nükleoprotein, bir nükleik asit molekülüne bağlı proteinden oluşan bileşiklerin ortak adı. DNA içeren nükleoproteinlerdeki protein molekülü sıklıkla histon ya da protamindir; bu bileşik kromozomlarda ...
nükleik asit, canlı hücrelerde kalıtıma ilişkin bilgiyi taşıyarak kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan ve protein bireşimini (sentez) yönlendiren bileşiklerin ortak adı. Nükleik asit molekülü nükleo...
nükleer tıp, hastalıklara tanı konması ve tedavi amacıyla radyoaktif izotopların kullanılmasıyla ilgilenen uzmanlık dalı. Nükleer tıp çalışmaları Enrico Fermi’nin 1935’te kararlı elementlerin nötronla...
ABD, SSCB ve İngiltere’nin, nükleer silahlara sahip olmayan ülkelere bu silahları elde etme ya da üretme konusunda yardım etmemesini öngören antlaşma (1 Temmuz 1968). Bu ülkeler dışında 59 ülkenin dah...
ENCOMIENDA i. (isp. k.). Asker ocağından bazı şövalyelere verilen ve sahibinin bir yer veya bölge üzerinde işletme ve yargılama hakkını gösteren unvan. || Asker ocağı mensubu şövalyelerin, kaput veya ...
ENCEPHALARTOS i. Bazen orta kısmı şişkin kongövdeli ağaç. Yaprakları tüysü biçimde, sürekli ve çoğu zaman dikenli, meyveleri iridir. — Tropik ve orta Afrika’da yaşayan yerliler ve H o l l a n d a l I...
Enbiyâ sureci, Kur’an-1 Kerim’ın XXI. suresi. 112 Ayettir. Mekke’de indirildi, içinde geçmiş peygamberlerin ümmetleriyle aralarında geçen olaylardan söz edildiğinden bu sure enbiyâ (peygamberler) sure...
EMÜLSİYONLAŞTIRICI sıf. {emülsiyon’- laştırmak’tan emülsiyonlaştır-ıcı). Bulunduğu ortamdiTİEHİ emülsiyon meydana getiren veya bir emülsiyonun bozulmadan kalmasını sağlayan bir bileşik için kullanılır...





