Chagall güney Rusya’da, Polonya sının
yakınındaki küçük bir kentte doğdu. Orta
halli, dinine bağlı bir Yahudi ailesinin
dokuz çocuğundan biriydi. Çocukluğunda
Kitabı Mukaddes’i okudu, sinagogda şarkı
söyledi ve geleneksel Yahudi öğretisine
Chagall, 1969
Ara Güler
karşı çıkan Hasidiliğin bazı düşüncelerini
benimsedi. Çizimin temel ilkelerini okulda
öğrendikten sonra, o yöredeki gerçekçi bir
ressam olan Yehuda Pen’in atölyesinde
resim çalıştı. 1907’de Petersburg’a (bugün
Leningrad) gitti. Orada aralıklı olarak üç yıl
eğitim gördü. Daha sonra, o günlerde sahne
tasarımcısı olarak meslek yaşamına başlayan
Leon Bakst’m yanında çalıştı. Erken
döneminin tipik yapıtları arasında, damdaki
kemancı figürünün, daha o zamandan var
olduğu ürkütücü “Ölü Adam” (1908, Marc
Chagall Koleksiyonu, Saint – Paul) ile siyahbeyaz
ilişkisini araştırdığı “Siyah Eldivenli
Nişanlım”dır (1909, Sanat Müzesi, Basel).
1910’da, Petersburglu bir sanatseverin yardımıyla
Paris’e gitti. Bir süre Montparnasse’ta
yaşadıktan sonra bohem sanatçıların
merkezi olan La Ruche’ta(*) bir atölyeye
taşındı. Burada Blaise Cendrars, Max Jacob
ve Guillaume Apollinaire gibi öncü şairlerin
yanı sıra, dışavurumcu Chaim Soutine, soyut
renkçi Robert Delaunay, kübist Albert
Gleizes, Jean Metzinger, Fernand
Leger ve Andre Lhote gibi daha sonraki
yıllarda ünlenecek sanatçılarla tanıştı. Böyle
bir çevrede resim alanında neredeyse her
türlü “küstahhk“ destekleniyordu. Chagall da
bu ortamda, daha Rusya’dayken belirmeye
başlayan şiirsel ve görünüşte usdışı eğilimlerini
hızla geliştirdi. Aynı zamanda, Paris
müzelerinde ve galerilerinde gördüğü izlenimci,
ard izlenimci ve fovist resimlerin etkisiyle,
Rusya’dayken kullandığı genellikle koyu
renklerden de vazgeçti.
Fransız başkentinde geçirdiği ilk dört yıl, çoğu
kez Chagall’ın en iyi evresi olarak nitelenir. Bu
dönemin en tipik yapıtları “Yedi Parmaklı
Kendi Portresi” (1912, Belediye Müzesi, Amsterdam),
“Ben ve Köy”, “Appollinaire’e Saygı”
(1911-12, Belediye Manastır Müzesi, Eindhoven,
“Golgota” (1912, Modem Sanat Müzesi,
New York), “Kemana” (1912, Belediye Müzesi,
Amsterdam) ve “Pencereden Paris”tir
(1913, Guggenheim Müzesi, New York). Bu
resimler temelde, Chagall’ın bundan sonraki 60
yıl boyunca sürdüreceği sanatçı kişiliğinin daha
o zamandan oluştuğunu gösterir. Renkler
bazen soluk olmakla birlikte, gelecekteki tipik
karmaşık ve titreşimli niteliklerini yansıtmaya
başlamıştır. Çoğu kez tuhaf figüratif öğeler, baş
aşağı olarak tuvale gelişigüzel serpiştirilmiştir.
Bazen bir film montajı etkisi yaratan bu
düzenleme aslında Chagall’ın düş dünyasını
yansıtır. Genel hava bir Aşkenazi şakasını, bir
Rus peri masalını ya da bir vodvil oyununu
çağrıştırır. Başkişiler çoğu zaman romantik bir
tarzda yakışıklı, kıvırcık saçlı ve biraz da
Doğulu tipli genç ressamın kendisidir. Chagall’
ın Vitebsk’deki çocukluk anılan daha şimdiden
imgeleminin başlıca kaynaklan olmuştur.
Paris’teki yıllık Salon des Independants (Bağımsızlar
Salonu) ve Salon d’Automne
(Güz Salonu) sergilerine katıldıktan sonra,
Chagal 1914’te Berlin’de ilerici bir yayınevi
olan Der Sturm’un galerisinde ilk kişisel
sergisini açtı ve Alman dışavurumcu çevrelerinde
büyük yankı uyandırdı. Bu sergiden
sonra Vitebsk’e gitti ve I. Dünya Savaşı’nın
çıkmasıyla ülkesinde kaldı. Bu dönemde
oldukça gerçekçi bir üslupta çalıştı, yerel
sahnelerle “Dua Eden Yahudi” (1914, Chicago
Sanat Enstitüsü) ve “Yeşilli Yahudi”
(1914, Charles im Obersteg Koleksiyonu,
Cenevre) gibi bir dizi yaşlı adam resmi yaptı.
1915’te varlıklı bir Vitebskli tüccann kızı olan
Bella Rosenfeld ile evlendi. Bu tarihten sonra
yaptığı birçok resimde Bella’ya da yer verdi.
Uçan sevgili figürlerinin betimlendiği “Doğum
Günü” (1915-23, Modern Sanat Müzesi,
New York) ile neşeli bir hava taşıyan “Şarap
Bardakh İkili Portre” (1917, Ulusal Modem
Sanat Müzesi, Paris) bunlardan bazısıdır.
Chagall 1917 Ekim Devrimi’ni başlangıçta
coşkuyla karşıladı; Vitebsk yöresinin sanat
komiseri oldu ve bölge akademisiyle müze
için büyük çaplı taşanlara girişti. Ama gitgide
sertleşen estetik ve siyasal kavgalarla dolu iki
buçuk yıllık yoğun bir çalışmadan sonra
tasansından vazgeçti ve Moskova’ya göç etti.
Orada bir süre sahneyle ilgilendi, Yahudi
yazar Sholem Aleichem’in oyunlanna sahne
ve giysi tasanmlan, Kamerni Tiyatrosu için
duvar resimleri yaptı. 1922’de Rusya’dan
temelli aynldı, ilk önce Berlin’e gitti. Orada
1914’te bıraktığı resimlerinin birçoğunun kaybolduğunu
gördü. 1923’te, bu kez kansı ve
kızı ile birlikte, yeniden Paris’e yerleşti.
Chagall Berlin’deyken oymabaskı tekniklerini
öğrenmişti, arkadaşı Cendrars’ın aracılığıyla
Parisli sanat tüccan Ambroise Vollard
ile tanıştı. Vollard’m ona Nikolay Gogol’un
romanı Ölü Canlar’m özel basımı için bir dizi
aside yedirme baskı ısmarladı. Chagall böylece
başladığı aside yedirme baskı alanında da
uzun yıllar çalışacaktı. Üç yıl içinde Gogol’un
kitabı için 107 tane tam sayfa levha yaptı.
Vollard bundan sonra La Fontaine’in Masallardım
18. yüzyıl baskılanna benzer biçimde
renkli resimlerle basmaya karar verdi. Chagall
tıpkıbasımlar için 100 guvaş resmi hazırladı.
Ama kısa bir süre sonra bunlann renklerinin
baskı için çok kanşık olduğu anlaşılınca,
siyah ve beyaz aside yedirme baskı üzerinde
karar kıldı ve levhalan 1931’de bitirdi. Ardından
Vollard ona Kitabı Mukaddes’i resimlemek
için bir dizi baskı ısmarladı. Chagall
1939’a değin 66 levha tamamladı. II. Dünya
Savaşı’nın başlaması ve Vollard’m ölümü
tasanyı kesintiye uğrattı. Savaştan sonra
levhalann sayısı 105’e çıkmıştı. Parisli yayımcı
E. Teriade, Vollard’m bıraktığı yerden
başlayarak, 1948’de Ölü Canlar’\ (bölüm
başlıklan için 11 tane daha baskıyla toplam
118 aside yedirme baskı), 1952’de La Fontaine’in
Masallardım (iki kapak baskısıyla toplam
102 aside yedirme baskı) ve 1956’da da
Kitabı Mukaddes’i yayımladı. Chagall bu
çalışmalann yanı sıra, başka oymabaskılar,
renkli taşbaskılar ve monotipler de yaptı.
1920’lerde ve 1930’lann başlannda yaptığı
büyük tuvallerin sayısı azalırken, bazı eleştirmenlere
göre Chagall nitelik açısından da
gerilemişti. Ama bu dönemde daha şiirsel bir
görünüm kazanan resimleri gitgide yaygınlaşıyordu.
“Eiffel Kulesinin Evu Çifti” (1928, M.
Roucey Koleksiyonu, Paris) ve “Sirk” (1931,
Belediye Müzesi, Amsterdam) bu dönemden
örneklerdir. Ama Adolf Hitler’in ortaya
çıkması ve gitgide artan bir dünya çatışması
tehlikesiyle, Chagall çok farklı şeyler düşlemeye
başlamıştı. Bunlar, onun güçlü yapıtı
“Beyaz Çarmıha Geriliş”te (1943, Chicago
Sanat Enstitüsü) yansır. Chagall, iki dünya
savaşı arasında birçok Avrupa ülkesini gezdi.
1931’de, daha önce Rusça yazdığı otobiyografisini
Fransızca uyarlamasıyla yayımladı.
1933’te İsviçre’de, Basel’deki Sanat Müzesi’nde
büyük bir retrospektif sergi açtı, 1939’
da Camegie Ödülü’nü kazandı.
505 Chagall, Marc
II. Dünya Savaşı çıkınca Chagall Fransa’
mn Loire bölgesine gitti. Nazi tehdidi bütün
Avrupalı Yahudiler için gittikçe daha somut
bir hale gelince, daha da güneye geçti. En
sonunda Temmuz 1941’de ABD’ye sığınarak
birkaç yıl New York kentinde ya da çevresinde
kaldı. 1942’de New York kentindeki
Ballet Theatre için Aleko balesinin dekorlannı
ve giysilerini hazırladı. Fransa’
dayken ele aldığı temalan bir süre daha
işlemeyi sürdürdü. “San Çarmıha Geriliş”
(1943, Marc Chagall Koleksiyonu, Saint –
Paul) ile “Tüyler ve Çiçekler” (1943, Ulusal
Modem Sanat Müzesi, Paris) bu dönemin
tipik ürünleridir. 1944’te eşi Bella’mn ölümünden
sonra Chagall’m ona ilişkin anılan
(çoğu kez bir Vitebsk ortamı içinde) “Onun
Çevresinde” (1945, Ulusal Modern Sanat
Müzesi, Paris), “Düğün Mumlan” (1945,
özel koleksiyon) ve “Noktüm” (1947, özel
koleksiyon) gibi resimlerinde görüldüğü üzere
sık sık yinelediği bir tema oldu.
1945’te Chagall, Igor Stravinsky’nin Ateşkuşu
balesinin New York yapımının dekor ve
giysilerini tasarladı. Yapıdan Amerikalı eleştirmenler
ve koleksiyoncular tarafından her
zaman olumlu eleştiri almıyordu. 1946’da
New York kentindeki Modern Sanat Müzesi’nde
ve birkaç ay sonra da Chicago
“Ben ve Köy”, 1911; Modern Sanat
Müzesi, New York
Anadolu Yayıncılık Arşivi
Sanat Enstitüsü’nde açılan büyük bir retrospektif
sergi onun bu ülkede yeniden değerlendirilmesine
olanak verdi.
1948’de yaptığı iki kısa ziyaretten sonra
Chagall gene Fransa’ya yerleşmeye karar
verdi. Önce Paris’in banliyölerinde, sonra
da Fransız Rivierası’ndaki Vence’ta ve buranın
yakınındaki Saint-Paul’de yaşadı.
1952’de Vava Brodsky ile evlendi ve 65
yaşında neredeyse yeni denebilecek bir
meslek yaşamına başladı. Ama bu yapıtlannda
da alışılmış, şiirsel anılardan kaynaklanan
örgeleri kullanmayı sürdürdü. Bu dönemde,
biraz da Riviera’daki eski çömlekçilik
merkezlerinin yakınlığından esinlenerek,
seramikle çalışmalar yapmaya başladı. Üç
boyutlu biçimlerle giriştiği bu denemeler
onu heykele yöneltti. 1953-56 arasında,
Vitebsk anılarını da göz ardı etmeksizin,
Paris’e duyduğu sevgiden esinlendiği bir
dizi resim gerçekleştirdi. 1958’de Paris Operası’nda
Maurice Ravel’in Daphnis ve
Khloe’sinin dekorlarını ve giysilerini tasarladı,
1958’den sonra Metz Katedrali,
Kudüs’deki Hadassa-İbrani Üniversitesi
Chagas hastalığı 506
Tıp Merkezi’nin sinagogu ve daha başka
yapılar için vitraylar yaptı. Bu dönemdeki
duvar resimleri arasında Paris Operası’nm
tavanına ve New York Metropolitan Operası’nın
Lincoln Sahne Sanatları Merkezi’ne
yaptığı “Müziğin Kaynakları” ve “Müziğin
Zaferi” adlı yapıtlar vardır. 1967’de Metropolitan
Operası için Mozart’ın Sihirli Flüt
operasının dekorlarını ve giysilerini hazırladı.
1973’te Fransa’da, Nice’te Marc Chagall
Kitabı Mukaddes Mesajı Müzesi açıldı.
1977’de kendisine Legion d’honneur nişanının
“grand-choix” unvanı verildi. Ayrıca
Louvre Müzesi’nde bir retrospektif sergisi
açılarak onurlandırıldı. 1977’de ABD’nin
kuruluşunun 200. yıldönümünü ve Chicago’nun
eski belediye başkanı Richard J.
Daley’yi anmak için yaptığı “Amerikan
Pencereleri” adlı vitrayları Chicago Sanat
Enstitüsü’nde sergilendi. Chagall’ın 100.
doğum yılı nedeniyle 1987’de Moskova’daki
Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi’nde 250 dolayında
yapıtını kapsayan bir sergi açıldı.
Kocaman buketleri, melankolik palyaçoları,
uçan sevgilileri, düş ürünü hayvanlan,
İncil peygamberleri ve damda çalan kemancılarıyla
folklorik bir imge repertuvarı Chagall’ın
20. yüzyıl Paris Okulu’nun en popüler
yenilikçilerinden biri durumuna gelmesinde
rol oynamıştır. Onun, düş benzeri
konuları zengin renklerle, akıcı ve ressamca
bir üslupla sunduğu bu yapıtları Dışavurumculuk,
Kübizm ve hatta soyutlama gibi
1914 öncesi akımların izlerini taşımakla
birlikte, bireyselliklerini her zaman korumuştur.
Eleştirmenler bazen Chagall’m pek
çok yapıtında görülen aşırı örge yinelemesinden,
düzensiz nitelikten ve yapay duygulardan
yakınmışlarsa da, bunların modern
sanatta çok az denenmiş görsel bir mecaz
düzeyine ulaştığını da kabul etmişlerdir.
ÖBÜR ÖNEMLİ YAPITLARI. “Sebt Günü” (1910,
Wallraf-Richartz Müzesi, Köln), “Sanatçının Babası”
(1911, özel koleksiyon, Paris), “Üç Buçuk” (1911,
Philadelphia Sanat Müzesi), “Asker İçiyor” (1912,
Guggenheim Müzesi, New York), “Vitebsk Üstünde”
(1914, özel koleksiyon, Toronto), “Yeşil Kemancı”
(1918, Guggenheim Müzesi, New York), “Düş”
(1927; Paris Kenti Modern Sanat Müzesi), “Zaman
Kıyıları Olmayan Bir Nehirdir” (1930-39, Modern
Sanat Müzesi, New York), “Safed’deki Sinagog”
(1931, Belediye Müzesi, Amsterdam), “Yalnızlık”
(1933, Tel Aviv Müzesi), “Viyolonselci” (1939,
Belediye Müzesi, Amsterdam), ABD 1941-50: “Sanatçının
Ailesinin Hayaleti” (1935-47, Marc Chagall
Koleksiyonu, Saint – Paul), “Hokkabaz” (1943, Chicago
Sanat Enstitüsü), Fransa 1950-85: “Dans”
(1950-52, Marc Chagall Koleksiyonu, Saint – Paul),
“Kral Davud” (1951, Marc Chagall Koleksiyonu,
Saint – Paul), “Saint-Germain des Pres” (1953, özel
koleksiyon, Paris), “Damlar” (1953, Marc Chagall
Koleksiyonu, Saint – Paul), “Madam Chagall’m Portresi”
(1953, Marc Chagall Koleksiyonu, Saint –
Paul), “Sirk” (1956, Marc Chagall Koleksiyonu,
Saint – Paul).Chagall güney Rusya’da, Polonya sının
yakınındaki küçük bir kentte doğdu. Orta
halli, dinine bağlı bir Yahudi ailesinin
dokuz çocuğundan biriydi. Çocukluğunda
Kitabı Mukaddes’i okudu, sinagogda şarkı
söyledi ve geleneksel Yahudi öğretisine
Chagall, 1969
Ara Güler
karşı çıkan Hasidiliğin bazı düşüncelerini
benimsedi. Çizimin temel ilkelerini okulda
öğrendikten sonra, o yöredeki gerçekçi bir
ressam olan Yehuda Pen’in atölyesinde
resim çalıştı. 1907’de Petersburg’a (bugün
Leningrad) gitti. Orada aralıklı olarak üç yıl
eğitim gördü. Daha sonra, o günlerde sahne
tasarımcısı olarak meslek yaşamına başlayan
Leon Bakst’m yanında çalıştı. Erken
döneminin tipik yapıtları arasında, damdaki
kemancı figürünün, daha o zamandan var
olduğu ürkütücü “Ölü Adam” (1908, Marc
Chagall Koleksiyonu, Saint – Paul) ile siyahbeyaz
ilişkisini araştırdığı “Siyah Eldivenli
Nişanlım”dır (1909, Sanat Müzesi, Basel).
1910’da, Petersburglu bir sanatseverin yardımıyla
Paris’e gitti. Bir süre Montparnasse’ta
yaşadıktan sonra bohem sanatçıların
merkezi olan La Ruche’ta(*) bir atölyeye
taşındı. Burada Blaise Cendrars, Max Jacob
ve Guillaume Apollinaire gibi öncü şairlerin
yanı sıra, dışavurumcu Chaim Soutine, soyut
renkçi Robert Delaunay, kübist Albert
Gleizes, Jean Metzinger, Fernand
Leger ve Andre Lhote gibi daha sonraki
yıllarda ünlenecek sanatçılarla tanıştı. Böyle
bir çevrede resim alanında neredeyse her
türlü “küstahhk“ destekleniyordu. Chagall da
bu ortamda, daha Rusya’dayken belirmeye
başlayan şiirsel ve görünüşte usdışı eğilimlerini
hızla geliştirdi. Aynı zamanda, Paris
müzelerinde ve galerilerinde gördüğü izlenimci,
ard izlenimci ve fovist resimlerin etkisiyle,
Rusya’dayken kullandığı genellikle koyu
renklerden de vazgeçti.
Fransız başkentinde geçirdiği ilk dört yıl, çoğu
kez Chagall’ın en iyi evresi olarak nitelenir. Bu
dönemin en tipik yapıtları “Yedi Parmaklı
Kendi Portresi” (1912, Belediye Müzesi, Amsterdam),
“Ben ve Köy”, “Appollinaire’e Saygı”
(1911-12, Belediye Manastır Müzesi, Eindhoven,
“Golgota” (1912, Modem Sanat Müzesi,
New York), “Kemana” (1912, Belediye Müzesi,
Amsterdam) ve “Pencereden Paris”tir
(1913, Guggenheim Müzesi, New York). Bu
resimler temelde, Chagall’ın bundan sonraki 60
yıl boyunca sürdüreceği sanatçı kişiliğinin daha
o zamandan oluştuğunu gösterir. Renkler
bazen soluk olmakla birlikte, gelecekteki tipik
karmaşık ve titreşimli niteliklerini yansıtmaya
başlamıştır. Çoğu kez tuhaf figüratif öğeler, baş
aşağı olarak tuvale gelişigüzel serpiştirilmiştir.
Bazen bir film montajı etkisi yaratan bu
düzenleme aslında Chagall’ın düş dünyasını
yansıtır. Genel hava bir Aşkenazi şakasını, bir
Rus peri masalını ya da bir vodvil oyununu
çağrıştırır. Başkişiler çoğu zaman romantik bir
tarzda yakışıklı, kıvırcık saçlı ve biraz da
Doğulu tipli genç ressamın kendisidir. Chagall’
ın Vitebsk’deki çocukluk anılan daha şimdiden
imgeleminin başlıca kaynaklan olmuştur.
Paris’teki yıllık Salon des Independants (Bağımsızlar
Salonu) ve Salon d’Automne
(Güz Salonu) sergilerine katıldıktan sonra,
Chagal 1914’te Berlin’de ilerici bir yayınevi
olan Der Sturm’un galerisinde ilk kişisel
sergisini açtı ve Alman dışavurumcu çevrelerinde
büyük yankı uyandırdı. Bu sergiden
sonra Vitebsk’e gitti ve I. Dünya Savaşı’nın
çıkmasıyla ülkesinde kaldı. Bu dönemde
oldukça gerçekçi bir üslupta çalıştı, yerel
sahnelerle “Dua Eden Yahudi” (1914, Chicago
Sanat Enstitüsü) ve “Yeşilli Yahudi”
(1914, Charles im Obersteg Koleksiyonu,
Cenevre) gibi bir dizi yaşlı adam resmi yaptı.
1915’te varlıklı bir Vitebskli tüccann kızı olan
Bella Rosenfeld ile evlendi. Bu tarihten sonra
yaptığı birçok resimde Bella’ya da yer verdi.
Uçan sevgili figürlerinin betimlendiği “Doğum
Günü” (1915-23, Modern Sanat Müzesi,
New York) ile neşeli bir hava taşıyan “Şarap
Bardakh İkili Portre” (1917, Ulusal Modem
Sanat Müzesi, Paris) bunlardan bazısıdır.
Chagall 1917 Ekim Devrimi’ni başlangıçta
coşkuyla karşıladı; Vitebsk yöresinin sanat
komiseri oldu ve bölge akademisiyle müze
için büyük çaplı taşanlara girişti. Ama gitgide
sertleşen estetik ve siyasal kavgalarla dolu iki
buçuk yıllık yoğun bir çalışmadan sonra
tasansından vazgeçti ve Moskova’ya göç etti.
Orada bir süre sahneyle ilgilendi, Yahudi
yazar Sholem Aleichem’in oyunlanna sahne
ve giysi tasanmlan, Kamerni Tiyatrosu için
duvar resimleri yaptı. 1922’de Rusya’dan
temelli aynldı, ilk önce Berlin’e gitti. Orada
1914’te bıraktığı resimlerinin birçoğunun kaybolduğunu
gördü. 1923’te, bu kez kansı ve
kızı ile birlikte, yeniden Paris’e yerleşti.
Chagall Berlin’deyken oymabaskı tekniklerini
öğrenmişti, arkadaşı Cendrars’ın aracılığıyla
Parisli sanat tüccan Ambroise Vollard
ile tanıştı. Vollard’m ona Nikolay Gogol’un
romanı Ölü Canlar’m özel basımı için bir dizi
aside yedirme baskı ısmarladı. Chagall böylece
başladığı aside yedirme baskı alanında da
uzun yıllar çalışacaktı. Üç yıl içinde Gogol’un
kitabı için 107 tane tam sayfa levha yaptı.
Vollard bundan sonra La Fontaine’in Masallardım
18. yüzyıl baskılanna benzer biçimde
renkli resimlerle basmaya karar verdi. Chagall
tıpkıbasımlar için 100 guvaş resmi hazırladı.
Ama kısa bir süre sonra bunlann renklerinin
baskı için çok kanşık olduğu anlaşılınca,
siyah ve beyaz aside yedirme baskı üzerinde
karar kıldı ve levhalan 1931’de bitirdi. Ardından
Vollard ona Kitabı Mukaddes’i resimlemek
için bir dizi baskı ısmarladı. Chagall
1939’a değin 66 levha tamamladı. II. Dünya
Savaşı’nın başlaması ve Vollard’m ölümü
tasanyı kesintiye uğrattı. Savaştan sonra
levhalann sayısı 105’e çıkmıştı. Parisli yayımcı
E. Teriade, Vollard’m bıraktığı yerden
başlayarak, 1948’de Ölü Canlar’\ (bölüm
başlıklan için 11 tane daha baskıyla toplam
118 aside yedirme baskı), 1952’de La Fontaine’in
Masallardım (iki kapak baskısıyla toplam
102 aside yedirme baskı) ve 1956’da da
Kitabı Mukaddes’i yayımladı. Chagall bu
çalışmalann yanı sıra, başka oymabaskılar,
renkli taşbaskılar ve monotipler de yaptı.
1920’lerde ve 1930’lann başlannda yaptığı
büyük tuvallerin sayısı azalırken, bazı eleştirmenlere
göre Chagall nitelik açısından da
gerilemişti. Ama bu dönemde daha şiirsel bir
görünüm kazanan resimleri gitgide yaygınlaşıyordu.
“Eiffel Kulesinin Evu Çifti” (1928, M.
Roucey Koleksiyonu, Paris) ve “Sirk” (1931,
Belediye Müzesi, Amsterdam) bu dönemden
örneklerdir. Ama Adolf Hitler’in ortaya
çıkması ve gitgide artan bir dünya çatışması
tehlikesiyle, Chagall çok farklı şeyler düşlemeye
başlamıştı. Bunlar, onun güçlü yapıtı
“Beyaz Çarmıha Geriliş”te (1943, Chicago
Sanat Enstitüsü) yansır. Chagall, iki dünya
savaşı arasında birçok Avrupa ülkesini gezdi.
1931’de, daha önce Rusça yazdığı otobiyografisini
Fransızca uyarlamasıyla yayımladı.
1933’te İsviçre’de, Basel’deki Sanat Müzesi’nde
büyük bir retrospektif sergi açtı, 1939’
da Camegie Ödülü’nü kazandı.
505 Chagall, Marc
II. Dünya Savaşı çıkınca Chagall Fransa’
mn Loire bölgesine gitti. Nazi tehdidi bütün
Avrupalı Yahudiler için gittikçe daha somut
bir hale gelince, daha da güneye geçti. En
sonunda Temmuz 1941’de ABD’ye sığınarak
birkaç yıl New York kentinde ya da çevresinde
kaldı. 1942’de New York kentindeki
Ballet Theatre için Aleko balesinin dekorlannı
ve giysilerini hazırladı. Fransa’
dayken ele aldığı temalan bir süre daha
işlemeyi sürdürdü. “San Çarmıha Geriliş”
(1943, Marc Chagall Koleksiyonu, Saint –
Paul) ile “Tüyler ve Çiçekler” (1943, Ulusal
Modem Sanat Müzesi, Paris) bu dönemin
tipik ürünleridir. 1944’te eşi Bella’mn ölümünden
sonra Chagall’m ona ilişkin anılan
(çoğu kez bir Vitebsk ortamı içinde) “Onun
Çevresinde” (1945, Ulusal Modern Sanat
Müzesi, Paris), “Düğün Mumlan” (1945,
özel koleksiyon) ve “Noktüm” (1947, özel
koleksiyon) gibi resimlerinde görüldüğü üzere
sık sık yinelediği bir tema oldu.
1945’te Chagall, Igor Stravinsky’nin Ateşkuşu
balesinin New York yapımının dekor ve
giysilerini tasarladı. Yapıdan Amerikalı eleştirmenler
ve koleksiyoncular tarafından her
zaman olumlu eleştiri almıyordu. 1946’da
New York kentindeki Modern Sanat Müzesi’nde
ve birkaç ay sonra da Chicago
“Ben ve Köy”, 1911; Modern Sanat
Müzesi, New York
Anadolu Yayıncılık Arşivi
Sanat Enstitüsü’nde açılan büyük bir retrospektif
sergi onun bu ülkede yeniden değerlendirilmesine
olanak verdi.
1948’de yaptığı iki kısa ziyaretten sonra
Chagall gene Fransa’ya yerleşmeye karar
verdi. Önce Paris’in banliyölerinde, sonra
da Fransız Rivierası’ndaki Vence’ta ve buranın
yakınındaki Saint-Paul’de yaşadı.
1952’de Vava Brodsky ile evlendi ve 65
yaşında neredeyse yeni denebilecek bir
meslek yaşamına başladı. Ama bu yapıtlannda
da alışılmış, şiirsel anılardan kaynaklanan
örgeleri kullanmayı sürdürdü. Bu dönemde,
biraz da Riviera’daki eski çömlekçilik
merkezlerinin yakınlığından esinlenerek,
seramikle çalışmalar yapmaya başladı. Üç
boyutlu biçimlerle giriştiği bu denemeler
onu heykele yöneltti. 1953-56 arasında,
Vitebsk anılarını da göz ardı etmeksizin,
Paris’e duyduğu sevgiden esinlendiği bir
dizi resim gerçekleştirdi. 1958’de Paris Operası’nda
Maurice Ravel’in Daphnis ve
Khloe’sinin dekorlarını ve giysilerini tasarladı,
1958’den sonra Metz Katedrali,
Kudüs’deki Hadassa-İbrani Üniversitesi
Chagas hastalığı 506
Tıp Merkezi’nin sinagogu ve daha başka
yapılar için vitraylar yaptı. Bu dönemdeki
duvar resimleri arasında Paris Operası’nm
tavanına ve New York Metropolitan Operası’nın
Lincoln Sahne Sanatları Merkezi’ne
yaptığı “Müziğin Kaynakları” ve “Müziğin
Zaferi” adlı yapıtlar vardır. 1967’de Metropolitan
Operası için Mozart’ın Sihirli Flüt
operasının dekorlarını ve giysilerini hazırladı.
1973’te Fransa’da, Nice’te Marc Chagall
Kitabı Mukaddes Mesajı Müzesi açıldı.
1977’de kendisine Legion d’honneur nişanının
“grand-choix” unvanı verildi. Ayrıca
Louvre Müzesi’nde bir retrospektif sergisi
açılarak onurlandırıldı. 1977’de ABD’nin
kuruluşunun 200. yıldönümünü ve Chicago’nun
eski belediye başkanı Richard J.
Daley’yi anmak için yaptığı “Amerikan
Pencereleri” adlı vitrayları Chicago Sanat
Enstitüsü’nde sergilendi. Chagall’ın 100.
doğum yılı nedeniyle 1987’de Moskova’daki
Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi’nde 250 dolayında
yapıtını kapsayan bir sergi açıldı.
Kocaman buketleri, melankolik palyaçoları,
uçan sevgilileri, düş ürünü hayvanlan,
İncil peygamberleri ve damda çalan kemancılarıyla
folklorik bir imge repertuvarı Chagall’ın
20. yüzyıl Paris Okulu’nun en popüler
yenilikçilerinden biri durumuna gelmesinde
rol oynamıştır. Onun, düş benzeri
konuları zengin renklerle, akıcı ve ressamca
bir üslupla sunduğu bu yapıtları Dışavurumculuk,
Kübizm ve hatta soyutlama gibi
1914 öncesi akımların izlerini taşımakla
birlikte, bireyselliklerini her zaman korumuştur.
Eleştirmenler bazen Chagall’m pek
çok yapıtında görülen aşırı örge yinelemesinden,
düzensiz nitelikten ve yapay duygulardan
yakınmışlarsa da, bunların modern
sanatta çok az denenmiş görsel bir mecaz
düzeyine ulaştığını da kabul etmişlerdir.
ÖBÜR ÖNEMLİ YAPITLARI. “Sebt Günü” (1910,
Wallraf-Richartz Müzesi, Köln), “Sanatçının Babası”
(1911, özel koleksiyon, Paris), “Üç Buçuk” (1911,
Philadelphia Sanat Müzesi), “Asker İçiyor” (1912,
Guggenheim Müzesi, New York), “Vitebsk Üstünde”
(1914, özel koleksiyon, Toronto), “Yeşil Kemancı”
(1918, Guggenheim Müzesi, New York), “Düş”
(1927; Paris Kenti Modern Sanat Müzesi), “Zaman
Kıyıları Olmayan Bir Nehirdir” (1930-39, Modern
Sanat Müzesi, New York), “Safed’deki Sinagog”
(1931, Belediye Müzesi, Amsterdam), “Yalnızlık”
(1933, Tel Aviv Müzesi), “Viyolonselci” (1939,
Belediye Müzesi, Amsterdam), ABD 1941-50: “Sanatçının
Ailesinin Hayaleti” (1935-47, Marc Chagall
Koleksiyonu, Saint – Paul), “Hokkabaz” (1943, Chicago
Sanat Enstitüsü), Fransa 1950-85: “Dans”
(1950-52, Marc Chagall Koleksiyonu, Saint – Paul),
“Kral Davud” (1951, Marc Chagall Koleksiyonu,
Saint – Paul), “Saint-Germain des Pres” (1953, özel
koleksiyon, Paris), “Damlar” (1953, Marc Chagall
Koleksiyonu, Saint – Paul), “Madam Chagall’m Portresi”
(1953, Marc Chagall Koleksiyonu, Saint –
Paul), “Sirk” (1956, Marc Chagall Koleksiyonu,
Saint – Paul).






