Home / wiki / EMÂNET

EMÂNET

EMÂNET; Alm. Deposit, Anvertrauen, Fr. (Objet)
Confié, déposé, İng. Deposit, Trust. Güvenilen
kimseye bırakılan mal, eşyâ, vb. Emânet, maddî
olabildiği gibi mânevi de olur. Mal, para maddî
emânettir. Allahü teâlânın insanlara verdiği
akıl, zekâ, güç ve kâbiliyetler de birer mânevî
emânettir.
Bugünkü modern hukukta emânet sözleşmelerinin
konusu ancak taşınabilir eşyâlardır. Bu çeşit
bir eşyâyı muhafaza etmek üzere olan kişi onu
güvenli bir yerde koruma yükümlülüğü altına girer.
Emâneti alan kişi veya kurum, sözleşmedebelirtilen veya üst-adete uygun olan bir ücret alır.
Ücret durumu sözleşmede açık açık belirtilir. Eşyâyı
emânet eden kişi sözleşmenin yerine getirilmesiyle
ilgili gerekli harcamaları karşılamakla
yükümlüdür. Ayrıca sözleşme yüzünden emânetçinin
uğradığı zararları da gidermek mecburiyeti
vardır. Emânetçi, emânet aldığı eşyâyı onu veren
kişinin izni olmadıkça kullanamaz. Emânet olarak
birine bırakılan eşyâ, onu bırakan tarafından her zaman
geri alınabilir.
Emânetçi ise emânet almış olduğu malı, sözleşmeli
bir süreyle almışsa, sürenin bitiminden
önce emânet malı geri veremez. Ancak emânet
olarak bırakılan malda önceden kestirilemeyen
sebepler yüzünden tehlikeli veya sakıncalı bir durum
ortaya çıkarsa, emânetçi elindeki emânet malı
sözleşme bitiminden önce geri sâhibine teslim
eder. Emânet olarak verilmiş bir şeyi geri verme
borcu, takas ile mümkün değildir. Kânuna göre
alacaklı râzı olsa da takas mümkün değildir. Şartlarına
uygun olmayan usûlsüz emânetlerde ise,
borç misli eşyâdır. Aynen geri vermesi söz konusu
değildir. Bu durumda da takas imkansızdır.
İslâm hukûkunda emânet üç kısımdır:
1. Vedîa: Güvenilen kimseye saklamak ve korumak
için bırakılan maldır. Sâhibine mûdî, alana
vedî denir. (Bkz. Vedîa)
2. Âriyet: Bir malı bedelsiz kullanmaktır. Ariyet
vermeye iâre denir. Komşuya kullanmak üzere
verilen kap-kacak âlet eşyâ âriyettir. Muhammed
aleyhisselâm ve Eshâbı (radıyallahü anhüm) âriyet
alıp-vermek sûretiyle bir emânet sözleşmesi yapmışlardır.
Âriyet akdinde (sözleşmesinde) âriyet
konusu olan şeyi teslim almak şarttır. Âriyet veren
istediği anda bundan vazgeçer ve malını geri isteyebilir.
Âriyet akdi ile ilgili diğer hükümler şöyledir:
Âriyet alan, karşılıksız olarak âriyetin menfaatine
(kullanmaya, faydalanmaya) mâlik (sâhib)
olur. Malın zâyi (telef) olması hâlinde âriyet alanın
kusuru sebebiyle ise, öder. Âriyet hayvanının
nafakası kullanana âittir. Zaman ve yer ve istifâde
şekli sınırlı olarak âriyet vermek câizdir (olur).
Şartsız âriyet verilen eve, dükkana, tarlaya dilediğini
koyabilir. Âriyet alan bunu vedîa verebilir.
Kirâya ve rehne veremez. Sâhibi isteyince veya
sözleşmedeki müddeti bitince geri verir.
3. Sözleşme olmadan ele geçen şeyler: Meselâ
rüzgârın meydana getirdiği mal emânet olur.
Emânetlerin titizlikle korunması hakkında
Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyrulmuştur:
Allahü teâlâ emânetleri sâhipleriıre teslim
etmenizi emrediyor. (Nisâ sûresi: 58)
Emânetleri güzelce kullanıp yerli yerine îfâ
edeni, korktuğundan emin kılıp Cennet’ime
koyarım. (Mü’minûn sûresi: 8 )Peygamber efendimiz de hadîs-i şeriflerinde
şöyle buyurmuştur:
Emânete sadâkati olmayan kimsenin îmânı
da yoktur.
Sana emânet edene de hıyânet etme.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir