Usta, Bazen Onu Sadece Bir Odun Parçası Olarak Bırakır; Bazen de İnce İnce İşleyerek Motifler İşler ve Onu Şaheser Niteliğinde Değerli Bir Mobilya Haline Getirir
Her şey bir odun parçasıyla başlar…
Kimi gözler için sıradan, ham ve şekilsiz görünen bu parça, bir ustanın elinde bambaşka bir kimliğe bürünebilir. Çünkü ustalık yalnızca ellerin değil, gözlerin ve ruhun da işçiliğidir.
Usta, bazen oduna hiç dokunmaz, onu olduğu gibi bırakır. Çünkü doğallığın, sade hâlin de bir anlamı ve güzelliği vardır. Ancak bazen içindeki sabrı, emeği ve hayal gücünü katar; ince ince işleyerek motifler çıkarır ve o basit parça, artık bir mobilyadan öte, şaheser niteliğinde bir sanat eseri hâline gelir.
Bu süreç bize şunu hatırlatır:
Her şeyin bir potansiyeli vardır. Bir ağacın dalında, bir taşın dokusunda, hatta bir insanın iç dünyasında… Asıl mesele, bu potansiyeli görebilecek gözlere ve işleyebilecek sabırlı ellere sahip olmaktır.
Tıpkı mobilyada olduğu gibi, hayat da çoğu zaman bize “ham” hâliyle gelir. Bizim tercihlerimiz, sabrımız ve emeklerimiz, o ham hâli ya sıradan bir parça olarak bırakır ya da onu eşsiz bir esere dönüştürür.








