çünkü
aşk, âşığın gözünden bütün varlıkları, gönlünden
bütün istekleri siler, boşaltır; sevgiliden
başka bir varlık ve istek bırakmaz. Bu
ise tevhide hazırlıktır. Bu duygunun evrimiyle
kişi güzelden güzellere, güzellerden
güzelliğe, insanlığa ve dünyaya geçer. Böylece
âşığın gözünde sevgili salt bir simge
durumuna gelir. Yaradılışı, yaradılıştaki
hikmetleri, kudreti görmeye, yaradılanı
sevmekten, onda yok olmaktan yaradanı
471 Aşkâbad
sevmeye, onda yok olmaya yönelir. İşte bu
yönelişle kişi geçici aşktan gerçek aşka,
Tanrı aşkına ulaşır.
Aşk sözcüğü Kuran’da geçmez. Sözcük
her iki anlamı birlikte içerdiği için Tann’mn
kullarını sevmesine ya da kullara Tanrı’ya
duydukları sevgiye aşk denmesi İslam hukukçuları
(fakihler) tarafından hoş görülmemiştir.
Buna karşılık mutasavvıflar aşkı
dinsel duygunun en yüksek görünümü olarak
kabul etmişlerdir. Örneğin Muhyiddin
Arabi’ye göre Hz. Muhammed “Habibullah”
tır (Tann’nın sevgilisi) ve bu nedenle
İslam katıksız bir aşk dinidir.
Mutasavvıflara yorumuna göre, Miraç
gecesi Hz. Muhammed’i sidretu’l-münteha’ya
kadar getirip oradan öteye geçemeyen
Cebrail aklı, oradan öteye geçebilen ve
kılavuzluk görevini devralan Refref ise aşkı
simgeler. Bu nedenle Mutasavvıflar aşkı
Tann’ya ulaşmanın en güvenli, en doğru ve
en hızlı aracı kabul etmişlerdir.






