EBTERİYE i. Şiî Zeydiye mezhebinin kollarından biri. Kuseyr en-Neva el-Ebter ile el-Hasan bin Sâlilı bin Hayy’ın taraftarları. Butriye ve Sâlihiye diye de anılırlar. Görüşlerine göre Hz. Muhammed’den ...

EBTER sıf. (ar. betr, kesmek’ten ebter). Esk. Kuyruğu kesik (hayvan). || Zürriyetsiz, kısır. |j Yararsız, değersiz: Allah adı olsa her işin önü / Hergiz ebter olmaya anın sonu (Süleyman Çelebi). || Es...

Ebstorf dünya haritası, Ortaçağın en büyük ve geniş kapsamlı haritalarından biri. 1284’te yapıldı, çapı 3,5 m idi. 1845’e kadar Ebstorf manastırında kaldı, bu tarihten sonra Hanıiover’deki Provinzial ...

EBSTORF, Almanya’da (Aşağı Saksonya) Ulzen idare bölgesinde kasaba. XIV. yy.- dan kalma rahibeler manastırı ve kilisesi; tarım okulu; tarım araştırma ve inceleme merkezi; bıçkı tezgâhları....

EBSTEIN (Wilhelm), alman hekimi (Jauer, Silezya 1836 – 1912). Şeker hastalığının böbrek boruları hücrelerindeki lezyonlarını tanımladı. (Buna Armani-Ehrlich lezyonu veya sakatlığı da denir.) Adı...

EBRULU sıf. (ebru’dan ebru-lu). Ebrulanmış, ebru yapılmış (kâğıt, kumaş). — Tekst, özel olarak yapılan ye üzerine belirli aralıklarla, çeşitli uygun renkler veya aynı rengin çeşitli tonları boyanan fâ...

EBRUCU i. (ebru’dan ebru-cü). Renkleri karıştırarak süs kâğıtları üzerine elle mermer veya sedef görünüşü yören usta...

EBRU i. (fars. ebr, bulut > ebrt, bulut gibimden). G. santl. Kâğıt üzerine yapılar! renk- U hare. \\ Kitap ciltlerinin iç kaplarını hareli boyama usulü. Bk. ansîkl. Cütc. Ciltli kitapların kenarlar...

EBNER-ESCHENBACH (Marie, barones), avusturyalı kadın yazar (Zdislavice Kromeriz, Moravya 1830-Viyana 1916). Dubsky kontesi olarak doğdu. İlk yazı denemelerini tiyatro alanında yaptı, çok geçmeden gerç...

EBKÂR çoğl. i. (esk. bikr. kızlık’tan ebkâr). Esk. Kızoğlan kızlar: Değil ki mahremi olsun yabancı enzarın / Bu ihtimali tasavvurdan ürken ebkçirın (M.Â. Ersoy). || Teşm. yol. Daha önce kullanılmamış ...

EBHER. Esk. coğ. İran’da şehir; Kazvin, Zencan ve Hemedan arasında, Zencan’ın güneydoğusunda. (Avhar diye anılır.) önceleri bağlık, bahçelik bir yer iken Sasanîler zamanında bir surla çevrildi. Mugire...

EBERWEiN (Kari), alman bestecisi (Weimar 1786-ay.y. 1868). Traugott Maximilian Eberwein’in kardeşi. Müzik eğitimini ağabeyinden gördü. Büyük dük Charles-Auguste’ün virtüöz kemancısı oldu. Zelter, Goet...

Eberth basili. Mikrobiyol. Tifo mikrobu. (Eşanl. tifo basili.) Eberth tarafından 1881’de bulunan bir kokobasilidir; iki ucu yuvarlak küçük bir sopacık şeklinde görülür; et suyundaki kültürlerde, jeloz...

EBERTH (Karl Joseph), alman hekimi ve bakterioloji bilgini (Würzburg 1835-Berlin- Halensee 1926). öğrenimini Würzburg’da yaptıktan sonra Zürich ve Halle’de profesör oldu. Deri urları, raşitizm ve bunl...

EBERT (Adolf), alman filologu (Kassel 1820-Leipzig 1890). 1863’ten ölümüne kadar Letpzig’de Roman dil ve edebiyatları üstüne dersler verdi. Bu konuda çeşitli eserler yazdı (Allgemeine Geschlichte der ...

EBERSTEİN (Wihelm Lüdwig Gottlob, baron von), alman filozofu (Mohrungen, Langerhausen yakını 1762-ay.y. 1805). Kant’a karşı Leibniz-Wolf felsefesini S.A. Eberhard’dan daha güçlü bir şekilde savundu. B...

EBEE gölü, iç Anadolu bölgesinde, Sultandağlarınm kuzeyinde göl; yüzölç. 125 ‘ , km*; yüksl. 965 m. Çevresi bataklık halinde- / dir. Yaz sonlarına doğru küçülür. Afyonkat rahisar’dan gelen Akarç...

EBERBACH, Almanya’da (Baden), Heidel- I berg idare bölgesinde şehir, Katrenbuckel’in batısında, Neckar vâdisinde; yüksl. 130 m. • Sulh mahkemesi. Lise, sanat, ticaret ve tarım okulu. Elekt...