Home / wiki / HAM M ÂD BİN EBl SÜLEYMÂN

HAM M ÂD BİN EBl SÜLEYMÂN

Tâbiî
nin büyüklerinden meşhûr fıkıh âlimi.
İmâm-ı a’zam’ın hocasıdır. Künyesi Ebû
Ismâil’dir. Doğum tarihi bilinmemektedir.
120 (m.737) senesinde vefât etti. Küfe’de
yaşamıştır. İlmi, Enes bin Mâlik’ten
öğrendi. Aynca Enes bin Mâlik’ten, Zeyd
bin Vehb’den, Saîd bin Müseyyeb’den,
Said ibn-i Cübeyr’den, İkrime, Ebî Vâil ve
İbrâhim Nehâî’den hadîs-i şerif dinleyip,
rivâyet etmiştir. Kendisinden ise oğlu
Ismâil bin Hammâd, Âsim el- Ahvel, Şu’
be, Süfyân-ı Sevri, Hammâd bin Seleme,
Mis’ar bin Kedâm, Ebû Hanîfe, Hakim bin
Uteybe ve çok sayıda âlim hadîs-i şerif
rivâyet etmiştir. Onun rivâyet ettiği hadîs-i
şerifler meşhûr hadîs kitaplarından dört
Sünende, Sahîh-i Müslim’de ve İmâm-ı
Buhâri’nin Edeb-ül Müfred adlı hadîs kitabında
yer almıştır.
Hammâd bin Ebî Süleyman, bilhassa
fıkıh ilminde çok meşhûr olan âlimlerdendir.
Fıkıh ilmini Enes bin Mâlik’den ve İbrâ-
him N eh âî’den öğrendi. İbrâhim
Nehâî, Alkarna bin Kays’dan; Alkarna da
Abdullah ibni Mes’ûd’dan ilim tahsil
etmiştir. Bu zât da, Resûlullahdan (s.a.v!)
ilim öğrenmiştir. Hammâd, hocalanmn*
naklen bildirdikleri ilmi topladıktan sonra,uzun bir müddet ders vermek sûretiyle kıymetli
âlimler yetiştirdi. Onun derslerinde
yetişen âlimlerin en büyüğü İmâm-ı a’zam’
dır. 28 sene hocası Hammâd’ın (r.a.) derslerine
devam ederek, ilimde çok az kimsenin
ulaşabileceği bir dereceye kavuşmuştur.
Bütün İslâm âleminde, hem zamanında,
hem de sonraki asırlarda, müslümanlann
itikâd ve amel bilgilerini öğrenmeleri ve
buna göre amel etmeleri hususunda büyük
bir rahmet olmuştur. İslâm âlimleri Hammâd
bin Ebî Süleymân’m bu hizmetini
“Hammâd, fıkıh ilmini harman yapmıştır”
diyerek belirtmişlerdir. Hanefi mezhebinin
meşhûr fıkıh âlimi ibn-i Âbidîn hazretleri
bunu şöyle ifâde etmiştir:
“Fıkıh bilgisi, ekmek gibi herkese lâzımdır.
Bu bilginin tohumunu eken, Abdullah
ibni Mes’ûd olup, Eshâb-ı kirâmın yükseklerinden
ve en âlimlerinden idi. Bunun talebesi
Alkarna bu tohumu sulayarak, ekin
hâline getirmiş ve bunun talebesinden olan
İbrâhim Nehâî, bu ekini biçmiş, ya’nî bu
bilgileri bir araya toplamışdır. Hammâd-ı
Kûfi bunu harman yapmış ve bunun talebesi
olan, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe öğütmüş,
ya’nî bu bilgileri kısımlara ayırmıştır.
Ebû Yûsuf hamur yapmış ve İmâm-ı
Muhammed pişirmiştir. Böylece hazırlanan
lokmalan, insanlar yemektedir. Ya’nî,
bu bilgileri öğrenip, dünyâ ve âhıret saâdetine
kavuşmaktadırlar.”
Hammâd bin Ebî Süleymân ticâret
yapardı. Başörtüsü satardı. Her gün o
zamanın parası ile iki habbe (kendine kâfi
gelecek kadarı kazanınca, eşyâsını toplar
pazardan çıkardı. Çok cömert idi.
Ramazan-ı şerifte 50 fakiri besler, bayram
günü yeni elbiseler giydirirdi ve yüzer dirhem
verirdi. Kur’ân-ı kerîm okurken
ağlardı. Torunu şöyle demiştir: “Dedem
Hammâd’m odasında okuduğu Kur’ân-ı
kerîmin sayfalannın göz yaşlanyla ıslandığını
çok gördüm.”
1) Tehzîb-üt-tehzib cild-3, sh-16
2) Şezerât-iiz-zeheb cild-1, sh-157
3) Tabakât-ı ibni S a’d cild-6 sh-332
4) Fihrist sh-285
5) Kâmûs-ul-a’lâm cild-3, sh-1980
6) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye sh-1010
7) Mîzân-iil l ’tidâl cild-1, sh-595
8) İbn-i Âbidîn cild-1, sh. 29

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir