Anasayfa / wiki

wiki

wiki

Sağırffmakinesinde bulunan ve sağım emziğindeki simit biçimli odacığında art arda vakum ve basınç yaratan aygıt. —2. Mekanik sağım yerlerinde devresel olarak basınç değişimlerini sağlayarihe? türlü dü...

Hadîs âlimlerinden. Künyesi, Ebû îshâk’tır. Doğum târihi bilinmemektedir. 247 (m. 861; de vefât etmiştir. Süfyân bin Uyeyne, Ebû Muâviye ed-Darîr, Ebû Üsâme, Halef bin Te mî m gibi büyük âlimlerden ri...

Büyük hadîs âlimlerinden îsmı, îbrâhim bin Münzir bin Abdullah bm Münzir bin Mugîre bin Abdullah bin Hâlid bm Hizâm bin Hüveylid bin Esed el-Huzâmî olup, künyesi, Ebû Is hâk el-Medenî’dir. Doğum târih...

Hadîs âlimlerinden. Adı, Ibrâhim bin Mûsâ bin Yezîd bin Zâzân et-Teymî’dir. Künyesi, Ebû İshâk er-Râzî el-Ferrâ’dır. “Sagîr” lakâbı ile de meşhûrdur. Büyük hadîs âlimlerindendir. Doğum târihi belli de...

a. (fr. pulpite). Dişç. cerr. Dişö- zCr iltihabı. —ANSİKL. Pülpit çoğu zaman diş çürüğünün bir ihtilatıdır. Durup dururkem’gelen az ya da çok şjddetli, yayılan, aralıklı ağrılarla kendini”...

a, (fr. pulpeptorhie). çalışma şeması Dişç. cârr. Dişözünün çıkarılması*. (Eşanl. Sİ/slİR ALMA,) —ANSİKL. Dişözünün çıkarılması eldşn « geldiği kadar tâm yapılmalıdır. Bulgirişim içifr anestezi çoğu z...

Pürmüş iambası, benzinle ya da gazla (propan, bütan) çalışan ve havyayla lehimlenemeyecek kadar büyük parçaları lehimlemede kullanılan aygıt....

Püritenlerin partisi, öğretisi. —ANSİKL. Püriteniik, başlangıçta yalnızca, Kutsal Kitap’ın yüksek otoritesine ve alın- yazısı öğretisinin kabulüne dayanan, Büyük Britanya’ya özgü bir anlayıştı. XVI. v...

(ing. puritan; “saflık” anlamına gelen lat. puritas, -atisten). Tar. Kutsal Kitap’ı yeni bir gözle okumaktan yana olan ve XIX. .yy. sonundan başlayarak çoğu Amerika’ya göç eden katı ...

Batı Anadolu’da yetişen bir kı- lıçotu türü (Hyperıcum empetrifolium). [Sarı püren de denen bu bitkinin çiçekleri yöresel olarak kumaş boyamakta kullanılır.] (Eşanl. PİREN.)...

. (fr. purâe; esk. fr. purer, temizlemek; geç lat. purare, arıtmak’tan). Mutf. 1. Bazı yiyecekleri haşlayıp kevgirden ya da makineden geçirerek elde edilen ezme.—2. Mutf. Püre makinesi, pişmiş sebze y...

Püskürmek eylemi. —Uz. havc. Bir roket-motorun lülesinde oluşan gazların yüksek bir hızla dışarı atılması. □—Yerbil. Yanardağ malzemelerinin yeryüzüne çıkması (püskürtüler, lavlar, gazlar). [Bk. ansik...

(Ali). türk şair (Kadirli 1935). Lise öğreniminden sonra yayıncılığa başladı; TDK’de çalışarak emekli oldu. Dille ilgili çalışmalar {öz dilimiz, 1966; öztürkçe sözlük, 1971; Yaşar Kemal sözlüğü,...

Bir ucu bağlı, öbür ucu serbest iplik, sırma, vb. demeti: Tespihin püskülü. Fes püskülü. —2. Giysi ve döşemelerde kullanılan ucu saçaklı süs öğesi: Perdenin püskülü. —3. Dokumalarda atkının ya da çözg...

Pürüzlü olma duru- mu. —Havc. Yüzeyi tamamen düz ve parlak olmayan bir kaplamanın ayırtedici özölli- ği. (Bir yüzeyin pürüzlülüğü sınır katmanı içindeki hava akışını tedirgin eder.) —ANSİKL. Bayınd. P...

Üzerinde pürüz ya da pürüzler olan şey için kullanılır: Pürüzlü bir cildi olmak. —2. Karışık, sorunlu, içinden çıkılması güç durum, iş vb. için kullanılır. —3. Net ve temiz olmayan ses için kullanılır...

PÜRÜZLENMEK gçz. f. 1. Bir şey söz- konusuysa, üzerinde pürüz oluşmak, pürüzlü bir duruma gelmek. —2. Ses söz- konusuysa, boğuk, bozuk ve kusurlu bir biçimde çıkmak. —3. Bir iş, bir girişim vb. sözkon...

Pürüzlemek eylemi. —Camc. Kabaca pürüzleme, kesme cam yapımımda, aşındırıcı olarak ıslak ince kumla kaplı döner demir çarkla, yüzeyi kabaca U ya da V biçiminde...

Düz bir şey üzerindeki kü- çük çıkıntı, çukurluk ya da kusur: Ciltteki pürüzler. —2. Bir eylemi, bir ilerlemeyi köstekleyici şey; enjgel, güçlük: İşlemlerde bir pürüz çıktı. —3. Kusur, eksiklik: Çalış...

kim. İçindeki sıvıyı üzerine uygulanan basıncın etkisiyle püskürten, laboratuvarlarda çökelti ve filtrelerin yıkanmasında kullanılan cam ya da plastikten kap. (Eşanl. PİSET.)...