Eski usullere göre yapılan çömlekler
güneşte kurutulurdu. Daha sonra ateşte pişirilmeye başlanırdı.
18. yüzyılda çömlekçi fırınları yapılmaya, 19.
yüzyılda ise tünel şeklinde fırınlar yapılmaya başlandı.
Çömlek taşıyan arabalar çömleklerin pişeceği ölçüde
fırın içinden geçerek soğuma yerinde bir müddet bekletilir
ve daha sonra işi bitip kavrulmuş olan çömlekler
çıkarılır. Yapılan toprak kapların birisi balçığı sertleştiren,
diğeri de sim sabitleştiren iki avn fırınlamadan
geçer, ilk fırınlamada balçık yavaş yavaş suyunu kaybeder.
Çömleğin çatlamaması için ısının fazla olmaması
lâzımdır. Sıcaklık derecesi 600°C’nin üzerine çıkınca çömlek
kırmızılaşır ve balçık suyunu tamamiyle kaybeder.
Çömlek fırınlama esnasında hava alırsa karbonlu maddeler
atılır. Şayet hava aldırılmaz ise çömlek koyulaşır






