Huzur ve Mutluluk İçin
Manevi terbiyeyi ve şahsiyet olgunluğunu
göz ardı edip maddi refahl hayatın hedefi
haline getiren anlayış insanlığa hiçbir zaman
huzur getirmemiştir. Zenginler servetlerine
servet katma peşindeyken, fakirler de
bir an evvel hangi yolla olursa olsun zengin
olmanın dışında her şeyi unutunca huzurun,
mutluluğun yolunu bulmak zorlaşmıştır.
Elbette maddi imkânlar herkes için
önemli. Fakat iyi ve olgun insan olmanın
malla mülkle ilgisi yok. İç âlemimizi, derunumuzu
ihmal ettikçe, ne ahlâkli insanolmaktan söz edilebilir ne de toplumsal
huzura ulaşılabilir. Gerçek bir huzur için
insanın asıl yüzünün, ruhunun ve kalbinin
keşfedilip yaratılış gayesine uygun hale getirilmesi
gerekir.






