OECOLAMPADE

OECOLAMPADE (Johannes HAUSSCHEîN veya HUSSCHîN, yun. — denir), alman reformcusu (Weinsberg 1482-Basel 1531). Erasmus ile dostluk kurdu, Basel üniversitesi profesörlüğüne getirildi (1823) ve orada Refo...

OEBEN (Jean François)

OEBEN (Jean François), alman asıllı fransız marangozu (Eusbern, Franken 1720-Pa-ris 1763). 1751’de Charles Joseph Boulle’un Louvre’deki atelyesinde çalıştı; Gobelins’de (1754), sonra Arsenal’de (1756)...

ODYSSEUS

ODYSSEUS, Yunan Bağımsızlık savaşı generallerinden (Preveze 1785-Atina 1825). Ayaklanan vatandaşlarının amacı uğruna savaştı ve Termopil’i (Thermopylai) savundu (1821-1823), fakat bir ara Türklerin ta...

ODYOFREKANS

ODYOFREKANS i. (fr. audiofréquence). Alternatif akımların, saniyede 50 ile 10 000 devir arasında değişen ve telefonda duyulabilir sesler üreten frekansı. Eşanl. DUYULAN FREKANS....

ODYOFON i. (fr. audiophone)

ODYOFON i. (fr. audiophone). Sesleri kuvvetlendirmeğe yarayan akustik âlet. -— ANSlKL. Odyofon, geniş bir yüzey üzerine ses dalgalarını alan, sertleştirilmiş kauçuk veya verniklenmiş karton levhadan m...

ODYNIEC (Antoni Edward)

ODYNIEC (Antoni Edward), polonyalı şair (Boruny, Litvanya 1804-Varşova 1885). Mickiewicz’in dostu ve mücadele arkadaşıydı. Ebedî ününü, belgesel değeri çok tartışma götüren Yolculuk Mektuplarına (1875...

siyah renkli yaban ansı.

ODYNERUS i. Sarı benekli, siyah renkli yaban ansı. (Yalnız yaşar; böcekleri avlayarak geçinir; yuvasını odunların, çeşitli bitkilerin, toprak yığınlarının ve eski duvarların içine yapar. Odynerus spin...

ODUNSU

ODUNSU sıf. (odun’dan odun-sü). Odun niteliğinde olan, oduna benzeyen. ¡1 Sapının dirençli durabilmesi içinde yeteri kadar odun demeti bulunan bitkilere denir. — Ormanc. Bir ağacın gövde ve dallarında...

ODUNÖZÜ

ODUNÖZÜ blş. i. Odunda bulunan katı maddelerden birine verilen ad. — ANSlKL. OdunÖzü’nün bileşiminde vani-lin ve koniferin gibi glikozitler de bulunur. OdunÖzü sıcakken ve basınç altında nitrik asit v...

ODUNLAŞMAK

ODUNLAŞMAK dönşl. f. (odun’dan o-dun-la-ş-mak). Bot. Odun haline gelmek, oduna dönüşmek: Tomurcukların odunlaşmasına sebep olan etkenler pek iyi bilinmiyor. || Mec. Kabalaşmak. (ML) ODUNLUK i. (odun’d...

ODUNCULUK

ODUNCULUK i. (oduncu9dan odunculuk). Oduncunun yaptığı iş: Tapduk Dergâhında Yunus*a verilen vazife odunculukmuş (N. Araz). [M] Odunkapı mescidi (veya Nevfidan mescidi veya Çürükelma camii), İstanbul’...

Ağaçla beslenen böceklere denir

ODUNCUL sıf. ve i. (odun’dan odun-cul). Böcekbil. Ağaçla beslenen böceklere denir. — ANSlKL. Ağaçla beslenen başlıca böcek familyaları arasında kınkanatlılardan, bostrichidae, annobiidae, limexylonida...

ODUN

ODUN i. (esk. türk, ot, ateş’ten ot-u-n > od-u-n > odun). Yakılmak üzere kesilerek parçalara ayrılmış ağaç: öyle yaptı Yunus; kaybedecek vakti yoktu, odunları yığdı, bir ilmek attı, vurdu sırtın...

ODOYEVSK1Y (Aleksandr lvanoviç, kont)ODOYEVSK1Y (Aleksandr lvanoviç, kont)

ODOYEVSK1Y (Aleksandr lvanoviç, kont), rus şairi (Petersburg 1802-Kafkasya 1839). Dekabristlerin komplosuna ve ayaklanmasına katıldı; 1937’ye kadar Çita’da (Sibirya) sürgün yaşadı, sonra er olarak Kaf...

O’DOWD (Bernard)O’DOWD (Bernard)

O’DOWD (Bernard), avustralyalı şair (Beaufort, Victoria 1866 – Melbourne 1953). Bir «savaşkan şiir» türünün yayıcısıydı. Bildiri havasında, kişiselleştirilmiş soyutlamalar ve klasik anıştırmalar...

ODOTAKİMETRE

ODOTAKİMETRE i. (fr. odotachymètre’-den). Oto. Eskiden otomobillerde, hem kilometre saati, hem de hız göstergesi görevi yapan magnetik cihaz....

ODOSTOMtA

ODOSTOMtA i. önden solungaçlı karın-danbacaklı yumuşakça (pyramidellidae familyasından); kavkısı küçük delikli, oval veya konimsi, kolümeli eğri dişlidir; bütün denizlerde Tersiyerde fosiline rastlanı...

da Pordenoneda Pordenone

ODOR1C da Pordenone, fransisken ilâhiyatçısı (Pordenone, Friuli 1265’e doğr. -Udine 1331). 1290’da rahip oldu. Tataris-tan’a gönderildi, on yedi yıl Moğolistan’da geziler yaptı. 1314-1330 Arasında Kal...