Home / wiki / LO J İS T İK

LO J İS T İK

LO J İS T İK ; Aim. Versorgungswesen (n), Fr.
Logistique (f), İng. Logistics. Askerî birliklerde,
barış ve bilhassa seferî zamanlarda kıtaların taşınması, silâh, cephâne, gıdâ ihtiyaçlarının ve sağlık
hizmetlerinin karşılanması ile ilgili bölüm. Rıyazî
mantık (matematiksel mantık) mânâsına gelir.
Lojistikten bahis açıldığında mevzuun hesâba
dayandırılması esastır. Bu sebepten “Lojistiğin
hükmü mutlak, tesiri kati’idir” denir. Lojistiği
üç ana bölümde târif etmek uygundur.
Millî lojistik: Bir milletin, millî hedeflerine
ulaşabilmesi için, kâfi derecede insan, ikmâl maddesi
ve techizâta olan ihtiyâcını plânlaması, temin
etmesi ve idâme etmesini ihtivâ eder.
Jeolojistik: Bir milletin harp gücünü artırmak
üzere, başka millet veya milletlerden malzeme
yardımı sağlamasına denir.
Askerî lojistik: Millî lojistiğin sağladığı imkânları,
askerî harekâtı en iyi bir şekilde destekleyecek
tarzda sevk ve idâre etme sanatıdır.
Diğer bir târif ile askerî kuvvetlerin barışta ve
savaşta sıhhatle harekâtı için ikmâl ve servisle
desteklenmesidir. Lojistik, askerlik ilminin taktik,
strateji, istihbarat konuları ile berâber dört temel
unsurundan biridir. Lojistik, askerî birliklerin ikmâl,
yer değiştirme, bakım ile ilgili konularının
planlanması ve icrâatını içine alır.
Lojistiğin üç ana unsuru vardır. Bunlar: İkmâl,
nakil ve bakımdır. İkmâl, genel mânâda, devletin
millî savunmasına bütçesinden ayırdığı harcama
demektir. Teknik gelişmelerle birlikte silahların da
modernleştirilmesi, ikmâl konusuna girer. Meselâ,
ABD’nin son yıllarda geliştirdikleri, uzaydan,
uzun menzilli nükleer başlıklı füzelerin tahrib
edilmesi bir ikmâl projesidir. İkmâl, küçük birliklerin,
silâh ve malzeme açısından beslenmesi
şeklinde dar mânâsıyla da geçerlıdir.
Nakil, silahlı kuvvetlerin mevcud insan ve
malzemesinin, bir yerden diğer bir yere taşınmasıdır.
Nakilde bağlantı, kaynaktan kullanılacak
yere doğru, okyanus, hava, nehir ve kara yolları ile
olur. Sivil nakil vâsıtaları, savaş durumunda, askerî
teşkilâtlara devredilir.
Lojistiğin en mühim unsuru, servistir. Servis
konusuna her türlü idârî konular, hastâne, bütçe temini
ve harcaması, fabrikalar, tersâneler, tâmir
atölyeleri, lojmanlar, spor tesisleri girer. Elektronik
bilgi işlem merkezleri ile bu kalabalık iş yükü
hafifletilir.
Lojistik, bütün devletlerin orduları için çok
önemlidir. Bu sebepten her devlet bu hususta çok
titiz davranmaya çalışır. Lojistik; taktik ve stratejik
askerî harekâtın devamlılığı için, istihbârâtla berâber
gereklidir. Askerî harekâtta taktik ve strateji
ne kadar mükemmel olursa olsun lojistik yoksa,
her şey kâğıt üzerinde, teorik olarak, kalır ve askerî
birlikler savaş yapmadan eriyip gider.
Lojistik, devletlerin, İktisadî güçleri ile askerî
güçleri arasında idâmesi şart olan bir bağdır. Lojistiği meydana getiren bölümler, her savaşta her zaman
mevcuttur. Bu bölümlerin görevi, savaşan kuvvetlerin
yayılmasını, hareket etmesini sağlamaktır.
Târihin başarılı komutanları,* şüphesiz kuvvetlerinin
lojistik bakımdan desteklenmesine özel
bir alâka göstermişlerdir. Ne yazık ki birçok asker
târihçiler, lojistik destekle ilgili konulara eserlerinde
çok az yer ayırmışlar, strateji ve taktikle ilgili
hususlara daha çok ağırlık vermişlerdir.
Meselâ, dünyânın üç kıtasında sefer yapmış ve
parlak zaferler kazanmış olan târihte “Osmanlı” adı
ile ün salmış büyük Türk Ordusunun, lojistik destek
faaliyetlerine âit derli toplu bir eserin bulunmayışı
acı bir gerçektir.
Târihte, Yavuz Sultan Selim Hanın 80.000 kişilik
ordusuyla Mısır’a kadar 2700 kilometrelik
bir yolu günde ortalama 26 km süratle geçtiği ve
Sina Çölünü günde 45-50 kilometrelik bir hızla 13
günde geçerek Ridâniye Zaferini kazandığı harekâtın,
lojistiğine âit çok az şey bilinmektedir.
Bir kum deryâsı, bir yanardağ krateri gibi kaynayan
Sina Çölünü, o târihe kadar (1517) geçen ordu
görülmemiştir. Büyük İskender buraya geldiği
vakit, askerlerini denizden göndermeye mecbur
olmuş, Timur Han Hindistan’ı, İran’ı, Anadolu’yu,
Arabistan’ı fethedip Sina Çölüne dayanınca çâresiz
kalarak geri dönmüştür. İkinci Dünyâ Harbinde
Hitler, sâdece bu çölü geçmek için, 20. asır
tekniğiyle, susuz çalışan “Wolkswagen” motorunu
yapmış olmalarına rağmen Yavuz Sultan Selim
Hana yetişememiştir. Kuma konan yumurtayı 40
saniyede pişiren bu çölü, 1967 yılında İsrail modern
tankları ve vâsıtaları kullanarak zor geçmiş,
araç ve tank arızası çok yüksek olmuştur.
Günümüzde meydana gelen teknolojik patlama
ile ortaya çıkan yeni silah, araç ve gereçlerin
birkaçı hâriç hepsi harpte gerçek bir denemeye
tâbi tutulmamıştır. Bunların tesirlerinin askerî ve
ilmî yönden incelenmesi, lojistik desteğinin sağlanması
açısından çeşitli problemler ortaya çıkaracaktır.
Bunların başında ikmâl gelmektedir. Lojistik
yalnız ikmâl değil, bütün savaş, silâh araç ve
gereçlerinin öğrenimi ve tecrübesidir.
Dünyâ devletleri silâhlı kuvvetleri, dünyâ harplerinden
edindikleri tecrübelerle dâimâ hazır durumda
bekleyen, harp birliklerini andıran lojistik
destek birliklerini sevk ve idâre eden lojistik komutanlıkları
ihdâs ettiler. Süper devletlerde ise her
kuvvete âit ayrı lojistik destek birlikleri vardır.
Lojistiğin, uzun süreli bir savaşta daha çok
önem kazanacağı bir gerçektir. Günümüzde, silahların
tahrip gücünün büyük ölçülerde artması
karşısında lojistikçilerin karşılaştıkları problemler
gitgide daha karmaşık hâle geldiği gibi, gelecekteki
savaşlarda bu problemlerin daha da zorlaşacağını
göstermektedir.Lojistik bakımdan gelecek harplerinin en korkunç
bir yönü de kitle tahrip silâhlarının kullanılmasıdır.
Sıhhî tahliye ve tedâvi, büyük çapta ehemmiyet
kazanacaktır. Personel kayıplarını asgariye
indirmek için tedbirler sulh zamanında düşünülmelidir.
Sivil savunmaya gereken ehemmiyetin
verilmesi, halkın nükleer silâhlardan korunma konusunda
eğitilmesi bir zarûrettir.
Silâhlı kuvvetler lojistiği, özellikle askerleri ilgilendirdiği
kadar millî ekonomiyi ve siyâseti ihtivâ
eden bir idârî meseledir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir