münizmle savaşının bir başka sebebi de komünistlerin, üretimvasıtalarım ferdlerin elinden çıkarmak için katil, işkence, soygun,baskı ve tehdit vasıtalarına başvurmalarıdır. Islâm’ın tabiatı,sosyalizmin teklif ettiği sistemi de kabüle müsait değildir;sosyalistler her ne kadar rejimlerini yürütmek için zulüm,işkence ve soygun metodlarını kullanmıyor, arazî, ticaret vesanayii kanunlar çıkararak adım adım devletletiriyorlarsa da,bu sistem de insanlığın yaratılışı bakımından öldürücüdür. Aynışekilde faşizm ve nazizmin getirdiği kayıtlar ve plânlar dainsan fıtratına aykırı düşmektedir; her ne kadar bunların bazıiçtimai faydalan varsa da, her hâlükârda insan kişiliğinin ilerlemeve gelişmesini önlemektedirler.Meselemizin başka bir yönü de şudur ki: Islâm’ın insandaoluşturmak istediği düşünce tarzı ve ahlâkî şuurun temelitakvâdır ve kıyamet gününde Allah’a karşı sorumlu olma şuurudur.Ferd olsun, cemaat olsun bu iki vasfı (takvâ ve sorumluluğu)taşıyan hiçbir kimse yeryüzünde, milyonlarca insanın şahsîmesûliyet yükünü alıp bizzat yükleneceği bir nizâmı kurmayave yürütmeye nzâ göstermez. Medine’de fiatlar yükselip,halk, kendisinden narh koymasmı, fiatlan sınırlandırmasını istediğizaman Rasûlullah (s.a.): «Fiatı koyan, darlık ve bollukgetiren, herkesin rızkını veren yalnız Allah’tır ve ben, içinizdenhiçbir kimsenin mal ve can yönünden bir hakkını üzerimegeçirmeden, böyle bir haksızlık dâvasına marûz kalmayacakşekilde Rabbime kavuşmak istiyorum» derken, buna işaret buyurmuşlardır.(1)Aynca Islâm insanın, fıtrata (yaratılış özelliklerine) enyakın bir durumda kalmasını istemekte, hayatının hiçbir yönündezorlama ve sunîliğe kaçmasmı hoş görmemektedir. İnsaniiktisâdın fıtrata uygun hali: fertlerin yeryüzünde Allah’ınyaratıp yaydığı nzık kaynaklarına ve yollanna sahip olmaları,ferd ve grup olarak onlar üzerinde tasarruf edebilmeleri ve faydalanmalarıdır.Malları, emekleri ve hizmetleri aralannda serbest olarak mübadele etmeleridir. Başlangıcı bilinmeyen birzamandan beri, İnsanî ekonominin mekanizması böyle işleyipgelmektedir. Ferdin maişetinde hür ve hayatında bağımsız olaraktoplum içinde kalabilmesi ve onun bir parçası olabilmesiyalnızca bu tabiî düzen içinde mümkündür. Fikirleri pişmemişve akılları olgunlaşmamış bir takım kişilerin her gün biriniicad ettikleri sayısız ve yaygın doktrinlere gelince, bunlar tabiîolmayan bir düzen teklif etmektedirler; bu düzende ferd birruh, bir irade, hayatta bir gaye sahibi olmaktan çok ve şahsiyetindemüstakil bir insan olmaktan ziyade sosyal makinanm birparçası durumundadır.İslâm sun’î, anormal yolları benimsemediği gibi devrim yollarınıda benimsemez. İslâm’dan önce araplarm, hayatlarınıkazanmak için kullandıkları pekçok yolu sonradan İslâm yasakladı;ancak sahiplerinin bu gayr-i meşrû yollardan kazandıklarımal ve mülklerini ellerinden almadı; kezâ tefecilere, fuhuşyapanlara ve yağmacılara dokunmadı; yâni geçmişte yaptıklarındandolayı onları sorumlu tutmadı. Tam aksine İslâmmedenî hukuku, bütün ferdlerin daha önceden mâlik olduklarımallar üzerindeki mülkiyet haklarını kabullendi ve geleceğe aitolmak üzere bütün haram kazanç yollarını kapadı, koyduğu mirashukuku da zaman içinde tedricen eski mülkleri dağıtmayolunu açtı
GERÇEK PROBLEM:
Tarafından kozlu
Yorum yapılmamış
13 Aralık 2018 20:50
Related Posts
iphone 17 promax
19 Ekim 2025
İnsanlarla iletişimi Kestikten Sonra Zihnin Berraklaşır
05 Ekim 2025



