Home / wiki / A M M Â R B İN Y Â S E R

A M M Â R B İN Y Â S E R

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden. Anne ve babası ilk İslâm şehididir. Babası Yâser, aslen Yemenlidir. Mekke’ye gelip yerleşti. Sümeyye (r. anhâ) ile evlendi. Bu evlilikten Ammâr dünyâya geldi. Doğum târihi kesin bilinmemektedir. Fakat kendisi; “Ben yaşça Re- sûlullah efendimizin akranı idim.” demiştir. 657 (H. 37)de Küfe’de vefât etti. Ammâr radıyallahü anh ilk Müslümanların otuzuncusudur. M ekke’de Müslüman olduğunu ilk açıklayanlardandır. Babası Yâser, oğlu Abdullah ve Annesi Sümeyye, müşrikler tarafından görülmedik şiddetli işkence ile şehîd edildiler.
AMMÂR BİN YÂSER
Ammâr radıyallahü anh kâfirlerin dediğini kalbiyle tasdik etmeyip diliyle söyledi. Kâfirlerin elinden kurtulup, Resülullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanma geldi. Kâfirlerin ezâ ve cefâsından ağladı. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, iki mübârek eliyle gözünün yaşını sildi ve teselli buyurdu. Bu hâdise üzerine; “Kim Allah’a küfrederse, onlara şiddetli bir azâb vardır. Ancak kalbine îmân yerleşmiş olduğu hâlde (küfür kelimesini söylemeye) zorlanıp, sâdece diliyle söyleyenler müstesnâ.” meâlindeki Nahl sûresinin 106. âyet- i kerîmesi nâzil oldu. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem de hazret-i Ammâr’a; “Müşrikler eziyet ederlerse yine böyle söyle.” buyurdular. Ammâr bin Yâser, Mekke devrinde gördüğü işkenceler karşısında Habeşistan’a hicret edenler arasında yer aldı. Daha sonra Mekke’ye ve Medine’ye hicret etti. İslâmiyet’te mescid yapılmasına ilk teşebbüs eden o idi. Ammâr bin Yâser radıyallahü anh Bedr, Uhud, Hendek, Tebük gazâsı dâhil, Resûlullah efendimizin katıldığı bütün gazâlarda bulundu. Her ga- zâda kahramanca savaştı. Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanından hiç ayrılmadı. Haz- ret-i Ebû Bekr-i Sıddîk zamânında da aynı şecâat ve cesâretle döğüştü. Yemâme’de mürtedlere (dinden dönenlere) karşı savaştı. Hazret-i Ömer devrinde Küfe vâliliği yaptı. Bir sene dokuz ay mükemmel idâre etti. Hazret-i Ali devrinde, hazret-i Ali’nin ordusunda Sıffîn Mu- hârebesine katıldı. 657 (H. 37) senesinde 94 yaşında şehîd oldu. Cenâze namazını bizzât hazret- i Ali kıldırdı. Elbisesi ile yıkanmadan Küfe Kabristanlığına defnedildi. Ammâr bin Yâser, hadîs-i şerifleri en doğru bilenler arasında sayılmaktadır. Şöhretini, dünyâya düşkün olmamasına ve harâmlardan sakınmasına, insanlar üzerinde bıraktığı itimâda, dâvâsına sadâkatle bağlılığına borçludur. Uzun boylu, buğday tenli, ak sakallı, nûr yüzlü bir zâttı. Altmış iki hadîs-i şerif rivâyet etmiştir. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır: Dünyâda iki yüzlü olanların, kıyâmet günü ateşten iki dilleri olur. Ebû Vâil şöyle anlattı: “Ammâr bin Yâser bize kısa bir hutbe okudu. Hutbeyi okuyup, indikten sonra kendisine, hutbeyi gâyet kısa okuduğunu söyledik. Bunun üzerine şöyle dedi: “Resûlul- lah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem), şöyle buyurduğunu duydum: Bir kimsenin namazının uzun, hutbesinin kısa olması, onun fıkıh bildiğine alâmettir. Namazı uzun, hutbeyi kısa yapınız.” Hazret-i Ammâr hadîs-i şerifle medh olundu: Cennet üç kişiye müştaktır (şiddetli arzû duyar). Bunlar; Ali, Ammâr ve Selmân’dır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir