Asuman ile Zeycan, aym elmadan yiyerek
çocuk sahibi olan iki ana babanın biri kız,
biri erkek çocukları arasındaki aşkı anlatan
Türk halk öyküsü.
Daha çok Doğu Anadolu’da anlatılmakta
olup, öteki Türk halk öyküleri gibi fazla
olurlar. Beyin kızı, kâhyanın oğlu olmuştur.
Derviş, kızın adını Zeycan, oğlanın adını da
Asuman koyar, onlann birbirleriyle beşik
kertmesi nişanh olduklanm, büyüdükleri
zaman evlendirilmelerini söyler.
Çocuklar büyüyünce birbirlerini severler,
ancak Zeycan’m annesi, Kaleli Bey’i etkileyerek
iki gencin evlenmesini engeller. Asuman
ve Zeycan, düşlerinde bade içerek
âşıklık gücü kazanmışlar, saz çalarak deyişler
söylemeye başlamışlardır.
Âsuman kılık değiştirerek beyin huzuruna
çıkar ye ondan atışmak için âşık ister. Kaleli
Bey Âsuman’ın karşısına, âşık olarak kendi
kızını çıkartır. Bu atışmada kaybeden, kazananın
kölesi olacaktır. İki sevgili arasındaki
sazlı sözlü mücadeleyi Âsuman kazanır.
Ama Kaleli Bey sözünde durmadığı
gibi, Âsuman’ı da öldürtmek ister v Sevgilisinin
yardımıyla kaçıp kurtulan Âsuman,
Basra’ya gider, bir kahvede âşıklık yapmaya
başlar. Âşıklıkta gösterdiği başan, Basrah
âşıklarca kıskamldığı için bir kuyuya
atılan Âsuman’ı, düşünde elinden bade
içerek âşık olduğu derviş kurtarır, Erzincan’a
getirir.
Âsuman bu kez Erzurum paşasına başvurarak
yardım ister. Paşa bir adamını göndererek
Kaleli Bey’e baskı yapar ve iki genç
birçok serüvenden sonra birbirlerine kavuşup
mutluluğa ererler.
Genellikle Doğu Anadolu ile ilgili yer
adlan geçtiğine ve Erzincan yöresinde yaygın
olan söylentilere bakarak, bazı araştırmacılar
bu öyküde geçmişte yaşanmış birtakım
olayların izlerinin bulunabileceği görüşünü
ileri sürmüşlerdir.
Arap, Ermeni ve Latin harfleriyle Türkçe
olarak birkaç kez basılmış olan Âsuman ile
Zeycan öyküsü, sevgililerin sonunda birbirine
kavuştuklan az sayıdaki halk öyküsünden
biri olma özelliğini de taşır.






