1-Bir işe girişme, başlama: “Bil illeti kıl sonra mü- davata tasaddi” (Ziya Paşa, XIX. yy.) 2-Tasaddi etmek, bir işe girişmek....

Mindanao’nun (Filipin- ler) güneyindeki dağlık bölgelerde yaşayan endonezya dil grubundan bir etni. Toplamacılık; balıkçılık ve avcılıkla beslenen yerleşik bir yaşam sürdüren, doğal mağaralarda barına...

1-Bir kimseyi tedirgin eden, endişelendiren, üzen düşünce; kaygı, dert: Hiçbir tasanız olmasın, ben her şeyi hallederim. Tasayı bırak, neredeyse gelirler. 2- Tasa çekmek, üzülmek, kaygı içinde olmak. ...

1-Bir şeyi, bir kimseyi tarttırmak, onun ağırlığının saptanmasını sağlamak: Bir koliyi tarttırmak Çocuğunu tarttırmak. 2- Bir maldan, bir üründen belli bir miktarı hazırlatmak: Manava üç kilo elma tar...

Basküle çıkarak, kendi kilosunu öğrenmek: Son günlerde hiç tartıldın mı? Bana şişmanladın gibi geliyor. ♦ Tartılmak: 1- Ağırlığı saptanmak: Tartılınca ne kadar eksildiğin ortaya çıkar. 2- Bir s...

Bir şeyi, bir kimseyi (bir şeyle) tartmak, belli bir araç kullanarak ve bir birime oranlayarak ağırlığını saptamak: Bir paketi teraziyle tartmak. Bir yükü kantarla tartmak. Bir bebeği tartıyla tartmak...

Tartmak eylemi, tartmak işi. Binc. Yarışmalardan önce jokeyin ve atın üzerine konulacakların tartı hakemince tartılması. -Ruhbil. Karma bir notun hesaplanmasına giren çeşitli değişkenlere katsayılar v...

(Giuseppe), İtalyan kemancı, besteci ve kuramcı (Pirano, istria, 1692 – Padova 1770). Din adamı olmaktan vazgeçerek Padova Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat okudu (1708). Elisabetta Pre...

Islatma, nemlendirme. 2- Tazelik verme. 3- Hoşlandırma, tat verme. 4- Tartib etmek, ıslatmak; tazelik kazandırmak; tat vermek: “Buy-i gül ü hurşid ile tartib-i dimağ et” (Namık Kemal). 5- ...

Hiçbir tartışmaya yol açmayacak kadar kesin bir şey için kullanılır: Bir karşılaşmanın, bir yarışmanın tartışmasız galibi....

1- Tartışmalı geçen, herhangi bir tonunun tartışıldığı: Tartışmalı oturum. 2-Güvenilir ya da kesin olmayan, hakkında çok değişik görüşler bulunan: Oldukça tartışmalı bir konu. Dilbil. Öznenin, almak z...

1- Bir sorundan, bir tasarıdan, bir şeyden söz ederken, tartışmak eylemine tonu olmak, görüşülmek; değişik yönleriyle ayrıntılı bir biçimde incelemek: Dünkü oturumda tartışılan yasa tasarısı. Bu konu ...

(Bir sorunu, bir tasarıyı vb.) tartışmak, iki ya da daha çok kişi ya da bir grup sözkonusuysa, iyice kavramak, bir çözüm getirmek, bir karara bağlamak için, sorunu karşıt yönleriyle incelemek, görüşme...

Bir şeyi tartışmak, karşıt ya da değişik yönlerini ortaya koymak eylemi, o şeyin çözümlenmesini, eleştirili incelemesini yapmak işi: Meclis’te bu yasa tasarısının tartışması günlerce sürdü. Bu s...