askeri ceza hukuku, Askeri Ceza Kanunu
ile öbür askeri yasalarda bulunan suçlan
inceleyen ve bu suçlan gerçekleştiren kişilere
uygulanacak yaptırımlan belirleyen hukuk
dalı. Bu hukuk dalının varlığı ve
gerekliliği üzerinde yoğun tartışmalar olmuştur.
Silahlı kuvvetler bünyesinde görev
yapan kişilere özgü ayrı bir hukuk sisteminin
oluşturulmasının eski bir geçmişi olduğu
gibi, ordu içindeki disiplini sağlamak bakımından
olağan hukuk sisteminin dışında,
başka bir hukuk sisteminin kurulmasında da
zorunluluk vardır.
Askeri ceza hukukunun ilk izlerine Roma
hukukunda rastlanır. İS 5. yüzyılda İmparator
Justinianos döneminde hazırlanan yasalarda
askerlere özel olarak uygulanacak
hükümler aynca belirlenmişti. Ortaçağda
da Orange prensi Nassaulu Maurits ve II.
Gustaf Adolf tarafından hazırlatılmış savaş
yasalan içinde, asker kişilerle ilgili özel
yasalar bulunmaktaydı.
18 ve 19. yüzyıllarda askeri ceza hukukuna
ilişin yasaların daha da yoğunlaştığı görülmektedir.
Almanya’da 1871’de Fleck, Keller
ve Rubo tarafından hazırlanan tasan
1872’de yürürlüğe girmiş, Fransa’da Askeri
Ceza Yasası 1857’de uygulanmaya başlamış,
İtalya’da da 1869 tarihli yasa bu alandaki ilk
düzenleme olmuştur.
Osmanlı Devleti’nde bir askeri ceza yasası,
padişah fermanları ve “cezalandırma hakkı
sonucu tesbit edilen emirler”in dışında ilk
kez yeniçeriliğin kaldınlmasmdan sonra
özel olarak yürürlüğe sokulmuştur. H. 1244
(1828-29) tarihli Kanunname-i Asakir-i Muhammediye,
bu alandaki ilk yasa olarak
görülmekte, bunu H. 1253 (1837) tarihli
Cezaname izlemektedir. Bunu izleyen H.
1286 (1869) tarihli Askeri Ceza Kanunname-
i Hümayunu uzun süre uygulanan bir
özel kanun olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nde askeri ceza hukukunun
kaynağını 1632 sayılı ve 22 Mayıs
1930 tarihli Askeri Ceza Kanunu oluşturur.
Bu yasada asker kişilerin işleyebilecekleri
suçlar ve bunlann cezalan belirlenmiştir
“Hiyanet, milli müdafaaya hiyanet, müdafaa
vasıtalarını tahrip, seferberlikte harp
kuvvetlerini tehlikeye düşürmek, yoklama
kaçağı, bakaya, firar, çağrılıp da gelmemek,
vazife ve memuriyete gitmemek, düşman
tarafına firar, kaçaklara yardım etmek,
kendini askerliğe yaramayacak hale getirmek,
başkasını askerliğe yaramayacak hale
getirmek, askeri itaati bozmak, yalan yere
veya usulsüz şikâyet etmek, amire ve mafevke
fiilen taarruz etmek, askerlikten soğutmak,
fesatta bulunmak, isyan, maduna,
asta suç işlemesi için emir vermek, seferberlikte
yağmacılıkta bulunmak” gibi eylemler
bu yasada öngörülmüş suçlan oluşturmaktadır.
Askeri Ceza Kanunu’nda cezalar “ölüm
cezası, ağır hapis, hapis, kısa hapis” biçiminde
konmuştur. Bunlardan kısa hapis
cezası, sivil ceza hukukunda yer almaması
nedeniyle, askeri ceza hukukunun farklılığını
en iyi biçimde ortaya koyar. Askeri Ceza
Kanunu’nda kısa hapis cezalan “göz hapsi,
oda hapsi, katıksız hapis” olarak saptanmıştır.
Aynca bu ceza sistemi içinde tard,
ihraç, rütbenin geri alınması ve yeni baştan
askerlik gibi fer’i (ikincil) cezalar da öngörülmüştür.






