Home / wiki / Atelektazi

Atelektazi

atelektazi, akciğerlerin, yenidoğanda yeterince
genişleyememesi ya da sonradan bazı
solunum bozuklukları nedeniyle, tümüyle
ya da yer yer şişme yeteneğini yitirmesi.
Doğuştan, sıkışmaya bağh ve tıkanmaya
bağh olmak üzere başlıca üç tip atelektazi
vardır.
Doğuştan atelektazi, ölü doğduğu için hiç
solunum yapmamış ya da solunum/güçlüğü
nedeniyle yalnızca birkaç gün yaşayabilmiş
bebeklerde görülür. Solunum güçlüğü olan
bebeklerde, akciğerlerin bazı bölgelerindeki
hava kesecikleri (alveoller) havayla dolamaz
ve bu keseciklerde yüzey geriliminin
değişmesine bağlı olarak kesecik duvarlanndan
dışarıya sürekli hava kaçacağı için
kesecikler giderek büzüşür (emilme atelektazisi).
Yeni doğan bebeklerde görülen ve
genellikle akciğerlerde yüzey gerilimini artıncı
maddelerin eksikliğinden kaynaklanan
hiyalin zar hastalığı da, hava keseciklerinde
sonlanan küçük kanalların tıkanması sonucunda.
atelektaziye yol açar. Bir kanalın
tıkanmasıyla hava keseciğinde kapalı kalan
hava yavaş yavaş kan akımı tarafından
emileceğinden, hava keseciği sonunda tümüyle
büzüşür ve bu tıkanıklık akciğerlerin
büyük bir bölümünü etkilediğinde solunum
işlevi de sona erer.
Sıkışmaya bağh atelektazi, akciğerleri sıkıştırarak
içerdeki havanın dışarı kaçmasına
yol açan bir dış basınçtan kaynaklanır. Bu
basınç akciğerlerin bütüiı yüzeyine eşit olarak
uygulanıyorsa genel, yalnızca belli bir
bölgeyi etkiliyorsa yerel büzüşme görülür.
Bölgesel basıncın nedeni genellikle bir tümör,
kalp büyümesi ya da diyafram yükselmesidir.
Böyle bir dış basıncın etkisiyle
hava keseciklerinde sonlanan küçük kanallar
ve bronşlar ezilip sıkışır, keseciklerde
kapalı kalan hava da yavaş yavaş kan
akımıyla emilir.
Tıkanmaya bağlı atalektazinin nedeni, genellikle
ana bronş dallanndan birine yerleşen
yabancı cisimlerdir. Bazen karın cerra499
Ateşte
hisine bağlı bir yan etki olarak da bu tür bir
atelaktazi gelişebilir. Akciğerlerin içindeki
soluk yolları, normal koşullarda, solunan
havayla birlikte gelen toz, kurum ve bakteri
hücrelerini tutabilmek için bir mukoza salgısı
salgılar. Bir ameliyat sırasında, anestezi
maddeleri bronş salgılannda artışa neden
olur. Normalde bu salgılar aşırı miktarlara
ulaştığında, öksürük ya da zorlu bir soluk
vermeyle bronşlardan atılabilir. Ne var ki,
kann içi ameliyatlanndan sonra, gerek solunum
kaslannın güçsüzleşmesi, gerek hastanın
soluk alıp verirken çok ağn duyduğu
için akciğerlerine yeterince hava çekmemesi
nedeniyle solunum oldukça yetersizdir. Sonuçta,
bronşlarda biriken balgam pıhtıları
atelektaziye yol açar ve ameliyatı izleyen
birkaç saat ile birkaç gün arasında akciğerler
büyük ölçüde büzüşür.
İleri derecede atelektazinin başlıca belirtileri
ağrılı ve sıkıntılı solunum, deride mavi
lekeler, akciğerlerin büzüşüp küçülmesi,
büzülen sol ya da sağ akciğerde solunum
hareketlerinin kaybolması ve kalbin o yöne
doğru yer değiştirmesidir. Uzun süre atelektazi
durumunda kalan bir akciğerde, solunumla
görevli dokular zamanla bağdokuya
dönüşür ve solunum işlevinin yeniden sağlanması
söz konusu olamaz.
Tedavi, doğrudan doğruya tıkanıklığın giderilmesi,
enfeksiyonun denetim altına alınması,
birikmiş sıvıların atılması ve yitirilmiş
olan akciğer içi basıncın yeniden sağlanmasına
yöneliktir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir