Sinem ada dekor, kam eram anın sahneleri alış şekli.ne göre değişir. B urada seyirci, sahneyi dıştan seyretmeyip, yapılan işin kapsam ına göre sahnenin içine girerek, konunun bir parçası haline gelir....

Sahne dekorculuğu tiyatro ile gelişmiştir. Eski Y unan ve Rom a tiyatrolarında sahne ilk kurulduğu şekilde kalır, değişmezdi. Sahne dekoru üç şekilde düzenlenirdi. T ragedyalarda (trajedi=acık!ı konu)...

Bir sinem a çekiminde veya tiyatro gösterisinde sahnenin, seyircilerin göreceği tarzda olm asını sağlayan sanat ve teknik bütünlük....

bilinir. D eğirm enin çok eski bir mazisi vardır. G ünü­ m üzden yıllarca (4-5 bin vıl) önce rüzgâr vasıtasıyla işleyen yel değirm enleri olduğunu çeşitli kaynaklar ‘ bildirm ektedir. Tarihten ö...

M uhasebede büyük defter. Çift yönlü (m uzaaf) m uhasebe sistem inde yevmiye defterjne kaydedilen işlemlerin konularına (kasa, mal, alacak, gider, serm aye gelir) göre sınıflandırılm asını sağ­ layan ...

“ D efter tu ta n ” m anâsında olan bu kelime, O sm anlIlarda devletin bütün m alî işlerine nezaret eden ve günüm üzde M aliye B akanı’na karşılık olan m em uriyetin ismi. İslâm devletlerinde defterdâ...

Özel bir elektrik cihazı ile kalbe doğru akım vererek kalp kasındaki düzensiz titreşimleri giderip kalbin norm al bir şekilde çalışmasını sağlam aya yönelik bir işlem . Bu işte kullanılan cihaza “ def...

Sözlü olarak bütün T ürk illerinde varlıkları görülen, M anas ve O ğuz destanları ile ilgisi bulunan, T ürkler arasında İslâmiyet öncesi doğan, İslâm iyet’in kabûlü ile İslâm î renge bürü­ nen ve dest...

X II., X III., XIV. asırlarda D oğu A nadolu’ya gelip yerleşmiş olan O ğuz Türkleri arasında anlatılan destan yollu halk hikâyeleri vardır. A nlatılan hikâyeler “ Kitâb-ı D ede K orkud alâ LisânTarife...

Kıyam ete yakın bir zam anda çıkacağı bildirilen kötü yaradılışlı bir kimse. İslâm dininin kaynaklarında bildirildiğine göre Deccâl, yalancı, hileci, aldatıcı dem ektir. Peygam ber olduğunu iddia edec...

Bu tip debriyajlar otom atik vites kutularında kullanılırlar. G iriş milindeki tahrik kanatlarının m otorun belirli bir devrinde sistemdeki yağı harekete geçirmesiyle çıkış milindeki alıcı kanatlar ha...

Sultan İkinci Bâyezid devri sadrazam larından. A rnavud asıllı devşirm e olup gençliğinde devşirilmişti. İslâmiyetle ş e re fle n d ik te n s o n ra k a b iliy e tli g ö rü ld ü ğ ü n d e n E nderun’a...

Hanefi m ezhebinin kurucusu olan İmam -ı A ’zam ’ın talebelerinden. D oğum tarihi kesin olarak belli olm ayıp, 781 yılında vefât etti. Evliyanın en önde gidenlerinden, h a ra m la rd a n , şüphelilerd...

Osm anlı âlim ve velilerinden. Asıl adı Şerefüddin bin M ahm ud’dur. K ayseri’de doğdu, doğum tarihi bilinm em ektedir. D in ve fen bilimlerinde ilk tahsilini m em leketinde yaptıktan sonra M ısır’a g...

Şeyh D âvud Efendi, Lûtfullâh Efendi’nin vefâtından sonra tam altı sene m üddetle, hocasının yerine ilim öğretm iye devam edip H ak ilim âşıklarını doyurdu. 1499 tarihinde, Receb ayında vefât ederek, ...

M ateryalist evrimciler etiketlerine sığınarak ilimde K sahtekârlık yapm aktan da sıkılm am ışlardır. 1910 yılında İngiltere’nin Sukses şehrinde Charles D aw son tarafından bir fosil bulundu. Piltdow ...

T ürkiye’de, üniversiteye 1933 senesine kadar verilen isim. İlk kuruluş yıllarında m odern m ânâda bir üniversite eğitim inden çok lise seviyesinde eğitim veren bu müessese, sonradan değerli ilim adam...