Home / wiki / DAĞCILIK

DAĞCILIK

DAĞCILIK; Alm. Bergsteigen (n), Bergsport,
Alpinismus (m), Fr. Alpinism (m), İng. Mountaineering,
Alpinism. İnsanoğlunun erişilmesi zor
olan zirvelere çıkma arzusundan doğan bir çeşit
spor. Bu arzu insanı en zor şartlarda bile yılmadan
başarıya ulaştırmaya zorlar. İşte dağcılık, insanların
gücünü isbât etme duygusunun bir ifâdesidir. Bu
sebepledir ki, gerek deney ve gerekse araçların
yardımıyla günümüzde başlı başına bir spor ol-muştur. Ağır bir spor olduğu için hem güç hem de
rûhî yönden sağlam kişiler tarafından yapılabilir.
Soğukkanlılık ve âni karar verme, son noktaya
varıncaya kadar tehlikeleri göze alabilmek esastır.
Sağlam kişilerin yapabileceği bir spor olduğundan,
bu spora başlayacak olanların tam teşekküllü
sağlık kurullarından rapor almaları lâzımdır;
yoksa 2000-4000 m mesâfelerden sonra
“dağ hastalığı” (dağ tutması)na yakalanmaları
muhtemeldir. Bu rahatsızlık kandaki oksijen basıncının
azalması sonucu ortaya çıkar. Orta kulakta
ve barsakta bulunan havanın genişlemesi sonucu,
kulak ağrıları, solunum sıklıkları ortaya çıkar.
Bu durumlar ortaya çıkınca tırmanmaktan vazgeçmelidir.
Dağcılık malzemeleri: Rüzgâr geçirmeyen
elbise, yün iç çamaşır, özel ayakkabı, kalın çorap,
başlık, kar gözlüğü, buz baltası, üzengi, delikli
çivi, tırmanma ipi, pusula, izci çakısı, piton, buz tırnağı,
çekiz, halka, uyku tulumu, burgu, takoz, barometre
ve çok yükseklere çıkıldığında oksijen
tüpü.
Dağcılık terimleri:
1. Birbirine halatlarla bağlanmış gruba “kâfile”;
2. Yamaç üstündeki düzlüklerde ağaç veya
taştan yapılmış evlere “dağ evi”;
3. Fırtınalı havalarda geçici olarak barınmaya
mahsus küçük dağcı kulübelerine “kulübe sığınak”;4. Tırmanılması güç yerlerde herhangi bir ihtimale
karşı sökülmeden bırakılan halata “sâbit
halat”;
5. Keçi ve katırların ilerlemesine elverişli taşlık
yola “keçi yolu”;
6. Deniz seviyesinden olan yüksekliği ölçmeye
yarayan âlete “antimetre”;
7. Dağcıların tırmanışta karşılaşabilecekleri
tabiî engellere “buz, buzullar bölgesi, kar, çığ, kasırga”;
8. Buzulların vâdiye yürümesine “kayma”;
9. Dağcıların aşacakları engellere “çok sarp ve
dik eğilimli kaygan yerler”;
10. Hatâsız tırmanışlara “kolay ve serbest tırmanış”;
11. Dağcılık sporunda geri plânda dağcı işçileri,
tecrübeli önderlerine “kılavuz, taşıyıcı, eğitmen
ve sığınak bekçisi”;
12. Kayalık ve dik yamaçlara “duvar kayalar”;
13. Kaya duvarının yatay kısmına “teras”;
14. Birbirine çok yakın iki kaya duvarı arası
boşluğa “düz kayalar koridorları”;
15. Düşey bir kaya ile dışarıya doğru dik açı
yapan çıkıntı duvara “dam”;
16. İki sarp yüzeyin birleştiği yatay tepe çizgisine
“mahya”;
17. Bir çatlak üzerinde buzul köprüsüne “kaya
gagaları, buzul çatlakları köprüsü”;
18. İki kılçık çizgisi arasındaki oyuk bölgeye
“eyer”;
19. Bir kaya duvar üzerindeki büyük kayalık
çıkıntıya “mahmuz”;
20. Bir yanı kapalı küçük vâdiye “körboğaz”;
21. Buzul kütlesinin bloklar olarak parçalandığı
bölgeye “buzul boğaz” denir.
Tırmanma tekniği: Yokuşta yürürken yorulmamak
için (S) çizerek çıkmalıdır. Çok dik yerlerden
inerken ağırlıklarını topuklarına vermelidir.
Çok yorulmamaya ve terlememeye dikkat etmelidir.
Az su içmelidir. Dik kayalara tırmanırken ayaklarla
iyi basmalı ve sağlam tutunmalıdır. Gücünü ve
irâdesini zamânında ve yerinde kullanmalıdır. Çıkışlarda
az mola vermeli yuvarlanacak kaya ve çığ
tehlikesini dâimâ göz önünde bulundurmalıdır.
Dağa tırmanmada güçlük dereceleri:
1. Derece güçlük: Ellerden faydalanmaksızın
tırmanılan hafif eğimli sırtlar.
2. Derece güçlük: Ellerden arasıra faydalanmayı
gerektiren hafif eğimli sırtlar.
3. Derece güçlük: Tırmanılması güç yerler,
dik yamaçlar.
4. Derece güçlük: Halat kullanmayı ve iyi bir
dağcılık tekniğini gerektiren, tırmanılması çok
güç dik, fakat ellerle tutmaya elverişli yamaçlar.
5. Derece güçlük: Tutulması çok güç, halatsız
tırmanılması imkânsız dik engelli yamaçlar.6. Derece güçlük: Dik olduğu gibi yüzeyleri
kaygan kayalık. Buraya tırmanmak için halat ve çivilerden
başka üzengi kullanmak gerekir.
Türkiye’de dağcılık sporu: Memleketimizde
spor olarak dağcılık çalışmaları 1920’lerde başladı.
Türkiye’de ilk dağa tırmanış Hamilton ismindeki
bir İngiliz’in Erciyes Dağına yaptığı tırmanıştır. Birinci
Dünyâ Savaşından sonra, dağcılık daha çok
askerî bir hareket olarak kendini gösterdi. 1924’te
Albay Cemil Cahit Bey, subay ve erlerden meydana
gelen bir grupla Erciyes’in doruğuna çıktı.
1926’da “Dağcılık Tâlimgâhı” adı alltında ilk dağcılık
okulu kuruldu.
Dağcılık sporundaki önemli gelişmeler 1930’lu
yıllarda kendini gösterdi. İlk dağcılık kulübü o
dönemin İstanbul Vâlisi Muhittin Üstündağ tarafından
“Türk Yürüyücülük, Dağcılık ve Kış Sporları
Kulübü” adıyla kuruldu (1933). Aynı senelerde
Bursa’da Bursa Dağcılık ve Kış Sporları Kulübü
kuruldu. Bu gelişmelerden sonra dağcılık
sporu târihinde ilk federasyon, 1938 yılında “Dağcılık
ve Kış Sporları Federasyonu” olarak kuruldu.
1939’da aynı federasyon “Türkiye Dağcılık ve Kayak
Federasyonu” şeklini aldı.
Başkanlığına Latif Osman Çıkıgil ve ekibi
getirildi. 1966 yılında ise yalnız dağcılıkla ilgili
“Türkiye Dağcılık Federasyonu” kuruldu. Başkanlığına
yine Latif Osman Çıkıgil getirildi. Bu çalışmalardan
sonra dağcılık sporuna ilgi arttı.
1969’da ilk defâ Avusturya ve Alman dağcıları ile
Türk dağcıları Cilo ve Ağrı dağlarına tırmandılar.
Bundan bir yıl sonra Türk dağcıları da İtalya, Almanya
ve Avusturya’da o ülkenin dağcılarıyla tırmanmaya
başladılar (1970). 1977 yılında Dünyâ
Dağcılar Birliği (UIAA)ne üye olundu. Bu târihlerden sonra üniversiteler de dağcılık sporuyla
alâkalanmaya başladılar. Türkiye’de hemen her
mevsim tırmanmaya elverişli dağlar bulunmaktadır.
Umûmiyetle bu spor ülkemizde üniversite
gençleri tarafından yapılmaktadır. Yurdumuzda
yeni yeni tanınan bu spor gün geçtikçe gelişmektedir.
Yurdumuzda Dağcılık Sporuna
Elverişli Dağlar
Karadeniz bölgesi:
Kaçkar Dağı………. …..,………………………..3932 m
Verçinin Tepe……………….. …………………. 3709 m
Hunut Dağı………….. …………………………..3580 m
Varoş Dağı…………………………………………3458 m
Akdeniz bölgesi:
Demirkazık Tepe………………….. …………..3756 m
Torasan Dağı……………………………………..3374 m
İç Anadolu bölgesi:
Erciyes Dağı…………….. ………………………3917 m
Küçük Erciyes……………………… …………..3703 m
Büyük Haşan Dağı……………. ………………3268 m
Doğu Anadolu bölgesi:
Cilo Dağı………. ……:……;……………………. 4146 m
Büyük Ağrı……………………………………….5137 m
Mercan Dağı……….. ……………………………3449 m
Küçük Ağrı…. ………………………………… 3896 m
Süphan Dağı…. …….. ………………………….4058 m
Marmara bölgesi:
Uludağ…………………… ……………………….. 2545 m
Rekortmen dağcılık: 1786 Fransız Paccord ve
Boluent 4810 m yüksekliğindeki Cervin Tepesine,
1897 İngiliz Chympe 4478 m yüksekliğindeki
Cervino Tepesine, 1897 İçviçreli Zurbriggen ve İngiliz
Fit Zigereld Tonganı’daki 6010 m yüksekliğindeki
Klinanjora Tepesine, 1899’da İngiliz H.J.
Mackinder Arjantin’deki 7040 m yüksekliğindeki
Acancagya Dağına, 1950’de Fransız Mavire Herzo ve Luisla Chenal, Nepal’daki 8091 m yüksekliğindeki
Anna Puma Dağına, 1953’te Yeni Zellendalı
E.Hillary ve Nepali N.Tensing Nepal’daki
8882 m yüksekliğindeki Everest Dağına tırmanmışlardır.
Bayan dağcılar olarak 1950 yılında Claude
Kogan 8135 m yüksekliğindeki Chonyu Dağının
7550 metresine ulaşmıştır. Yine Tibetli iki bayan
doğuda 7595 m yüksekliğindeki Kongur Tiube
Dağına tırmanmayı başarmışlardır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir