Anasayfa / wiki / A N K A R A

A N K A R A

Türkiye Cumhuriyetinin başkenti, ikinci büyük şehri. Nüfus bakımından İstanbul’dan, yüzölçümü bakımından da Konya’dan sonra İkincidir. Bolu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Aksaray ve Eskişehir arasında yer alır. 38°33’ ve 40°47′ kuzey enlemleri ile 30°52′ ve 34°06′ doğu boylamları arasındadır. Batıdan doğuya, kuzey
Yüzölçümü : 26.414 km2 Nüfusu : 3.236.626 İlçeleri : A ltındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahelle, Akyurt, Ayaş, Bâlâ, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Şereflikoçhisar.
den güneye transit yolların düğüm noktasıdır. Büyük bir kısmı İç Anadolu bölgesinde, diğer kısmı da Batı Karadeniz bölgesindedir. Telefon kod numarası (4)tür. İsminin menşei Ankara ismi için muhtelif rivâyetler vardır. Her millet kendine göre mânâ vermiştir. Frigya
karşı doktor tavsiyesinde antibiyot karşı da aspirin veya novalgin verilmelidir. Her bâdemciği ameliyatla almak gereksizdir. Ancak sık sık iltihâblamrsa; romatizma veya böbrek iltihâbına (nefrite) sebeb olmasın diye alınması uygun olur.
sallarında zümrüdüanka; larına yardım eden bir ku
Humâ kuşu yüksekler •Sen ağlama ala gözler
Çok eski devirlerde yapılan ve günümüze kadar çeşitli tamirler gören Ankara Kalesi.
lılar (gemi çıpası) mânâsına gelen “Amküra” demişlerdir. Romalılar “Aneyre” demişler, Yunanlılar (koruk) mânâsına gelen “Agurida” veya (hıyar) mânâsına gelen “Anguri” ismini vermişlerdir. M.Ö. üçüncü asırda “Appoloyons” isihı- li bir târihçinin Ankara ile ilgili iddiâları doğru değildir. Bu târihçiye göre, Galatlarla Pontus birleşerek M ısır’a sefer yapmışlar. Kazandıkları zaferin hâtırası olarak bir gemi çıpasını alıp dönüşlerinde Ankara’yı kurmuşlardır. Hâlbuki Ankara, Frigya ve Hitit devrinde bilinen bir şehirdir. Frikçe’de “Ank” (kıvrıntı) mânâsına gelir. Persler ve Ilhanlılar, Farsça üzüm mânâsına gelen “Engür”, Araplar “Enguriye” ismini kullanmışlardı. Selçuklular “Zâtül Selâsil”, OsmanlIlar ise “Angara” ve nihâyet “Ankara” demişlerdir.
Târihi Ankara’nın geçmişi çok eski devi Nitekim Bağlum, Çubuk Barajı ve 1 kazılarda eski çağlara âit eşyâlar bı Alatlıbel ve Etiyokuşu, eski çağlardan lerdir. Ankara’nın bilinen târihi Hititk Hitit İmparatorluğu Anadolu’ya hâki Ankara’ya 160 km uzaklıktaki Hattu, gazköy) başkent yaptı; bu sebepten Ani sinde Hititlere âit izler vardır.
Hitit İmparatorluğunun yıkılışından so sekizinci asırda Anadolu’ya hâkim olan Frı Ankara’ya sâhip olmuşlardır. Frigyalılar şe yığma topraklarla yapılmış tepeler (höyükl rine kurmuşlardır. Orman Çiftliği civarında 2( km yığma tepede Frigyalılara âit mezâr ve t bulunmuştur. Frig kralı Gordius’un oğlu Mida kara’yı genişletmiştir. Ankara, Avrupa-Asy, sında göç, ticâret ve fetih yolları üzerinde oldı dan, Lidyalılar, Persler, Galatlar, BergamalIlar, kedonya kralı Büyük İskender’in ve Romaliı istilâsına uğramıştır. Roma İmparatorluğu (N 189-395) idâresi altında iken Roma’nın bölünn üzerine 395-684 arasında Doğu Roma (Bizans) i resinde kalmıştır. 684 senesinde İslâm ordusu A kara’yı ele geçirmiştir. Ankara kalesinde pekçı Eshâb-ı kirâmın kabirleri vardır (yerleri belli dt ğildir). Abbâsîler devrinde, Halîfe Hârûn Reşîd za mânında Ankara bütünüyle feth edilmiştir. Bundaı sonra Ankara zaman zaman müslümanlarla BizanslIlar arasında el değiştirmiştir.
Ankara’nın merkezi yerlerinden Ulus Meydanı.
İlk meclisin toplandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası.
1071 Malazgirt Meydan Savaşında Alparslan Bizans ordularını yenip bozguna uğratınca, Selçuklu Türkleri hızla A nadolu’yu feth ettiler. 1073’de Ankara’yı ele geçirdiler. BizanslIlar, Ankara’yı geri almak için iki defâ saldırdılarsa da hezimete uğradılar. İlhanlılar, Selçuklu ülkesini istilâ edince, Ankara 40 sene İlhanlIların elinde kaldı. 1210 Moğol istilâsında Sultan İkinci Gıyâseddîn Keyhüsrev, Ankara kalesine sığındı. 1341 ’de Anadolu’da çıkan karışıklıklarla “Ahî Teşkilâtı” Ankara’nın siyâsî iktidârım ele geçirdi. Huzur ve güven sağlandı. 1354’te Ahiler kendi istekleri ile Ankara’yı Orhan Gâzî zamânında oğlu ve Rumeli fâtihi Süleymân Paşaya devrettiler. Böylece Ankara 1354’te Osmanlı Devletinin toprağı oldu. İstiklâl Savaşı’nda Millî mücâdelenin merkezi, karargâhı, 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma yeri, 13 Ekim 1923’de de yeni cumhûriyetin başkenti olmuştur. Fizikî Yapı Ankara ili Orta Anadolu yaylasının kuzeyinde, İç Anadolu’nun yukarı Sakarya bölgesinde yer alır. Yüzölçümü 26.414 km2’dir.Dünyânın nüfûsu ve kapladığı yer bakımından en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir. Bozkırda modern bir başkenttir. Ortalama yüksekliği deniz seviyesine göre 900-1000 metredir. Ovaları azdır, platoları ve dağları yüzölçümünün % 80’ini teşkil eder. Ovaları ise yüzölçümünün % 15’ine yakındır. Platolardaki ormanlık sâha eittikce artmakta ve 300
roğlu dağlan kaplar. Ankara’nın başlıca dağlan şunlardır: İdris Dağı (1992 m), Aydos Dağı (1879 m), Abdüsselâm Dağı (1610 m), Elma Dağ (1761 m), Mire Dağı (1635 m), Dinek Dağı (1742 m), Hızır Dağı (1688 m), Çile Dağı (1440 m), Yıldırım Dağı (2035 m). Ovaları: En geniş ovası 300 km uzunluğunda ve 10-15 km genişliğinde Ankara Ovasıdır. Doğusunda Hüseyingâzi Dağı ve yaylası vardır. Çubuk ovası 20 km uzunluğunda ve 15 km genişli- ğindedir. 300 kilometrelik bir yer kaplar. Haymana Ovası ve yaylası, Mürted Ovası, 20 km uzunluğunda ve üç kilometre genişliğinde bir ovadır. Mühim vâdileri ise Balaban Deresi, Kılıçözü (Ço- raközü ve Boraközü), Kızılırmak, Sakarya, Ha- mamözü, Kızılözü ve Çoruközü vâdileridir. Akarsuları: Ankara, doğuda Kızılırmak ve batıda Sakarya nehirlerinin çizdiği kavisler içinde bulunur. Diğer akarsular ise, bu nehirlerin kollarıdır. Sakarya: Eskişehir’in Çifteler kazâsının yakınlarında çıkan Sakarya Nehri, Polatlı ilçesi sınırları içinde Porsuk Çayı ile birleşir. Sarıyar Baraj Gölünden sonra tekrar batıya doğru yönelir. Sakarya’nın Ankara ili içinde uzunluğu 168 kilometredir. Ankara Çayı, Kirmir Suyu, Seben Çayı, Ilıcaözü, Elvanlı, Nal ve Pınarbaşı, Çoruhözü, Balaban dereleri, Deliceırmak ve Akkuşanözü suları Sakarya ile birleşir. Kızılırmak: Kızdırmağın 256 kilometrelik kısmı Ankara il sınırları için d e akar. H irfan lı Ba
Ankara-Sıhhiye.
Göl ve barajları: Ankara ili göl ve baraj bakımından zengin sayılır. ‘Rız Gölü: Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz gölünün bir bölümü Ankara sınırları içindedir. Derinliği az ve tuz oranı yüksektir (% 32 tuz). Ortalama derinlik 50-70 santimetredir. Yazın bir kısmı buharlaşır ve çekilen suların yerine tuz tabakası kalır. Yüzölçümü 1500 kilometrekaredir. Emir Gölü: Uzunluğu 5-6 km, genişliği 250- 300 m olan bir set gölüdür. Dar ve dolambaçlıdır. Suyu tatlıdır ve balığı boldur. Mogan Gölü: 6 km uzunluğunda ve 1 km ge- nişliğindedir. Derinliği 4 metreyi aşmaz. Tuzlu bir göldür. Su sporları tesisleri vardır. Su sporlarına elverişlidir. Gölde sazan, kefal ve sardalya balıkları üretilir. Kışın bâzı yerleri tuz tabakasıyla örtülür. Bâzı yerleri ise bataklıktır. Hirfanlı Barajı: Kırşehir sınırında 1958’de yapılan bu barajda 6 milyar metreküp su birikir. Yüzölçümü 263 kilometrekaredir. Kızılırmak üzerinde kurulmuş en büyük barajdır. Sarıyar Barajı: Ankara-Eskişehir sınırına yakın Sarıyar köyünde ve Sakarya Nehri üzerinde kurulmuştur. 3 milyar metreküp su birikir. 1956’da yapılmıştır. Yüksekliği 108 metredir. Çubuk-I ve Çubuk-II barajları: Çubuk Çayı üzerinde Ankara’nın suyunu karşılamak için kurulmuştur. Çubuk-I 1936’da, Çubuk-II 1964’te inşâ edilmiştir. Bayındır Barajı: Bayındır Deresi üzerinde kurulan toprak dolgulu bir barajdır. Toplanan su, içme suyu olarak kullanılır. Yüzölçümü 8 kilometrekaredir. 1965’te faâliyete geçmiştir. Kurtboğazı Barajı: Kurtboğazı deresi üzerinde kurulmuştur. 1967 yılında içme suyu ve sulama maksadıyla yapılmıştır. Yüzölçümü 5 kilometrekaredir. Kesik Köprü Barajı: Kızılırmak üzerinde toprak kaya dolgusu olarak ve sulama maksadıyla 1966 yılında yapılmıştır. Yüzölçümü 6.5 kilometrekaredir. İklim ve Bitki Örtüsü Genellikle kara ikliminin hüküm sürdüğü Ankara’da farklı iklimler vardır. Güneyde İç Anadolu’nun husûsiyeti olan step-bozkır iklimi, kuzeyde ise Karadeniz bölgesinin yumuşak ve yağışlı özelliği görülür. Ankara ilinin kışları çok soğuk ve yazları da çok sıcaktır. Yıllık ısı değişikliği 40°C ile – 24,9°C arasındadır. Ortalama yağış ilçelerde farklıdır. Yağış 300 mm ile 540 mm arasında, havadaki npm oranı ise % 40-79 arasında deSisir. Gece ve eün
tısında deniz ikliminin tesiri görülür ve bu bölg( geniş ormanlarla kaplıdır. Yağmur bulutlarını or manlar ve kuzeydeki dağlar çekerek güneye inmesini önler. Ormanların çoğu korular ve baltalık ormar hâlindedir. Yüzölçümünün % 10’u ormanlıktır. Arâ- zinin yüzde 15’i çayır ve mer’adır. Tahıl ise en geniş arâziyi kaplayan bir bitki örtüsüdür. Ekonomi Ankara’da yapılan tarım daha çok tarla ürünlerine dayanır. Konya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük tahıl (buğday) ambarıdır. Geniş ekim alanına sâhiptir. Buğdaydan başka, yulaf, arpa, baklagiller, sanâyi bitkileri, şeker pancarı, yumru bitkiler, sebze ve meyve çeşitleri, patates oldukça çok yetiştirilir. Sakarya ve buna dökülen akarsuların vâdilerinde pirinç ekilir. Armudu ve üzümü meşhurdur. Polatlı, Haymana, Ş. Koçhisar, Bâlâ ve Çubuk’ta buğday ekimi yaygındır. Arpa, yulaf, şekerpancarı, kavun, karpuz ve sebze üretimi de tarımda çok önemli bir yer tutar. Fasulye, yem bitkileri, mercimek, çeltik, ayçiçeği yetiştirilir. Mey- vacılık pek yaygın değilse de armut, elma, kayısı, kiraz, vişne, erik ve ceviz gibi meyvalar yetiştirilir. En çok yetiştirilen meyve üzümdür. Hayvancılık: Ankara hayvancılık bakımından önemli bir ilimizdir. Tiftik keçisinin diğer bir ismi de “Ankara keçisidir”. Tiftik keçisinin anavatanı Ankara’dır. Amerika ve Afrika’ya Ankara’dan gitmiştir. Yünü makbul olan Ankara keçisi, dünyâca üne sâhiptir. Ankara ilinde tiftik keçisi, kıl keçisi, koyun (ak ve karaman cinsi) ve sığır beslenir. Tarımda motorlu araçların artışı yüzünden at ve manda sayısı gittikçe azalmaktadır. Kümes hayvanı yetiştiriciliği de önemli bir yer tutar. Ankara’nın balı da çok meşhurdur ve üretimi yüksektir.
ı neıaara yaıaaşmaıaaaır. Dağları: Dağlan çok yüksek olmayıp, en yük- t dağı 2034 metre ile Yıldırım Dağıdır. Kuzey ;mı diğer yönlere göre daha yüksek ve dağlıktır, ı kısmını Batı Karadeniz bölgesinden gelen Kö
rajından sonra Şereflıkoçhısar-Bâlâ Keskin-Kı- rıkkale ve Kalecik ilçelerinden geçer. Ankara Çayı: Ankara iline âit en büyük akarsudur. Çubuk, Hatip ve İncesu çaylarının birleşmesinden meydana gelir. Çağlayık’ta Sakarya ile birleşir.
Mâdenler: Madencilik bakımından pek zengin sayılmaz. Bufıa rağmen bâzı mâdenler vardır. Nallıhan’da çıkarılan linyit 150 bin tona yaklaşmıştır. Bâlâ, Beypazarı civârında demir, Nallıhan ve Beypazarı’nda linyit; Ayaş ve Bâlâ’da alçı taşı, Çubuk ve Nallıhan’da mermer; Haymana, Kalecik ve Polatlı civârında manganez mevcuttur. İl dâhilinde molibden, volfram, bentonit, trona, fel- dispat, kil, manyezit, perlit, tuz, pomza taşı vardır. Sanâyi: Sanâyi ve ticâret bakımından memleketimizin başta gelen merkezlerindendir. Sanâyi, îmâlat ve gıda kolunda oldukça gelişmiştir. Un, makarna, şeker, yağ, dokuma fabrikaları, süt, tereyağı, et kombinaları, deri ve trikotaj tesisleri vardır. Çimento, tuğla, kiremit ve inşâat makina- ları îmâl eden fabrikalar hızla artmaktadır. Merkezi ve ilçelerinde fabrika sayısı oldukça fazladır. Şehir, 1956’dan bu yana “Enterkonnekte” enerji sistemine bağlıdır. İlin enerji ihtiyâcının çoğu Hir- fanlı, Sarıyar, Kesikköprü, Çatalağzı ve Çayırhan hidroelektrik santrallarmdan karşılanır. Ankara ilinde tehlikeli boyutlara ulaşan hava kirliliği son yıllarda alınan tedbirlerle azaltılmıştır. Ulaşım: Kara, hava ve demiryolu bakımından çok önemli bir kavşak noktasıdır. İstanbul’a Bolu üzerinden kara yolu ile 438 kilometredir. Coğrafî durumu sebebiyle doğudan batıya, kuzeyden güneye giden yol güzergâhlarının kavşak noktasıdır. Edime-Hatay (E-5) karayolu ile İzmir- Ağrı (E-23) karayolu Ankara’dan geçer. Köy ve ilçelere bağlanan karayolları muntazamdır. Yolsuz köyü yoktur. Vâsıtalarının çokluğu bakımından İstanbul’dan sonra ikinci sırayı alır. Esen- boğa hava limanı, Türkiye’nin Yeşilköy’den sonra ikinci büyük hava alanıdır. Yurt içi ve yurt dışı hava ulaştırmasında önemli bir yeri vardır. Mürted, Etimesgut ve Güvercinlik hava alanları, askerî maksadlarla kullanılmaktadır. Ulaşım bakımından olduğu gibi, haberleşme bakımından da kavşak noktasıdır. Ankara ilinde son senelerde yapılan kavşaklar ve yollar ile trafik rahatlamıştır. Nüfus ve Sosyal Hayat A nkara’nın nüfusu 1990 sayım ına göre 5.236.626 olup, 2.836.719’u il ve ilçe merkezle- inde, 399.907’si köylerde yaşamaktadır. Nüfûsu uzla artmakta olan Ankara’nın 1927’de nüfûsu ?5.000 idi. Örf ve âdetler: Ankara ili folklor, türkü, oyun, öre, mâni bakımından çok zengin ve diğer illere
A N K A R A
Ahi reislerinden Şerâfeddîn Efendi tarafından yaptırılan ve Ahi Şerâfeddîn ismi ile de anılan Ankara’daki Aslanhâne Camii.
tavası, tiritli köfte ve tandır böreği meşhûrdur. Folklorda Oğuz boylarının te’siri görülür. Evlenmede kız beğenme, isteme, takı, çeyiz asma, kına gecesi ve düğün, kendi âdetlerine göre farklılık gösterir. Yetişen meşhurlar: Hacı Bayram-ı Velî, Ankara’nın Zülfadl = Zülfazl (Solfasol) köyünde doğmuştur. Esas ismi Numan’dır. Tahsilini bitirince Ankara’da Melîke Hâtûn’un yaptırdığı Kara Medresede müderris oldu Hamîdüddîn-i Ak- sarayî’nin (Somuncu Baba) dâveti üzerine giderek, bu zâttan tasavvuf bilgilerini öğrendi. Bayram günü buluştukları için hocası ona Bayram ismini verdi. Berâber Şam’a, sonra da hacca gittiler. Osmanlı sultanlarından İkinci Murâd Han, Hacı Bayram-ı Velî hazretlerine çok hürmet ve îtîbar ederdi. Kerâmet ve ilim sâhibi büyük bir İslâm âlimi ve velîdir. Türbesi Ankara’daki Hacı Bayram-ı Velî Câmii girişindedir. Ankaravî İsmail
düz arasındaki sıcaklık farkı fazladır. Tuz gölüne inildikçe yağış azalır. Ortalama karlı gün sayısı bir ayı geçmez. İlin büyük kısmında bozkır (step) bitkileri görülür. İlbaharda yeşil olan arâzi yazın sararmış ve kurumuş otlarla kaplıdır. İlin kuzey ve kuzeyba
& f’;k V’ H ‘• ” a s. ,
Kıymetli tiftiği ile meşhur Ankara Keçisi.
Yeni Rehber Ansiklopedisi 180
A N K A R A
Hacettepe Üniversitesinin Beytepe Kampüsünde modern mimari tarzına göre yapılmış Yıldız Anfi.
Eğitim: Ankara’nın okulsuz köyü yoktur. İlde 159 anaokulu, 1587 ilkokul, 250 ortaokul, 28 meslekî ve teknik ortaokul, 85 lise, 90 meslekiî ve teknik lise olmak üzere beş üniversite ile bunlara (Hacettepe, Ankara, Gâzî, Ortadoğu ve Bilkent) bağlı fakülte ve Silahlı Kuvvetler eğitim merkezleri vardır. İlçeleri Ankara’nın 24 ilçesi vardır. Bunların yedi tanesi il merkezini meydana getirir. Altındağ: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 422.668 olup, 417.616’sı ilçe merkezinde, 5.052’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 7 köyü vardır. İl merkezinin kuzey kesimini meydana getirir. Köyden kente göçün çok olduğu Ankara’ya ilk gelenlerin yerleşmeleri ile nüfusu hızla artan Altındağ, 1953’te Ankara’ya bağlı ilçe haline getirildi. Ankara belediyesine bağlı bir şube iken 1984’te yapılan düzenleme ile Ankara Büyük Şehir Belediyesine bağlı bir ilçe belediyesi haline geldi. Çankaya: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 714.330 olup, 712.304’ü ilçe merkezinde 2026’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 3 köyü vardır. İl merkezini meydana getiren ilçelerden biridir. Cumhuriyetten önce bağlık küçük bir yerleşim merkezi olan ilçe, Cumhurbaşkanlığı konutunun burada inşa edilmesi üzerine önem kazandı. Ankara’nın, üst gelirli kimselerin yerleştiği lüks bir yeri haline geldi. Çankaya belediyesi 1984’te yapılan düzenleme ile Ankara Büyük Şehir Beledi- yesi’ne bağlı bir ilçe belediyesi hâline geldi. Etimesgut: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 70.800 olup. 69.960’ı ilçe merkezinde, 840’ı
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 2 Bağlum bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümi 198 km2 olup, nüfus yoğunluğu 2.708’dir. Ankara’nın başşehir olduğu yıllarda ilçe, bağ larla kaplı sayfiye yeri idi. 1950’den sonra yoğur göç hareketinin te’siri ile Ankara’dan ayrı olaral hızla gelişti. Bir süre sonra da il merkezi ile bir leşerek orta gelirli kesimin yerleştiği bir semt hâ line geldi. Çankaya’dan sonra en çok nüfusa sahif ilçedir. 1984’te yapılan düzenleme ile Ankara Bü yük Şehir Belediyesi’ne bağlı bir ilçe belediyesi haline geldi. İlçenin kuzey kesiminde kırsal nitelik li yerleşim birimleri vardır. Mamak: 1990 sayımına göre toplam nüfusı 410.359 olup, 400.733’ü ilçe merkezinde, 9626’s köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı ” köyü vardır. Yüzölçümü 161 km2 olup, nüfus yoğunluğu 2549’dur. İlçe toprakları orta yükseklikte dalgalı düzlüklerden meydana gelir. İlçe topraklarını İnce su deresi, Karanlık, Hatip ve Bayındır çayı sular. Bayındır çayı üzerinde Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak için kurulan barajın bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. MKE Ga2 Maske Fabrikası ile süt ürünleri fabrikası başlıcî sanayi kuruluşlarıdır. Yoğun göçe maruz kalan ilçe büyük bir hızla gelişerek il merkezi ile birleşti. 1983’te Çankaya ilçesinden ayrılarak ilçe merkezi oldu. 1984’te yapılan düzenleme ile Ankan Büyük Şehir Belediyesine bağlı bir ilçe belediyesi haline geldi. Sincan: 1990 sayımına göre toplam nüfusı 101.118 olup, 91.016’sı ilçe merkezinde 10.102’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 9,Ye- nikent bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümi 420 km2 olup, nüfus yoğunluğu 241 ’dir. İlçe toprakları dağlarla çevrilidir. Kuzeydoğusunda Karyağdı dağı, doğusunda Ayaş dağı yeı alır. İlçe topraklarını Ankara çayı sular. Yoğur göçe maruz kalan Sincan hızla büyüyerek il merkezi ile birleşti. F-16 uçakları montaj fabrikası başlıca sanayi kuruluşudur. Eskişehir-Ankara demiryolu ilçe merkezinden geçer. 1983’te ilçe merkezi oldu. 1984’te yapılan düzenleme ile Ankan Büyük Şehir Belediyesine bağlı bir ilçe belediyesi haline geldi. Sincan belediyesi 1956’da kurulmuştur. Yenimahalle: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 351.436 olup, 343.95 l’i ilçe merkezinde 7485’: köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 13 köyü vardır. İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden mey__ i ______________ ı _
laiMiuır. ^cyoeK oyunu meşnurdur. Cirit ve gibi sportif oyunları, 400’e yakın türküsü var- Kadın ve erkeklerin husûsî kıyâfetleri mev- ur. Erkekler “yemeni” denilen ayakkabı ve >u” denilen sarık, kadınlar üç etekli entâri gi- er. Kendine mahsus yemekleri vardır. Ankara
Kesühı Efendi (Büyük dîn âlimlerinden; ıvıcant- vî Şerhi ile meşhurdur. Yahyâ Efendi, üç defâ şeyhülislâm olmuştur. Şeyhülislâm Ankaralı Ze- keriyyâ Efendi”nin oğludur. Âlim ve devrinin şâirlerindendir. Şâbân Şifâî, meşhûr tıp bilgini, şâir ve târihçidir.
Akyurt: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 12.535 olup, 3533’ü ilçe merkezinde 9002’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 17 köyü vardır. Çubuk ilçesine bağlı bir bucak iken, 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe merkezi oldu. İlçe toprakları orta yükseklikte plato görünümündedir. Çubuk Ovasının bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri arpa, buğday ve baklagillerdir. Meyvecilik gelişmiş olup, en çok elma ve armut yetiştirilir. İlçe merkezi Çubuk Ovasının güneybatı kesiminde kurulmuştur. Ayaş: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 20.806 olup, 6427’si ilçe merkezinde 14.379’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 21 köyü vardır. Yüzölçümü 1158 km2 olup, nüfus yoğunluğu 18’dir. İl merkezinin batısında yer alır. İlçe toprakları engebeli düzlüklerden meydana gelir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı olup sebzecilik gelişmiştir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. İlçe merkezi Ayaş belinin batı eteklerinde kurulmuştur. İl merkezine 60 km mesafededir. Eski İstanbul-Ankara karayolu ilçeden geçiyordu. Bâlâ: 1990 sayımına göre toplam nüfusu, 37.612 olup, 6236’sı ilçe merkezinde 31.376’sı köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları Yukarı Sakarya bölümünün güneydoğusunda yüksek bir plato görünümündedir. Topraklan yer yer verimsiz ormanlarla kaplıdır. Balaban deresinin vâdisi ilin en uzun ve en geniş vâdisidir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday ve ayçiçeğidir. Hayvancılık gelişmiş olup, çok miktarda koyun beslenir. İlçe merkezi Kartal yaylasında on dokuzuncu asırda
Ayaş ilçesi.
Kafkasya’dan gelen göçmenler yerleştirilerek kuruldu. 1880’de Ankara’ya bağlı kaza oldu. Anka- ra-Kırşehir karayolu üzerindedir. Beypazarı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 45.977 olup, 26.225’ i ilçe merkezinde 19.752’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 45, Karaşar bucağına bağlı 6, Kırbaşı bucağına bağlı 8,Uruş bucağına bağlı 4 köyü vardır. Yüzölçümü 1.868 km2 olup, nüfus yoğunluğu 25’tir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Köroğlu Dağlan güneyinde Sündiken Dağları yer alır. Bu dağların ortasında Kimir Suyunun açtığı Beypazarı Ovası vardır. Sakarya Irmağı Beypa- zarı’nın Eskişehir ile olan sınırını çizer. Sakarya Nehri üzerine kurulan Sarıyar Barajının gerisinde meydana gelen sun’î gölün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, pirinç olup,
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 2 köyü vardır. İl merkezinin batı kesimini meydana getirir. 9 Mayıs 1990’da 3344 sayılı kanunla ilçe merkezi oldu. Keçiören: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 536.168 olup, 523.891 ’i ilçe merkezinde 12.277’si
Yeni Rehber Ansiklopedisi 182
dana gelir. Kırsal Kesımıerae yaşıyamaı uuuu.» raşır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa ve a> çeğidir. 1950’den sonra yoğun göçe mâruz kaı ilçe hızla gelişerek il merkezi ile birleşti. 1984’te \ pılan düzenleme ile Ankara Büyük Şehir Belet yesine bağlı bir ilçe belediyesi hâline geldi.
PolatlI ilçesi.
sebzecilik gelişmiştir. Ayrıca elma, armut, ceviz, badem, üzüm gibi meyveler de yetiştirilir. Küçükbaş hayvan besiciliği yaygın olan ilçede en çok koyun ve tiftik keçisi beslenir. Tavukçuluk arıcılık ve ipekböcekciliği gelişmiştir. İlçe topraklarında zengin demir ve kömür yataklarının olduğu tespit edilmiştir. Beypazarı, Hititler zamânında kurulmuş eski bir yerleşim merkezidir. Eski İstanbul-Ankara karayolu üzerinde olup, il merkezine 102 km mesafededir. İlçe belediyesi 1890’da kurulmuştur. Çamlıdere: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 19.365 olup, 10.075’i ilçe merkezinde 9290’ı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 22, Pe- çenek bucağına bağlı 17 köyü vardır. Yüzölçümü 625 km2 olup, nüfus yoğunluğu 31 ’dir. İlçe toprakları tamamen dağlık olup, Köroğlu dağlarının üzerinde yer alır. Dağlar karaçay ve kolları ile parçalanmış olup, ormanlarla kaplıdır. Ekonomisi arıcılık ve ormancılığa dayalıdır. İlçe merkezi 18 kilometrelik bir yolla Ankara-Zon- guldak karayoluna bağlanır. 1954’te ilçe olmuştur. İlçe belediyesi ise 1904’te kurulmuştur. Çubuk: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 51.964 olup, 22.935’i ilçe merkezinde, 29.029’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 70, Sirkeli bucağına bağlı 14 köyü vardır. İlçe topraklan doğu-batı istikametindeki dağların engebelendirdiği bir platodan meydana gelir. Kuzeyinde Aydos Dağı, güneybatısında Müre Dağı, güneydoğusunda İdris ve Karbasan Dağları yer alır. Batısından kaynaklanan sulan Koca Çay, doğusundan kaynaklanan suları ise Çubuk Çayı toplar. Çubuk Vâdisinde meydana gelen Çubuk Ovası 250 km2 genişliğindedir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri arpa, buğday, baklagillerdir. Çubuk Çayı kıyılarında sebze ve meyvecilik üretimi yapılır. En çok elma ve armut yetiştirilir. İlçede mermer ve perlit yatakları vardır. İlçe merkezi Çubuk Ovasının güney ucunda Çubuk çayının iki yakasında yer alır. İl merkezine
Şereflikoçhisar ilçesi.
Ankara’nın Çankaya ilçesinin görünüşü ve Atakule.
Türkiye’nin namaz kılma alanı bakımından en büyük câmisi olan Ankara Kocatepe Câmii.
30 km mesafededir. Cumhuriyetten sonra ilçe olan Çubuk’un belediyesi 1922’de kurulmuştur. Elmadağ: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 38.032 olup, 19.490’ı ilçe merkezinde 18.542’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 573 km2 olup, nüfus yoğunluğu 66’dır. İlçe topraklarını Elmadağı enge- belendirir. Dağlardan kaynaklanan suları Balaban deresi toplar. Bu derenin kenarında meyvecilik yapılır. En çok eıma üretilir. Ayrıca buğday ve arpa ekimiyle bağcılık da yapılır. MKE’ye bağlı Ba
Evren: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 6928 olup, 3810’u ilçe merkezinde, 3118’i köylerde yaşamaktadır. Şereflikoçhisar’a bağlı bir köy iken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kanunla ilçe merkezi oldu. Gölbaşı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 43.522 olup, 25.123’ü ilçe merkezinde 18.399’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 29 köyü vardır. Yüzölçümü 1111 km2 olup, nüfus yoğunluğu 39’dur. İlçe toprakları genelde düzdür. Mogan ve Emir gölleri ilçe sınırları içinde yer alır.
Büyük âlim Hacı Bayram-ı Velî’nin yaptırdığı ve türbesinin de yanında bulunduğu Ankara Hacı Bayram-ı Velî Camii.
r tarafından dinlenme tesisleri kurul- i büyüyen ilçe Ankara’nın bir banliyösü ,eldi. 1983’te ilçe olan Gölbaşı’nın bele- 1965’te kurulmuştur. İl merkezine 16 km ededir. İlçe topraklarında linyit ve zengin kil .lan vardır. Güdül: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 698 olup, 5504’ü ilçe merkezinde 13.194’ü köy- rde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 26 köyü ardır. Yözölçümü 419 km2 olup, nüfus yoğunluğu 45’tir. İlçe topraklan İç Anadolu’nun stepleri ile Karadeniz bölgesinin dağlık alanları arasındaki geçiş kuşağında yer alır. İlçe topraklarından kaynaklanan sulan Kimir çayı toplar. Bu akarsuyun vadisinde düzlükler vardır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şeker pancarı ve üzüm olup, ayrıca az miktarda elma, armut, pirinç, nohut ve mercimek yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. En çok kıl keçisi ve sığır beslenir. İlçe merkezi Kimir çayı vadisinin güney yamaçlarında kurulmuştur. Gelişmemiş küçük bir yerleşim merkezi olan Güdül 1957’de ilçe olmuştur. İl merkezine 82 km mesafededir. Belediyesi 1903’te kurulmuştur.
Haymana: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 55.527 olup, 9144’ü ilçe merkezinde 46.383’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 53, İkizce bucağına bağlı 5, yenice bucağına bağlı 25 köyü vardır. Yüzölçümü 2916 km2 olup, nüfus yoğunluğu 19’dur. İlçe toprakları genelde platolardan meydana gelmiştir. Cihanbeyli platosunun bir devamı olan ilçe topraklannm büyük bölümünü Haymana platosu meydana getirir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Tarım modern aletlerle yapılır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa şeker pancarı ve baklagillerdir. Hayvancılık gelişmiş olup en çok merinos koyunu ve sığır beslenir. İlçe topraklannda manganez yataklan vardır. İlçe merkezi Haymana platosu üzerinde Babayakup deresi kıyısında yer alır. İl merkezine 73 km mesafededir. İlçe belediyesi 1887’de kurulmuştur. Kalecik: 1990 sayımına göre toplam nüfur 25.043 olup, 10.05 l ’i ilçe merkezinde 14.992 köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı Çandır bucağına bağlı 21, Hasanyaz bucağına lı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 1318 km2 olup, yoğunluğu 19’dur. İlçe topraklan genelde da Dağların ortasında Kızılırmak vadisi yer al’ sında Karbasan Dağı, güneyinde İdris Daf
rut raoriKası oaşııca sanayi Kuruıuşuaur. İlçe merkezi, Ankara-Kınkkale kara ve demir yolu üzerindedir. Eskiden Asi Yozgat ve Küçük Yozgat adlarıyla bilinen Elmadağı, Çankaya ilçesine bağlı bucak iken 1960’da ilçe oldu. İl merkezine 39 km mesafededir. İlçe belediyesi 1944’de kurulmuştur.
ııçe merKezı Mogan uoiunun kuzey kıyısında kurulmuştur. Köy iken 1945’te Çankaya’ya bağlı bir bucak merkezi oldu. 1955’te Gölba- şı’ndan Ankara-Konya karayolu geçince, transit ulaşıma yönelik bir konaklama merkezi halini aldı. 1975’ten sonra göl çevresinde kamu ve özel
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, bağday, elma ve armut olup, ayrıca az miktarda baklagiller ve ayçiçeği yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiştir. Topraklarında ben- tonit ve mermer yatakları vardır. İlçe merkezi An- kara-Çankırı-Kastamonu karayolunun, 5 km güneyinde kurulmuştur. Gelişmemiş yerleşim merkezi olan Kalecik il merkezine 67 km mesafededir. Ankara-Zonguldak demiryolu kasabanın doğusundan geçer. İlçe belediyesi 1878’de kurulmuştur. Kazan: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 21.837 olup, 6.509’u ilçe merkezinde 15.328’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 31 köyü vardır. Yenimahalle ilçesine bağlı bir bucak iken 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kanunla ilçe merkezi oldu. Genelde ovalık olan ilçe topraklarının batısında Ayaş dağları yer alır. İlçe topraklarını Kurt- boğazı deresi sular. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, baklagiller ve ayçiçeğidir. Hayvancılık gelişmiştir. İlçe merkezi Ankara-İstanbul karayolu üzerinde ve Kurt- boğazı deresi kıyısında kurulmuştur. Kızılcahamam: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 34.456 olup, 12.856’sı ilçe merkezinde, 21.600’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 42, Celtici bucağına bağlı 33, Güven bucağına bağlı 18, Pazar bucağına bağlı 13 köyü vardır. Yüzölçümü 1712 km2 olup, nüfus yoğunluğu 20’dir. İlçe toprakları dağlık ve ormanlıktır. İlçe topraklarından kaynaklanan suları Kimir Çayı ve Kurtboğazı Deresi toplar. Kurtboğazı Deresi üzerinde Ankara’nın içme suyunu karşılamak için kurulmuş bir baraj yer alır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı, pirinç, armut, elma, üzüm olup ayrıca az miktarda baklagiller yetiştirilir. Arıcılık, ormancılık ve hayvancılık gelişmiştir. En çok Ankara keçisi beslenir. Turizm ve ticaret ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. İlçe merkezi Ankara-İstanbul karayolu üzerinde yer alır. Eski bir kasabadır. İlçe merkezi 1880’de Demirören’den Pazar’a, 1915’den sonra da ismi Kızılcahamam olarak değiştirilen Yaba- nad’a taşındı. İl merkezine 64 km mesafededir. İlçe merkezi yaylası ve şifalı menba suları ile iyi bir dinlenme yeridir. İlçe belediyesi 1915 ’te kurulmuştur. N a llıha n : I9 9 0 sa v ım ın a göre tonlam nüfusu
rı üzerinde yer alır. Sakarya Nehri üzerinde kurulan Sarlyar ve Gökçekaya Barajlarının arkasında meydana gelen sun’î göllerin bir kısmı ilçe toprakları içinde kalır. Dağlardan kaynaklanan suları Aladağ Çayı ve Nallısu Deresi toplar. Ekonomisi tarım ye ormancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, arpa, üzüm, elma ve armut olup, ayrıca az miktarda baklagiller yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiştir. En çok Ankara keçisi ve koyun beslenir. Karaçamdan meydana gelen ormanlardan tomruk elde edilir. İlçe merkezi Naili su deresinin vadisinde kurulmuş olup, 1599’da Bağdat seferinden dönen Nasuh Paşa’nın kurduğu hanın çevresinde gelişmiştir. Eski Ankara-İstanbul karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 157 km mesafededir. İlçe belediyesi 1865 ’te kurulmuştur. Polatlı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 99.965 olup, 60.158’i ilçe merkezinde 39.807’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 43, Temelli bucağına bağlı 18, Yenimehmetli bucağına bağlı 26 köyü vardır. Yüzölçümü 3.789 km2 olup, nüfus yoğunluğu 26’dır. İlçe toprakları genelde orta yükseklikte dalgalı düzlüklerden meydana gelir. İlçe topraklarından kaynaklanan suları Sakarya ırmağı ve kolları toplar. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, yulaf, şeker pancarı, mercimek, nohut, üzüm ve ayçiçeği olup, ayrıca az miktarda fa- sülye, elma, armut yetiştirilir. Hayvancılık önemli gelir kaynakları arasında yer alır ve en çok merinos koyunu ve Ankara keçisi beslenir. Sanayinin gelişmediği ilçede MKE’ye bağlı inşaat ve kazı ma- kinaları fabrikası ile un fabrikaları vardır. İlçe merkezi Ankara-İzmir karayolu üzerinde yer alır. İstanbul-Ankara demiryolu da ilçe merkezinden geçer. Polatlı ve çevresi eski bir yerleşim merkezidir. Hitit ve Frigler devrinde “Gordion” önemli merkez idi. İstiklâl Savaşı’nda Yunan ordusu Polatlı sınırına kadar yaklaşmış ise de, hezimete uğrayarak geri dönmüştür. Sakarya Muharebesinde Türk ordusunun karargâhı Alagöz’den Polatlı’ya nakledilmiştir. İlçe belediyesi 1926’da kurulmuştur. Şereflikoçhisar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 60.701 olup, 37.534’ü ilçe merkezinde 23.167’si köylerde yaşamaktadır. İlçe topraklan orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden meydana gelir. En yüksek noktası Küçükdağ Tepesidir. (“1648 mV Tonraklardan kavnaklanan suları Kızı
AnK ara-ıstanD uı
karayolunun geçtiği Nallıhan ilçesinden
bir görünüş.
ayçiçeği ve armuttur. Hayvancılık önemli gelir kaynaklarından olup, merinos koyunu ve’Ankara keçisi yetiştirilir. İlçe merkezi Peçeneközü deresi kıyısında kurulmuştur. Ankara-Konya kavayolu, ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 126 km mesafededir. Aksaray’a bağlı iken 1933’te Ankara’ya bağlandı. İlçe belediyesi 1886’da kurulmuştur. Târihî Eserler ve Turistik Yerleri Ankara ili târihi eserleri ve tabiî güzellikleri bakımından oldukça zengindir. Çok eski devirlerden zamânımıza kadar gelen çeşitli devirlere âit târihî zenginliklerin başlıcaları şunlardır : Ankara Kalesi: Frigya Kralı Midas tarafından VI.Ö. sekizinci asırda yaptırılan kalenin; Galatlar, Romalılar, Bizanslılar ve İslâm orduları tarafından genişletildiği, Selçuklular tarafından tâmir îdildiği biliniyor. Kalede Hititlere âit eserlerin julunuşu, Hititler zamânında yapıldığına işârettir. Bshâb-ı kirâma âit çok sayıda kabirlerin bulunduğu, fakat zamanla izlerinin kaybolduğu tahmin îdilmektedir. Ankara kalesinin iki burcu vardır. ■Cuzeyde’ki burç kısmen tâmir görmüştür. Burada Türk bayrağı dalgalanır. Güneydeki burç ise tâmire nuhtaçtır. Kaleden Ankara şehrinin yüzde doksa- unı seyretmek mümkündür. 654 senesinde İslâm ordusu Ankara Kalesini ’ethetmiş, Hârun Reşîd zamânında ise Ankara ililin tamâmı BizanslIlardan alınm ıştır. Ancak L101 ’de tekrar Bizansın eline düşmüş, 1073’de se Selçuklular kaleyi ve şehri yeniden almışlardır. Ankara Kalesi başlı başına bir târihtir. Kale iç ‘e dış olarak iki kısımdır. Dış kale eski Ankara’yı ‘ürek biçiminde kuşatır. İç kale dört katlıdır. Ankara taşı ve spoliyen taşından yapılmıştır. Dış ka
pı ve Hisar kapısı olarak iki kapısı ve 42 kulesi vardır. Kalede 17. asırda 86 top, 170 çeşme ve 3 bin kuyu vardı. Deniz seviyesinden yüksekliği 978 metredir. Eskiden Ankara kalesinden inen surlar ovaya kadar yayıldığından, eski Ankara, surlar içinde kalırdı. Bugün bu surlardan hiç eser kalmamıştır. Eski Ankara’da dar sokaklar, dik ve kıvrıntılı yollar, kerpiç ve ahşap evler çoğunluktadır. Son senelerdeki hızlı şehirleşme sebebiyle, eski Ankara’ya âit evler, mezarlıklar, çeşmeler, hattâ câmi ve medreseler kaybolup gitmiştir. Eski Ankara; Ha- cıbayram, Çankırı Kapı, Ulus ve İtfaiye Meydanı, Erzurum Caddesi ve Kayabaşı Mahallesi ile sınırlıydı. Elmadağ menbâları muntazam kanallarla eski Ankara’ya ve hattâ şehrin kale kısmına kadar çıkartılmıştır. Kayaş vâdisi ve Üregel köyü civâ- rındaki Hanım Pınar’ı, Cebeci ve alt kısmının su ihtiyâcını karşılamıştır. Şehirde vâlilik yapan Abi- din Paşa ise Atpazarma su çıkartmıştır. Eskiden bugünkü Ulus Meydanında büyük bir mezarlık bulunuyordu. Eski Ankara’dan birkaç câmi ve eser hariç, hemen hemen hiçbir şey kalmamıştır. Evliyâ Çelebi’nin kaleminden Ankara şöyle anlatılır: “6600 kadar mâmur hânesi vardır. 200 aded sebili, 200 dükkânı bulunur. Süslü bir bedesteni, dört tâne zincirli kapısı vardır. Çarşılarının ekserisi yüksek yerlerde kurulmuştur. Uzun çarşı, Atpazarı, Kalealtıpazarı çok kalabalık olan pazarlardandır. Ana caddeleri, mahalle arası sokaklarına temiz, beyaz taştan yapma kaldırım döşelidir. Âyân ve eşrafı bilgin, şâirleri çok fazladır. Bini aşkın iyi yetiştirilmiş ve K ur’ân-ı kerîmi ezberinde tutabilen çocukları bulunmaktadır. Ka
36.779 olup, 11.638’i ilçe merkezinde, 25.141’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 56, Beydibi bucağına bağlı 13, Çayırhan bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümü 1978 km2 olup, nüfus yoğunluğu 19’dur. İlçe toprakları genelde dağlık olup, Köroğlu Dağlarının güney batı uzantıla
lırmak ve Peçeneközü çayı toplar, luz uoıunun K u zeydoğu bölümü ile Hirfanlı Barajının bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Tabiî bitkisi step olup, ormanlık arazi yoktur. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, baklagiller, üzüm, elma,
dınları rengârenk yumuşak ferâce giyip, gâyet edepli gezerler. Tiftik keçisinin pastırması lezzetli ve nefis kokuludur. Çünkü keçileri, dağlarında pırnar yaprağı yerler. Tiftik keçisi beyaz, süt gibi olup, onun gibi beyaz bir mahlûk dünyâda yoktur.” Gâvur Kalesi: Haymana yakınında olup, Hitit devrinden kalmadır. M.Ö. 1450’de yapılmıştır, üzerinde Hitit kıyâfetlerini belirten kabartmalar yer almaktadır. Kalecik Kalesi: Kalecik ilçesindedir. Romalılar devrinden kalmadır. Sarp bir tepe üzerindedir. Câmiler: Selçuklu ve Osmanlı devirlerinden kalma çok sayıda câmi vardır. Meşhur camilerden bâzıları şunlardır: Hacı Bayram Câmii ve Türbesi: 1427’de büyük âlim Hacı Bayram-ı Velî tarafından Heme- danlı Ebû Bekr Mehmed’e yaptırılmış ve 16. asırda Mîmâr Sinân tarafından tâmir edilmiş, zârif bir de minâre eklenmiştir. Câminin yanında bulunan Hacı Bayrâm-ı Velî ve yakınlarının bulunduğu türbe, 1947’de yapılmıştır. Câminin mihrâbı açık mâvi ve siyah çinilerle süslüdür. Ceviz oymalı minberi beş köşeli yıldız motifleriyle işlidir. Ahi Şerafetullah türbesi ise câminin karşısında bulunmaktadır. Ahi Elvan Câmii: Samanpazarı semtindedir. 1382’de Ahi Elvan Mehmed Bey tarafından yaptırılmıştır. Sultan Çelebi Mehmed 1413’te câmiyi tâmir ettirmiştir. Ceviz ovma minberi. Türk ov
bül Hanım tarafından tâmir ettirilmiştir. Ankara’nın en eski câmisidir. Ceviz ağacından yapılmış olan minberi, Türk oyma sanatının nâdide eserlerindendir. Aslanhâne (Ahi Şerâfeddîn) Câmii: Atpazarı semtindedir. 1290’da Ahi reislerinden Şerâfeddîn tarafından yaptırılmıştır. Dış duvarlarında bulunan arslan figürleri yüzünden bu isim verilmiştir. Cenâbî Ahmed Paşa Câmii (Yeni Câmi): Öncebeci semtinde olup, 1566’da Anadolu Beylerbeyi Cenâbî Ahmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yeni Câmi ve Ahmediye Câmii adlarıyla da tanınır. 1802, 1887 ve 1940’da tâmir görmüştür. Beyaz mermerden yapılmış minber ve mihrâbı çok güzeldir. Câminin sol tarafında bulunan türbelerde Azimî ve Cenâbî Ahmed Paşa türbeleri yer alır. Hacı Musâ Câmii: Demirtaş Mahallesinde olup, 1461 ’de Hacı Musâ tarafından yaptırılmıştır. 1923’de tâmir gören câmi, dikdörtgen şeklinde kerpiç duvarlıdır. İki Şerefeli Câmi: Ulucanlar semtindedir. 1674’te Resûl Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bu yüzden Resûl Efendi Câmii diye de bilinir. Minâ- resi iki şerefeli olduğu için bu ismi almıştır. Karacabey Câmii: 1440’ta İkinci Murâdın komutanlarından Karacabey tarafından Mîmâr Ebûbekir oğlu Ahmed’e yaptırılmıştır. Câminin yanında bir imâret bulunur. Bu yüzden İmâret Câmii diye de bilinir. Bahçenin sağ tarafında Karacabey’in türbesi vardır. Karanlık Mescid: On altıncı yüzyılda Elhac Haşan tarafından yaptırılmıştır. Sabûnî Mescid adıyla da anılır. Küçük mihrâbı geometrik desenlerle süslüdür. Kapısı ile kitâbesi, İstanbul Türk- İslâm Eserleri Müzesinde bulunmaktadır. Saraç Sinân Mescidi: Atpazarı’ndadır. Sultan İkinci Gıyâseddîn zamânında 1288’de Elhac Si- râceddîn tarafından Mîmâr Yûsuf bin Kulhasan’a yaptırılmıştır. Câminin yanındaki türbede sekiz sanduka vardır. Zincirli Câmi: 1687’de Şeyhülislâm Ankaralı Mehmed Emîn Ankaravî tarafından yaptırılmıştır. 1879, 1911 ve 1937 yıllarında üç kez tâmir görmüştür. Alt kısmı kırmızı Ankara taşından yapılmıştır. Üst kısmı tuğla, çatısı da ahşaptır. Minberi çiçek ve geometrik şekillerle süslenmiştir. Bünyâmin Câmii: Alaş’tadır. On altıncı asırda Şeyh Bünyâmin Ayâşî için yapılmıştır. Câminin kuzeydoğusunda Şeyh Bünyâmin’in türbesi vardır. Aksemseddîn Câmii: Bevnazarı’nda Sevh
Anadolu Beylerbeyi Cenâbî Ahmed Paşa tarafından yaptırılan ve bu isimle anılan Câminin kapısındaki süslü kemer, Türk taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir.
Maltepe Câmii: Cumhûriyet devrinde yapılmış olup, klâsik Osmanlı mîmârî özelliklerini taşır. Kocatepe Câmii: Yeni yapılan câmilerdendir. 1967 senesinde inşâsına başlanan câmi, 1986’da ibâdete açıldı. 3500 metrekarelik bir alanı kaplayan câminin bir konferans salonu, kitaplığı, çarşısı ve büyük bir otoparkı vardır. Türkiye’nin namaz kılma alanı olarak en büyük câmisidir. Türbeleri: Ankara’da bulunan türbeler taş ve tuğladan yapılmış sâde türbelerdir. Başta Hâcı Bayram-ı Velî hazretleri olmak üzere, Ahi Şerâfeddîn, Gülbaba, Karyağdı Karacabey, Yörükde- de, Şeyh Behâeddîn, Kesikbaş, Ahmed Tâceddîn, Şeyh Sadreddîn, Şeyh Mustafa Karababa ve Kâdı Çelebi türbesi bulunan büyük zatlardan bâzılarıdır. Hanlar: Ankara’da çok sayıda han vardır. Kurşunlu (Mahmûd Paşa) Kervansarayı, Yeni Pirinç Ham, Çengelli Han, Çukur Han, Taşhan, Bakır- han, Suluhan, Tuzhan, Pembehan, Attarbaşıhan, Nasuhpaşahanı ve Ayazaik bunlardan başlıcaları- dır. Bugün bu hanların çoğu yıkıntı hâlindedir. Hamamlar: Ankara’nın çeşitli yerlerinde târihî hamamlar vardır. Bunlardan bâzıları şunlardır: Eski Hamam: Ulus’ta olup, 15. asırda yapılmıştır. Karacabey Hamamı: 1444’te Varna Muharebesinde şehîd olan Karacabey adına yaptırılmıştır. Çeşitli zamânlarda tâmir görmüştür. Şengül Hamamı: On sekizinci asırda yapıl- mrştır. İstiklâl mahallesindedir. On dokuzuncu asırda tâmir görmüştür. Çifte hamam durumundadır. Medreseler: Selçuklu devrinde ilim merkezi olan Ankara, Osmanlı devrinde de bu durumunu muhâfaza etmiştir. Özellikle Fâtih devrinde Ankara’da ilim en yüksek noktasına ulaştı. Melike Hâ- tunun yaptırdığı Kara Medrese meşhurdur. Hacı Bayram, Zincirli, İpekçioğlu, Kağnı Pazar, Mer- merzâde, Aliağa, Sevdediye, İbâdullah, Doğan- bey, Minharoğlu, Seyfeddîn, Karabey, Kethüdâ, Saz Abdullah, Taşköprüzâde, Sarı Hatip, Mustafa Paşa, Sarı Kadın, Ayazâde, Seyfiye, Yeğenbey, Yeşil İlâhî, Saraç Sinân ve Sultan Alâaddîn Ankara’da bulunan medreselerin önde gelenlerini teşkil ederler. Ankara evleri: Eski Ankara evleri mîmârî, iç düzeni ve süslemeleri ile Türk mîmârîsinin en seçkin örnekleridir. Dolap kapakları, tavan ve raflardaki ağaç oymacılığı Türk oymacılık san’atının oSVıocoriorî/iir PnVnt hıı pvler vnk denecek kadar
Anıtkabir Müzesi: Atatürk’ün yattığı bu y müze hâline getirilmiştir. A tatürk’ün eşyâla 3113 kitabı ve belgeleri, kendisine hediye edil kılıç ve şiltler burada bulunmaktadır. Projes Ord. Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda haz lamıştır. 1944 – 1953 yılları arasında yapılmışı Büyük lâhdin mermeri tek parça ve 42 ton ağır ğındadır. TBMM Müzesi: 23 Nisan 1920-1923’de Büyük Millet Meclisinin bulunduğu binâda devre âit eşyâlar sergilenmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi: Cumhû yetin ilk senelerinde “Hitit Müzesi” olarak kuı lan bu müze daha sonra “Arkeoloji Medeniyeti ri Müzesi” oldu. 1967’de zenginleştirilerek “Ar dolu M edeniyetleri M üzesi” olmuştur. Anad lu’nun muhtelif bölgelerindeki kazılarda ele geç eserler burada sergilenmektedir. Kurşunlu Han ve Mahmûd Paşa Bedesteni t mir edilerek müze hâline getirilmiştir. Alacahöyü Kargamış, Aslantepe ve Sakargözü kabartmak bulunmaktadır. Yontma taş ve cilâlı taş devrine i eserler de bulunmaktadır. Etnografya Müzesi: 1928’de kurulmuştur. At türk’ün nâşı 1938’den 1953’e kadar 15 sene buraı kalmıştır. Bu müze, Türk-İslâm eserleri bakımındı çok zengindir. İşlemeler, dokumalar, altın ve g müş işlemeli elbiseler, 17. asırda Ankara evlerin döşenmiş hâli, Selçuklu ve Osmanlı ahşap. işçili| folklor, târihî zengin kolleksiyonlar, bakır eşyâk Türk yazı san’atma âit eserler, tarîkat mensuplara âit eşyâlar bu müzeyi süslemektedir. Diğer müzeler: Ankara müzeler bakımındc çok zengindir. Devlet Demiryolları Müzesi, Saj lık Müzesi, Hayvanat Müzesi, Tabiat Târihi Mi zesi, bu müzelerden bâzdandır. Anıtlar: Ulus Mdanında Zafer Anıtı, Etnoj rafya Müzesi ve Orduevi önünde Atatürk Anıtlı rı, Yenişehir’de Güvenlik Anıtı ve Polatlı’da Si karya Şehidleri Âbidesi başlıcalarıdır. Millî Kütüphâne:Türkiye’nin en büyük \ en modem kütüphânesidir. Çok değerli eski ese ler vardır. Nükleer saldırı dâhil her türlü tehlik< ye karşı korunabilecek şekilde inşâ edilmiştir. Bi birinden değerli el yazma eser özel kasalarda sal lıdır. Dünyaada tek nüshası bulunan Muradnâm buradadır. Augustus Tapınağı: Tapınak iki bölümdü Birinci bölüm, Frigyalılar zamânında “Men” ad na M.Ö. 2. asırda yanılmıştır. İkinci bölüm: Gah
macnıgının şaheseridir. Alâaddîn Câm ii: A nkara Kalesi içinde 1198’de Selçuklu Sultanı İkinci Kılıçarslan’ın oğlu ve Ankara vâlisi olan Muhiddîn Mes’ûd Şah tarafından yaptırılmıştır. Önünde târihi bir çeşme vardır. 1361 de Lülü Paşa, 1434’te de Şerîfe Sün
Akşemseddîn adına yaptırılmıştır. Bir kaç defâ tâmir görmüştür. Minâresi tek şerefelidir. Alt katında dükkânlar vardır. Kurşunlu Câmi: Beypazan’nda Sadrâzam Nâ- süh Paşa tarafından 17. yüzyılda yaptırılmıştır. Kubbesi kurşunlu olduğu için bu isimle anılmaktadır.
tişiktir. Osmanlılar devrinde burası medrese olarak kullanıldı. Tulianus Sütunu: M.S. 4. asırda dikilmiştir. Ulus semtinde Hükümet Meydanındadır. Roma Hamamı: M.S. 3. asırda Roma İmparatoru Caracalla tarafından yaptırılmış olup, 500 sene hamam olarak kullanılmış ve M.S. 8. asırda yangın netîcesi yıkılmıştır. Çankırı Caddesi üzerindedir. Hamamda pek çok eski para bulunmuştur. Soğuk ve sıcak olarak iki kısımdır. Gordion: Polatlı yakınında, Yassıhöyük kö- yündedir. M.Ö. 8. asırda Frigya’nın başkenti olmuştur. Hitit, Asur ve Frigya devrinin önemli bir şehri idi. 1950 senesinde yapılan kazılarda Frig- yalılara âit saray, Hitit mezarlığı ve Midas’ın mezarı bulundu. Midas, eşek kulaklı olarak tasvir edilmiştir. Frigya krallığına son veren Kimmerler ile Perslerden şehri alan Galatlar (M.Ö. 278) bu şehri yakıp yıktılar. Efsâneye göre bu şehrin Zeus tapınağında çözülmesi zor bir düğüm vardı. M.Ö. 33’te Makedonya Kralı İskender, bu düğümü kılıcı ile keserek çözdü. Efsâneye göre bu düğümü çözen Asya’ya hâkim olacaktı. Elmadağ: Ankara’ya 25 km uzaklıkta bulunan ve kışın devamlı karla örtülü olan Elmadağ’daki “Elmadağ Dağ Evi” ve “Elmadağ Kayak Merkezi” kışın AnkaralIların en çok uğradığı yerlerden biridir. Burada kış sporları çok yapılır. Kızılcahamam: Selçuklu mîmârîsinin husû- siyetlerini taşıyan hamamları vardır. Çam orman
ları ile çevrili vâdi, membâ sulan ile yazın ideal bir dinlenme yeridir. Kaplıcaları romatizma, nevralji, nefrit ve kadın hastalıklarına iyi gelir. İçmeleri ise mîde, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına şifâlıdır. Mâden suyu meşhûrdur. Haymana, mağara ve kaplıcaları: Turistlerin gezdiği yerler arasındadır. Kaplıcaları, çocuk felcine, kadın hastalıklarına, romatizma ve nefrite iyi gelir. İçmeleri ise idrar yolu hastalıklarına faydalıdır. Atatürk Orman Çiftliği: Yüzme havuzu, hayvanat bahçesi ve çeşitli tesisleri ile bir gezinti mahallidir. Gençlik Parkı: Şehir merkezinde bulunmaktadır. Çay bahçeleri, gazinoları, havuzu, lunaparkı ve diğer eğlence yerleri ile AnkaralIlar için ideal bir dinlenme merkezidir. Gezilecek turistik yerler: Çubuk Barajı, Gölbaşı, Karagöl, Söğütözü, Ayaş Beli, Dikmen (Çul- dağ), Beyman Ormanları, Sanyar barajı, Soğuksu, Beypazarı Tekedağı, Karagöl ormanı, Deliktaş ormanı, Millî Park, Çamkoru önemli turistik yerlerdir. Kaplıcaları: Ayaş kaplıcası romatizma, nevralji, kadın hastalıkları ile kırık ve çıkıklara iyi gelir. Ayaş İçmesi ise safra taşı ve böbrek kumları olan hastalar için istifâdelidir. Karakaya Kaplıcaları romatizma, nefrit, kadın hastalıklan, çocuk felcine şifâlıdır. Karakaya İçmesi mîde rahatsızlıklarına iyi gelir. Beypazarı Kaplıca ve İçmeleri de çok faydalıdır.
imıştır. Eski san’at eserleri bugün yerini . ğınlarına bırakmıştır. Çankaya Atatürk Müzesi: Atatürk’ün oturduğu köşk olup, içinde Atatürk’ün kullandığı eşya ve mobilyalar muhfâza edilmektedir. Cumhurbaşkanlığı köşkünün bahçesindedir. Eski bir bağ evidir

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir